·188 syf.····Okunma: 14 Mart 2026 14:07 Yakov'un hikayesi aslında doktorun yanında başlıyor,sonu da yine doktorla bitiyor.Bir ilaç kullandığını biliyoruz ama ilacın ve hastalığın adı hiç geçmiyor o yüzden davet edilmediği ya da davet edilip sonradan reddedildiği balodan kovulması onda müthiş bir travma yaratırken hızlı bir şekilde kişilik bölünmesi yaşamış.Kitap boyunca bu sürreal bir deneyim mi yoksa psikolojik bir vaka mı çıkacak sonda diye merak ettim.Goldyadkin'in kendine yarattığı diğer karakter onun aslında hala daha kendisi,olmak istediği kişi o bir yandan ama dışarı asla yansıtamadığı kişi.Şizofren olduğunu düşündüm ilk anda ama Dosto bize tatlış oyunlar oynayarak sanki diğer Golyadkin'i diğer insanlar da görüyormuş gibi yansıttı ama aslında bir yandan da bu yazar yanıltmasından çok (çünkü anlatıcı kitapta yer yer 1.tekil kişi Golyadkin,yer yer 3.kişi tekil kişi tamamen tanrısal bakış açısı değil) bir yandan da şizofreni başlangıcındaki insanların dünyalarını görme biçimiydi.Golyadkin cidden toplum içinde "Öteki" olarak görülmüş,küçük görülüyor,dışlanıyor ama bunların neden olduğunu göremiyoruz.Herkesin sürekli ona komplo kurduğuna inanması ve devamlı düşmanlarım var diye bahsetmesi ama asla gerçek düşmanlar göremememiz onun sosyal anksiyetesinin yarattığı paronayayı çok net görmemizi sağlıyor.Hikaye psikolojik olarak çok rahat tahlil edildiğinden direkt sanki detaylı bir psikoloji anemnezi okuyormuş gibi hissettim.Ama bunun dışına çıktığımızda ve karakterin yerine koyduğumuzda kendimizi,delirmemek elde değil.Kendimin bir kopyasını görsem ve benzerliğimiz tıpatıp aynı, fiziksel görünüm dışında isimle de aynı olsa çok korkutucu olurdu bu,bir de bu karakterin yavaş yavaş hayatımı ele geçirmesini izlemek,insanı çok derin bir kuyuya iter.Benim merak ettiğim şey Golyadkin'in anlattıkları ne kadar gerçek ne kadar doğru,gerçekten bi baloya gidip kovuldu mu yoksa bunlarda mı kuruntu? Eğer kuruntuysa ağır şizofrenidir ama eğer kuruntu değilse,bu durumda toplumun da çok büyük katkısı vardır.Toplumsal bir eleştiri de yatıyor o yüzden aslında.Bürokrasiyi,hiyerarşiyi çok güzel eleştirmiş ama daha yumuşak bir yerden eleştirmiş.Golyadkinin en üzücü yanı kendi benliğiyle savaş içindeyken toplum içinde gerçek bir benlik kuramaması.Günümüzle yüzyıllar öncesi arasında kurulan köprünün de böyle trajik olması üzücü ya çünkü bu yüzyılda bunları aşmış olmamız,hiyerarşiyi ve sınıf ayrımını ortadan kaldırmış olmamız gerekirdi.