Sessiz Kurban (Maeve Kerrigan Serisi 3)

·
Okunma
·
Beğeni
·
5082
Gösterim
Adı:
Sessiz Kurban
Alt başlık:
Maeve Kerrigan Serisi 3
Baskı tarihi:
Mart 2015
Sayfa sayısı:
504
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056540738
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Last Girl
Çeviri:
Alp Ege
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Olimpos Yayınları
Genç kız ilk kurbandı... Boğazı kemiğe kadar kesikti, karşı koyma şansı bulamadı. İkinci kurban annesiydi... Kadın, karşı koymak için en azından bir süre mücadele etti. Kimsenin görmediği bir katil nasıl yakalanır...

Güney Londra'da suç mahalline çağırılan Maeve Kerrigan'ın ilk aklına gelen, bunun sonu kötü biten aile içi bir kavga olduğuydu. Ancak üst kattaki odalardan birinde kanlar içinde ve bilincini yitirmiş bulunan kocası, katil değil üçüncü kurban olduğu konusunda ısrarlıydı. Durum böyleyken, tek tanık onun genç kızıydı ve konuşmuyordu…

"Zekice, karmaşık ve çok etkileyici bir cinayet romanı... Uzun süre bu romanın etkisinden kurtulamayacaksınız."
-Lee Child-
(Tanıtım Bülteninden)
504 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Serinin 3. Kitabı biraz daha 2. kitapla ilişkili. Konuları çok fazla bir şekilde ilişkilendirmiş yazar, bu benim için olumsuz bir durum değil. Serideki karakterin hayatında olup bitenler, soruşturma derken zaten kitap bitiveriyor. Gayet güzeldi. Olağanüstü, mükemmel, dehşet bir konu diyemem tabi ki ama nedense bu yazari ve oluşturduğu kahramanları cok sevdim.
504 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Serinin 3. kitabı olan 'Sessiz Kurban'  polisiye kitapları arasında iddialı diyebileceğim bir kurguya sahip. Anne ve kızının, ikiz kardeş tarafından ölü olarak bulunmaları ile başlayan hikaye, oldukça sürükleyici bir şekilde ilerliyor.
Kitapta baş karakter olan polis memuru Meave ve patronu, olayla ilgisi olacağını düşündükleri bir çok kişiyi sorgular ve hepsinin ayrı ayrı hayatlarını deşifre ederler. Aynı zamanda Meave'in erkek arkadaşı Rob ile olan ilişkisi inişli çıkışlı devam etmektedir.
Çok polisiye okuyanlar genelde her karaktere potansiyel katil gözüyle baktıkları için (iyi saklanmış olsa bile) bir yerde katili tuttururlar. Bu kitapta da katili tutturdum da cinayet sebebi aklımın ucundan geçmedi. Bu da işin keyifli tarafı bana göre :)
Seri olarak okunmayabilir fakat sırayla okunursa da tadından yenmez:) Çünkü asıl konunun yanı sıra, ilk kitaptan başlayan yan olaylar her kitapta kendini gösteriyor.
Kitabı sabah bitirdim yorum yapmamıştım. Fakat  Yasemin Aydın hanımın "Serisini aldım bu kitabın yorumlarınızı keyifle beklemekteyim ... " diye yazması üzerine kitabı yorumlamış bulunmaktayım:)
Herkese keyifli okumalar...
504 syf.
·8/10
