5. Kurban Maeve Kerrigan Serisi 1

7,6/10  (43 Oy) · 
93 okunma  · 
34 beğeni  · 
2.056 gösterim
Seni Yanarken İzlemek İsteyen Bir Seri Katil Var...

Medya ona Ateşçi diyor. Acımasız katil Londra'nın tenha köşelerinde kurbanlarını öldüresiye dövdükten sonra vücutlarını ateşe veriyor. Dört kadın öldü. Ve şimdi beşinci kurban bulundu...

Maeve Kerrigan hırslı bir dedektif ve cinayet masasında isim yapmaya kararlı. Çalışma arkadaşları onun duygusal yönünü zayıflık olarak kabul ediyorlar. Maeve'in son kurban Rebecca hakkında onun acı içindeki ailesi ve dostlarından öğrendikleri arttıkça katili bularak adalete teslim etme azmi de o kadar artıyor.

Ama bütün kanıtların yanarak küllere karıştığı olaylarda kimsenin görmediği bir katil nasıl yakalanır?

İngiltere'de satışa çıktığı ilk hafta en çok satan kitaplar arasına giren 5. Kurban son sayfaya kadar elinizden bırakamayacağınız bir psikolojik gerilim.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2012
  • Sayfa Sayısı:
    544
  • ISBN:
    9786055433574
  • Orijinal Adı:
    The Burning
  • Çeviri:
    Selin Yurdakul
  • Yayınevi:
    Olimpos Yayınları
  • Kitabın Türü:

Olumsuz eleştirileri okuyup bir de ben deneyeyim dediğim yazar ve kitap..

Gerilim gerçekten de düşük çıktı. Bunu bilerek okumaya başlamama rağmen yine de zorla bitirdim. Bunun da bir sınırı olmalı bence. Katili çok çok önceden tahmin edebildiğim gibi, anlatım da vasat kalmış.
(Buna bir örnek olarak bazı Agatha Christie kitaplarında sonucu tahmin etmeme rağmen kitap yine de sonuna kadar heyecanla okutuyor kendini. İşte anlatım kalitesinin kendini belli etmesi. Tabi koskoca Christie'yi bu yazarımızla kıyaslayacak değilim.)

Ayrıca, anlatıcı da değişiyor. Bakın bu güzel bir tarz, ama yapabilmekte önemli. Anlatıcıyı değiştiriyorsan okuru tamamen bir önceki moddan çıkarıp yeni anlatıcıya odaklaman gerekir. Bu da olmamış malesef.

Görüşlerin hep mi olumsuz diye soracak olursanız. Beğendiğim tek şey kapak resmi oldu sanırım.
Polisiyede üst sınıf yaşanacak bir kitap değil. Yeni başlayan için de fena bir kitap değil.

KAJOLİC 
22 May 18:31 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

İncelemeyi unuttuğum kitap. Allah'tan dostum hatırlattı da şu an inceliyorum.

Hem dedektifin iç dünyasını/hayatını anlatıp hem bi seri katilin anlatıp hem de başka bi cinayeti anlatabildiğim için yazarı ayakta alkışlıyorum. Bu kitabı okurken hem ürperdim hem güldüm hem üzüldüm hem acıdım hem de merak duygusunun doruklarına yaşadım. Gerek Louise gerek dedektif olsun karakterler başarıyla işlenmiş ve iyi saklanmış. Okumanızı öneririm.

ozge 
22 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kitabın gerilim düzeyi düşük, katili ilk sayfalardan itibaren tahmin edebiliyorsunuz. Bu da okurken biraz ilginizi ve tempoyu düşürüyor. İlk kez bir cinayet romanında olayları 2 farklı kişinin ağzından anlatan bir kitap okudum. Bu yazım tarzı dikkat dağıtıcı olabiliyor. Hikayenin akışı açısından bu yöntemin çok fazla önemi yoktu bence, ama yazar nedense böyle bir yöntem uygulamak istemiş. Aynı anda 2 katile ait cinayetlerin çözülmeye çalışılması da okumayı zorluyor. Kurbanlarını yakarak ve vahşice öldüren Ateşçi lakaplı bir serikatilin tespit edilen 4 kurbanı vardır. Polis onu yakalamaya çalışırken Ateşçiyi taklit eden bir katil daha ortaya çıkar . Kitap polisin cinayetlerin izini sürmesini anlatıyor.

fazi 
19 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Bu tür romanları çok okuyan birisi olarak, 5. Kurban bana fazla etkileyici gelmedi. Serinin diğer kitapları için de bu fikrim geçerli. Seriye başlamışken bitirmek istedim tüm kitapları. Ilk kez gerilim romanı okuyacaklar varsa bu roman okunabilir. Ancak çok okumuş ve yeni şeyler bekliyorsanız başka kitap denemelisiniz derim..

Librarian 
09 Mar 2015 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Romanda yazı ve olaylar akışını beğendiğim için okumayı bırakmadım. Ama genel olarak baktığınızda oldukça vasat bir polisiye idi. Konu çoook sıradandı. Çok uzun olmayan bir zaman dilimine yayılmış şekilde aynı canilikle 4 kadın öldürülür. Cinayetlerin gerçekleşme şekli o denli izsizdir ki emniyet ekibi çaresiz biçimde olayları çözmekten oldukça uzaktadır. Ekibin üzerindeki gerilim gittikçe artarken 5.kurbanın ihbarı gelir ve böylece olaylar hareketlenir.Emniyetteki erkek hegamonyası içinde tutunmaya ve kendini ispat etmeye çalışan kadın dedektif Maeve'nin aynı zamanda özel yaşamını da gözden geçirmesine neden olan bir tempoyla olayların üzerine gidişi ile gizem perdeleri yavaş yavaş aralanır.
Maeve'nin ağzından anlatılan hikayeye yazarın belki de kasıtlı bir şekilde başka isimlerin de gözünden anlatışlar eklemesi bence anlamsız olmuş. Sırf bu yüzden daha 5.kurbanın bulunmasının ardından benim tarafımdan katil tespit edilmişti ve bir polisiye romanda en haz etmediğim şey de ne yazık ki bu gizemsizliktir. Hele romanın sonu tam bir fiyaskoydu. Yazar biraz özel hayat biraz empati derken romanın sonunu resmen "amannnn bitiversin de yeter" tarzında kapatmıştı. Zaman kaybıydı kısacası.

