ⓘ Kısmi sürprizbozan cümleler içerir.
Büyük ihtimalle Maeve'in kitaplar alemimde büyük bir yer edineceğini bilmeden okumuşumdur. Şu an bile dönüp bakınca hâlâ okurken hissettiğim duyguları hissettiğimi fark ettim. Serinin ilk kitabı olduğundan mıdır bilemem okurken olaya ve karakterlere çok yakın hissetmiştim. Polisiye roman adı altında sadece polisiye işlenmemiş olmasındandır büyük ihtimal. Maeve'in aşk hayatını da, gözü hırstan başka bir şey görmeyen erkeklerin arasında dimdik durmaya çalışan bir kadın olmaya çalışmasını da, İrlanda kökenli biri olduğu için İngilizler arasında dışlanmış hissetmesini de ele aldık. Bu yüzden çok övdüğüm bir seri.
Ölen kadınların ölüm şekilleri içimi acıtıyordu. Yanarak ölmek her zaman bana korkutucu gelmiştir ve failimiz de ardından iz bırakmamak için öldürdüğü kadınları maalesef bu yöntemle yok ediyordu. Tabii Maeve o zamanlar çaylak diyebileceğimiz bir konumda -gözlerim doldu, kadın elimde büyümüş gibi hissettim bir an- o yüzden sadece cinayet değil varlığını kanıtlamak için de çalışıyordu.
Tabii tüm bunlara ek dost konusunda ne kadar seçici olmamız gerektiğini çok iyi anlatan bir eser. Etrafınızda eğer sizin popülerliğinize veya güzelliğinize/yakışıklılığınıza takıntı denilecek kadar hayranlık duyan insanlar varsa, dikkat edin derim.
Öte yandan sonu gidişat bakımından sürpriz olmuştu bana. O zamanlar Jane Casey kalemini yeni yeni tanıdığım için sağ gösterip sol vurmasının etkisi büyük oluyordu, saatlerce etkisinden çıkamıyordum.
Tüm bunlara ek açmak istediğim bir parantez var. Rob. Rob o kadar sevdiğim bir karakter olmuştu ki, bir kadın ancak bu kadar güzel sevilir dedirtmişti bana. Tabii bir sonraki incelemede daha sert bir şekilde dökeceğim içimi ama şu anlık özlemimi dile getirmek istedim. Böyle güzel bir karakter kızların "sert çıkışlı" erkekleri (kontrol edilme arzusunu tatmin eden erkekler diyemiyorum tabii inceleme metni diye) daha çok sevdiği için harcanmış olmasını kabul edemiyorum.