Suçluların savunmasını yapan ünlü kraliyet avukatlarından,Philip Kennford 'un eşi Vita ve ikizlerinden biri olan Laura evlerinde boğazları kesilmiş vaziyette bulunurlar. Philip 'de saldırıya uğramıştır.Başına aldığı darbe bilincinin kaybolmasına sebep olup kendine geldiğinde; karşılaştığı manzara karşısın da bile soğukkanlılığını korumaktadır.İkizlerden Lydia olayın şoku ile konuşmamaktadır,Dedektif Kerrigan olayı araştırdıkça aile hayatından kopuk bu insanları, neyin bir arada tuttuğunu anlamaya çalışmakta zorlanıyordu.Avukat Philip'in babalık vasfını taşımaması,sürekli başka kadınlar ile beraber olması,ikizler ile iletişimsizliği dedektifleri bile çileden çıkarmaya yetiyordu. Dedektif Kerrigan bu dava ile uğraşırken,çete hesaplaşmalarında ki cinayet davalarına da boy gösteriyordu.Erkek arkadaşı Rob ile yaşadığı sorunları halledemeden tacizcisi Chris Swain yine ortalara çıkıp tehditlerini savurmaya başlamıştı....
504 syf.
·Puan vermedi
İlk iki kitaptan sonra açıkçası bu kitabında aynı şekilde olacağını, yazarın tarzının bu olduğunu ve onun dışına çıkmayacağını düşündüm. Ama kitaba öyle bir giriş yapmış ki işte bu dedim serinin 3. Kitabıyla kendini bulmuş.Çok güzel bir ivme yakalamış bu kitapta; cinayeti detaylı ve olağanüstü bir şekilde anlatmış.Mekan tasviri, kurbanlar, polisler hepsinin gözüyle bakmayı başarabiliyorsunuz bu kitapla.Yer yer çok gereksiz ayrıntılar,uzayıp giden diyaloglar olmuş evet ama bu kitaba gölge düşürmemiş.Katilde beni şaşırttı.Kitabı okurken acaba mı diye düşünmüştüm oysaki fakat katilin kişileri öldürme sebebinin bu olacağını hiç tahmin etmemiştim.Bundan sonraki kitapların daha güzel olması dileğiyle keyifli okumalar. :)
504 syf.
·8 günde·6/10
Yazar aile kavgasından meydana gelen cinayeti süsleyerek, kendince olay örgüsüne renk katmaya çalışarak Sessiz Kurban romanını kaleme almış. Kitabın tanıtım bülteni ve kapak tasarımı oldukça ilgi çekici ve merak uyandırıcı olmasına rağmen olay örgüsü ve kurgusu alışılmışın dışında değildi. Aile içinde boy gösteren kavgadan, intikam hırsından, kardeş kıskançlığından dolay işlenen cinayetler... Olay örgüsü akıcı olsa da kitabın konusu çok sıradandı. Kitabın hiçbir bölümünde şaşkınlığa uğramadım. Final bölümünü ise, tahmin edilir buldum. Kitap neredeyse hiçbir cümlesiyle, hiçbir bölümüyle bende merak ve heyecan uyandırmadı. Cinayet romanlarının olmazsa olmaz denilen iki unsuru olan adrenalin ve gizem bu kitapta yok denecek kadar azdı desem abartmış sayılmam.
Ünlü kraliyet avukatlarından Philip Kennford 'un eşi Vita ve ikizlerinden biri olan Laura evlerinde boğazları kesilmiş vaziyette bulunurlar. Philip'de saldırıya uğramıştır. İkizlerden Lydia olayın şoku ile konuşmamaktadır, Dedektif Kerrigan olayı araştırdıkça aile hayatından kopuk bu insanları, neyin bir arada tuttuğunu anlamaya çalışmakta zorlanıyordu. Avukat Philip'in babalık vasfını taşımaması, sürekli başka kadınlar ile beraber olması, ikizler ile iletişimsizliği dedektifleri bile çileden çıkarmaya yetiyordu. Konuyu araştıran ekip birçok kişiden şüphelenir. Baş şüpheli ise Kennford’tur.

Okurken katili tuttursam da, onun aslında kim olduğu ve cinayetleri işleme sebebi bende tam bir ters köşe oldu.  Aile içinde yaşanan kavgalar, intikam almak için işlenen cinayetler ve kardeşler arasında yaşanan kıskançlıklar ve çocukların babalarının onları sevmesi için yapılan hatalar.