Hazal Kısak 
 04 Eki 2016 · Kitabı okudu · 18 günde · 3/10 puan

Kitabı gerçekten hiç beğenmedim. Yazarın aslında 200 sayfada anlatabileceği bir olayı 500 küsür sayfayla anlatığını söylersem, sanırım ne kadar gereksiz ve doldurma sayfalar okuduğumu anlayabilirsiniz.
Klasiktir zaten cinayet davası içeren bir kitap okurken delillerin toplanması, şüphelilerin incelenmesi, şüpheli konuların aydınlatılması derken konu uzar ama 5.Kurban'da bunun dozu çok fazlaydı. O kadar ki; yazar size katili zaten ilk 50 sayfada söylediği için(ama yazar bunun farkında değil!) geriye kalan sayfalar gerçekten okunması mümkün olmayan monotonluk ve sıkıcılıkta ilerliyor.
Ben poliseye okurken dedektifle özdeşleşmeyi severim, onunla beraber bulmaca çözer gibi cinayetin karanlıkta kalmış noktalarını çözmek hoşuma gider. Eğer sizde bu düşünceye sahipseniz ve kapağını görüp de 5.Kurban'ı aldıysanız üzgünüm ama katharsise ulaşamayacaksınız.
Bir kitap hakkında olumsuz eleştiri yapmaktan hiç hoşlanmam(ne kadar kötü olursa olsun benliğe kattığı birşeyler vardır) ama gerçekten Jane Casey tarzını hiç sevmedim.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve serisine devam etmeyi düşünmüyorum.

Volkan Ağbulak 
 09 Oca 22:49 · Kitabı okudu · 6 günde · 7/10 puan

Karakteri Rizzoliye benzettim açıkcası ama John Verdon ve Tess Gerritsen polisiyelerinden sonra okuma olarak yorucu serinin ilk kitabı olduğu içindir belkide polisiyede beklediğim akıcılık ve kendini kaptırma yok şimdilik

bittikten sonra gelen edit :200 küsürlerden sonra daha akıcı ve keyifli bir kitap oldu

Şeyda Tşn 
11 Eki 2016 · Kitabı okudu · 13 günde · Beğendi · Puan vermedi

Bir yolculuk esnasında aldığım ve yazarın başka kitaplarını almama sebep olan kitap. Akıcı ve sıkmadan, merak uyandırarak, tahminler yaparak okuyacağınız bir eser.

Gülman Tuncer 
17 Şub 11:30 · Kitabı okudu · 6 günde · 6/10 puan

Sonu tahmin edilesi bir kitap o yüzden sonunda fazla şaşırmadım biraz kurgu açısından zayıf kalmış sonu çok havada kalıyor.Jane casey tüm serisini okuyup genel bir yargı çıkarmaya çalışacağım.KOnu olarakta kadınları yakarak öldüren bir seri katili ararken üstüne taklit bir cinayetin eklenmesi ile ortaya iki katil çıkar ve polisler bu koşuşturma arasında gelip giderler

seyra 
05 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Kitap okuyucuyu daha ilk sayfalardan kendine cekmeye baslamasina rağmen ilerleyen sayfalarinda bi siradanlik ortaya koyuyor . Okuyucu olacaklari belli bi siradan sonra tahmin etmeye başliyor. Bu tarza yeni başlayanlar icin iyi ama tarzin tutkunlari için biraz siradan bi kitap.

2 /

Kitaptan 3 Alıntı

ozge 
18 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

'' Hic locus est ubi mors gaudet succurrere vitae '' Godley, arkamdaki duvarda asılı duran çerçeve içindeki posterde yazan cümleyi okudu. ''burası ölümün ,yaşayanlara yardım etmekten zevk aldığı yerdir. '' Buyazı , gittiğim her morgda,mutlaka bir yerlerde yazılı durur. Fena bir bakış açısı değil, öyle değil mi?

5. Kurban, Jane Casey (Sayfa 115)5. Kurban, Jane Casey (Sayfa 115)
Tuncay YILDIRIM 
30 Eki 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Bir dedektif için en iyi soru, cevabını zaten bildiğin sorudur çünkü bazen yalanlar, gerçeklerden daha aydınlatıcı olabilir.

5. Kurban, Jane Casey5. Kurban, Jane Casey
H. Deniz Çelik 
14 Şub 17:12 · Kitabı okudu · 6/10 puan

"Hiç locus est ubi mors gaudet succurrere vitae "
Godley, arkamdaki duvarda asılı duran çerçeve içindeki posterde yazan cümleyi okudu. "Burası ölümün, yaşayanlara yardım etmekten zevk aldığı yerdir. Bu yazı, gittiğim her morgda, mutlaka bir yerlerde yazılı durur. Fena bir bakış açısı değil, öyle değil mi? "

5. Kurban, Jane Casey (Sayfa 115 - Olimpos yayıncılık)5. Kurban, Jane Casey (Sayfa 115 - Olimpos yayıncılık)