Puan vermedi·192 syf.····Okunma: 15 Mart 2026 01:36 Kitabı bitirir bitirmez yorum yazmak mı daha iyi yoksa biraz demlenmesine izin vermek mi, bilemiyorum. Bu kitap için de böyleli bir tezlikle yazmak içimden geldi. Öğrencilerim ve kendim için çocuk edebiyatı okumak, benim için inanılmaz bir keyif. Bu kitabı da aynı beklentiyle alıp okudum ki öğrencilerimle hemen buluşturayım diye. Kitabı önce büyüğün okuması her zaman olduğu gibi yine doğru karardı.
Kitap hakkındaki kanaatimse şöyle:
Kitap, sürükleyici ve akıcı bir üsluba sahip. Tasarımı dikkat çekici ve okuması çok rahat çünkü bölümleri kısa kısa ve puntosu çok konforlu. Çocuk edebiyatında roman türü olarak ben distopik, gerilim tarzında buldum. Yaşananlar gelecekte olduğu için değil anlatılan tema bana onu hissettirdiği için.
Geleyim muhtevasına... Kitabın arkasında +12 yaş ifadesinin çok asgari alındığını düşünüyorum. Bu yaş grubuna giren bir öğretmen olarak bence kesinlikle +14/15 yaşı görmeli bu kitap. Ailesiz kalmış çocukların kaldığı bir okulda geçen ve güzel niyetlerle kurulmuş anlamlı bir tarihi olan bir okulda geçiyor olaylar: Özel Bolbadim Kolejinde.
Buranın gizli bir bölmesinde Nhandular adlı kötü bir örgütün çocukları ve fareleri denek olarak kullanması ve bu kolejdeki öğrencilerin denek olarak seçilmesi konu olarak işleniyor. Bu çok rahatsız edici bir ana olay bence. Süreyya ile Fırat'ın arkadaşlıkları odağında da okulun öğrencileriyle tanışıyoruz. Okulun reviri, doktoru, hemşiresi, bekçisi, hademesi de ilerleyen sayfalarda karşılıyor bizi. Gençlerin günlük sayılabilecek konuşmalarına yer vermesi ve bunu mizahla birleştirmesi dikkat çekici görünse de Süreyya'nın Doktor Boğaç'ı beğendiği imasından da hoşlanmadım. Bunlar hayatımızda denk gelebildiğimiz şeyler olabilir ancak çocuk kitapları eğiticidir. Öyle olmalıdır bana göre. Eğitirken eğlendirir sadece de eğlendirebilir ama yaşa uygun mesajlar vererek.
Kitapta daha çok Nhanduların işleyişini okuduğumuz için de genelde daha kaba bir konuşmaya şahit oluyoruz bu da kitaba kasvetli bir hava katıyor.
Çocuklar elbette tozpembe satırlarla pohpohlanmamalı ancak yaş grubuna göre bu gerçeklik daha uygun şekilde peyderpey işlenmeli, diye düşünüyorum.
Bunların yanında ruhuma iyi gelip satırlarda gülümseyen yerler de var elbette.
Kitabın başındaki gizem, kitabın sonuna kadar kolunuza girip size eşlik ediyor. Adnan Bolbadim yani okul müdürünün samimi gayreti, her zaman çocukların yanında olması; kasabadaki insanların bir yardım isteğiyle hemen teşkilatlanıp müdüre yardım ederek onu desteklemeleri harikaydı.
Okuyup da karar vermek bence en doğru karar. Yorumlar göreceli, hassasiyetler değişkendir.