Dedektif Kerrigan bu dava ile uğraşırken, çete hesaplaşmalarında ki cinayet davalarına da boy gösteriyordu. Erkek arkadaşı Rob ile yaşadığı sorunları halledemeden hiç ummadığı bir anda karşısına çıkan tacizcisi Chris Swain’in tehditleri ile uğraşmaktadır. Diğer kitaplarına göre daha az heyecan olmasına rağmen bir bütün olarak bakıldığında genel olarak akıcı buldum ve okurken sıkılmadım.
504 syf.
·7 günde·Beğendi·7/10
jane jane janee... neden olmuyor anlamıyor anlamıyorum. yazarın sürekli eserlerinde altı boş kalan büyük bir nokta söz konusu. büyük bir boşluk. eserin sonuna kadar bütün olanlar, herşey (kurgular, karakter çözünümleri,gizem,aksiyon) o boşluğun etrafında ilerliyor. bu eserde yazarın diğer tüm eserleri gibi (hepsini okudum) kendini okutuyor, asla sıkmıyor ama her sayfada bi olmamışlık seziliyor. sürüklemesine rağmen ''yani ııı şeyy hmm ne biliyim''in kekremsi tadı ağzınızdan gitmiyor. bu eserde finali çok beğendim, bir polisiyeden beklediğim ''beklenmedik, şaşırtıcı' katil bu eserde mevcuttu ama bu kezde kitabın finaline kadar olan tüm kurgu vasattı. bir önceki eserlerinde de kurgu güzel ancak final çok sıradandı. tabiki diğer eserlerini baz alarak yorum yapmak yanlış olabilir ama insan bir öncekinden daha ust noktada birşey bekliyor haliyle. asla tavsıye etmıyorum dıyemem sırf o başarılı son için okunabilir ama dediğim gibi; çok daha iyileri yok değil.
504 syf.
·7/10
Sessiz Kurban |3+/5|
Jane Casey kitaplarından biri daha bitmiş oldu. Bu kitabı bitirdikten sonra fark ettim ki meğer seri beş kitap değilmiş. Seri sekiz kitapmış. Bizde şuan yedi kitabı çevrilmiş. Bir de ara kitap var. Neyse, biz bu kitaba odaklanalım.

Meave Kerrigan serisinin üçüncü kitabı olan Sessiz Kurban’da konu tam olarak nedir? Şöyledir ki; Philip Kennford isminde bir avukat bulunmaktadır. İşine bağlı olan ve işi dışında kalan diğer etmenleri -ailesi, çocukları, ahlak, etik gibi- unsurları geri planda tutan bir avukat kendisi. Bir gün, iki kızından biri olan Lydia havuzda iken eve giren davetsiz bir misafir, Kennford’un karısı Vita’yı ve kızı olan Laura’yı öldürür. Ancak Kennford öldürülmez ve sadece yaralanır.

Polisin işi zordur çünkü olay mahallinde konuşabilecek durumda olan tek kişi Lydia’dır ve o da hiçbir yara almamıştır. Üstelik pek konuşmaya istekli de değildir. İşte Meave Kerrigan ve ortağı Josh Derwent’i böyle bir tablo karşılar. Bu tablodan da olaylar gelişir.

Bu serinin sevdiğim bir yanı -ki bu aslında yanlış bir kullanımla çok tat kaçıracak bir şey- polisiye olaylar arasında ana karakterin özel hayatının da ilerleyişini görmek. Olay ağırlıklı olarak merkezdeki davaya odaklansa da, arada bir okuyucuya soluk aldırmak için Meave’in özel yaşamına ve ilişki sorunlarına odaklanıyoruz. Yazar bunu her kitaptta tutturamıyor. İlk kitapta biraz fazlaydı mesela, bu kitapta ise idare ederdi ama bir damla daha dökülse, taşacak kıvamdaydı.

