·540 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Mart 2026 23:03 Bugün o büyük serinin ilk kitabı dikenler ve güller sarayı'nı bitirdim!
Öncelikle bu, Sarah J. Maas’ın kaleminden okuduğum ilk kitaptı. Seriye oldukça yüksek bir beklentiyle başladım ve genel olarak beklentimi karşıladığını söyleyebilirim.
Kitaba puanım: 9/10 ️
Serinin başlarında biraz sıkılabileceğimin farkındaydım ama açıkçası düşündüğüm kadar sıkılmadım. İlk 3 -4 bölümde daha çok Feyre’yi ve ailesini tanıyoruz. Kardeşleri Nesta ve Elain arasında geçenleri okuyoruz ve nedense benim favorim Nesta oldu. Feyre’ye kötü davrandığını biliyorum ama o dişli karakteri ve zekâsı gerçekten hoşuma gitti.
Feyre’nin Bahar Sarayı’na doğru çıktığı yolculuktan sonra ise hikâyedeki gizem beni fazlasıyla içine çekti. Çünkü o noktadan sonra sırların birer birer ortaya çıkacağı hissi gerçekten heyecan vericiydi. Özellikle Lucien ve Tamlin’in saklamaya çalıştıkları sırları öğrenmeye çalışmak benim için oldukça tatmin ediciydi.
Tabii ki bir de Rhysand meselesi var… Bir noktadan sonra “Bu adam ne zaman geliyor?” diye düşünmeye başlamıştım.
Kitabın özellikle son 150–200 sayfası benim için en keyifli kısımlardı. O bölümdeki tempo ve gerilim gerçekten çok iyiydi. Her ne kadar Rhysand’ın o “kedi gülüşü” bazen sinirimi bozsa da, bana göre Feyre’yi birçok şeyden koruyan kişi de aslında oydu. Tamlin ise bu konuda oldukça pasif kaldı diyebilirim.
Ayrıca oyunlardaki gerilim ve heyecanı okumaktan gerçekten keyif aldım. Bunun yanında Feyre’nin karakter gelişimini görmek de hoşuma gitti.
Genel olarak seri, benim için ilk fırsatta devam edeceğim seriler arasına girdi.