Taşacak demem, fazla olduğu anlamına mı geliyor? Aslında pek fazla da yok. Ancak olan ilişki diyalogları pek farklı olmadığı için ucundan köşesinden klişe kuyusuna düşüyor. Bir ayağı klişe kuyusunda olan ilişki sekanslarına da pek tahammülü olamıyor insanın. Kitapta bu sekanslar az barınsa bile çokmuş gelebiliyor insana. O yüzden taştı taşacaktı gibi duruyor, dedim. Eğer siz bir kadın dedektifin yaşadığı ilişki sorunlarını klişe olmasına rağmen okumaktan keyif alacaksanız, mükemmel bir zevk sunma potansiyeli olan sayfalar sizi bekliyor.

Olay örgüsünün çözümlenmesi hakkında konuşayım. Spoiler vermeden tabi. Benim tahmin edebildiğim bir son oldu. Ancak makûldu. Mantıksız veya rezalet değildi. Ancak son sayfalara doğru aklınızda filizlenebilecek bir olasılık gerçekleşiyor. Gerçi, çok olanak verdiğim bir final değildi ama düşünmedim de değil. Ama neden böyle gerçekleştiğini, katilin neden katil olduğunu ve kim olduğu kötü değil. Güzel bir seçim ve motivasyon.

Daha önceden yorumladığım polisiye kitaplarla karşılaştırayım. Aynı yayınevinin kitaplarını yayınladığı bir başka yazar olan Simon Kernick, bu kadar başarılı değildi mesela. Jane Casey’in polisiye kitapları bence daha iyi. Kernick’in de iyi olduğu noktalar olsa da, ikisi farklı noktalardan paralel olarak gidiyor ancak genele bakıldığında Casey daha başarılı.

Yine de, Kernick de okuduğum aksiyonu Casey’in romanlarında görebilmek isterdim. İkisini karşılaştırmak belki çok mantıklı değil, belki de çok mantıklı, bilemiyorum. En son okuduğum iki yazar diye karşılaştırma yapmak istedim.

Tam bu noktada araya girip Olimpos yayınları ile ilgili bir şey konuşmak istiyorum. Sevgili Olimpos yayınları. Biliyorum editörlük zor bir iş ama biraz daha çaba sarf etmenizi rica ediyorum. Bazı kimseler “Gel sen yap,” diyebilir ama hayır, konu o değil. Şöyle ki, bu kitap da benden yirmi beş lira talep ediyor, bilmem ne kitabı da. Bilmem ne kitabında çeviri ve redaksiyonda sıfır hata var, bu kitapta ise birçok yazım hatası var. Böyle bir durumda Bilmem ne kitabının hakkına giriliyor gibi.

Özellikle kitabın sonlarında daha fazla yazım hatasına rastladım. Eksik harfler, yanlış kelimeler . Kaçık yerine kaçak gibi mesela. Fazladan harflere de rastladım. Bunlar okuma zevkinizi baltalıyor mu? Hayır. Yayın evine olan sevginizi baltalıyor mu? Fazlasıyla.

Jane Casey kitaplarını seviyorum. Doğru beklentilerle okursanız ve tempolu, aksiyonlu olmayan -yine de gerilimli olabilen- bir polisiye roman serisi arıyorsanız Meave Kerrigan serisi gayet ideal. Şaheser değil, rezillik de değil. Gerçi daha kalan kitapları okumadım, onlara da bakacağım. Adım adım sizi bilgilendireceğim.

Polislere ihtiyaç duymayacağımız güzel günler dileğiyle. Kendinize iyi bakın.
504 syf.
·Beğendi·8/10
SESSİZ KURBAN / JANE CASEY
Dört kişilik bir ailenin fertlerinden ikisi öldürülüp biri yaralı bırakılıyor biri ise her şeyden habersiz evlerinin havuzunda yüzüyor.Oldukça ilginç ve gizemli görünen bu ailede herkes sır küpü ve cinayetleri çözmek bu ketumlukta oldukça zor.İlk şüpheli yaralı bulunan baba gibi görünse de işinde oldukça ön planda olan adamın sıkıntılı müvekkilleri ve özel hayatına aldığı sınırsız kadınlarında sorun yaratacağı muhakkaktı.Öte yandan sağ kurtulan ve ölen ailesinin cesedini bulan on beş yaşındaki Lydia tam bir kilit noktasıdır.Onunla konuşmak ise bu davanın en zor kısmıdır.Yetersiz delillerin, suskun tanıklarıyla davayı çözmek memur Maeve Kerrigan ve komiser Josh Derwent için oldukça karmaşıktır.Birde tüm bunların üzerine geçmişten hortlayıp gelen bir tacizciyle uğraşmak Kerrigan ve Rob’u ciddi kararlar olamaya sürükler.
•••
Bu seriye yedi sene önce falan başlamıştım sanırım.Yazarın ilk üç kitabını okumuştum ve çok sevmiştim.Uzun zamandır başlamayı bekliyordum.Yazarın anlatımı hatırladığım gibi akıcıydı.Sadece olaylar çok yavaş ilerledi gibi bir izlenime kapıldım.Ya o zamanlar daha yeni bir okur olduğum için bunun farkına varamıyordum ya da bu kitap diğerlerine oranla biraz daha beklentiyi karşılamıyor.Buna tam emin olamadım.O yüzden devamında karar vereceğim.Onun dışında devamlı bir okuma yapamamama rağmen üç günde bitirdim.Sayfalar su gibi aktı resmen.Konu yavaş ilerlerken bile sıkmadan ve nasıl ilerlediğini farkettirmeden okutabilmesi ciddi anlamda şahane bir durum.Bu yazarın kaleminin gücünü gösteriyor.Polisiye severlere tavsiye ederim.
504 syf.
·7/10
Jane Casey ? sevdiğim bir o kadar da anlatımını karışık bulduğum bir yazar.. Akıcılık konusun da çok başarılı değil . Karmaşık bazen kim konuşuyor kim ne anlatıyor karıştırmamak elde değil ama vazgeçemiyorum da ..
504 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Selamlar, Jane Casey' in yazmış olduğu Meave Kerrigan serisinin üçüncü kitabı olan Sessiz Kurban kitabının yorumunu yapalım bugün.
.
. Suç mahalline çağrılan Kerrigan, olayı kötü sonla biten bir aile kavgası olduğunu düşünüyordu. Bu kavgada anne ve ikiz kızlardan birinin ölümü ve babanın yaralanması başlayan bu roman öyle sürükleyiciydi ki anlatamam. Son sayfalara yaklaşırken bir an olsun katili tahmin ettim diye yanıldım fakat bambaşka bir durum ortaya çıktı. Kennford yani baba iğrenç bir insandı hatta vicdansız demem daha doğru olur
Ölüm cezasına asla taraftar olmamıştım ama öldürülen çocuklar, birisini özgürlüğünden mahrum bırakmanın acınacak derecede hafif bir ceza olduğunu düşünmeme yol açmıştı.
Hiçbir şey söylemedi, sadece elimi tuttu, avucunun içinin benim avucumun içine değmesinin verdiği huzuru başka hiçbir kelime veremezdi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sessiz Kurban
Alt başlık:
Maeve Kerrigan Serisi 3
Baskı tarihi:
Mart 2015
Sayfa sayısı:
504
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056540738
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Last Girl
Çeviri:
Alp Ege
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Olimpos Yayınları
Genç kız ilk kurbandı... Boğazı kemiğe kadar kesikti, karşı koyma şansı bulamadı. İkinci kurban annesiydi... Kadın, karşı koymak için en azından bir süre mücadele etti. Kimsenin görmediği bir katil nasıl yakalanır...

Güney Londra'da suç mahalline çağırılan Maeve Kerrigan'ın ilk aklına gelen, bunun sonu kötü biten aile içi bir kavga olduğuydu. Ancak üst kattaki odalardan birinde kanlar içinde ve bilincini yitirmiş bulunan kocası, katil değil üçüncü kurban olduğu konusunda ısrarlıydı. Durum böyleyken, tek tanık onun genç kızıydı ve konuşmuyordu…

"Zekice, karmaşık ve çok etkileyici bir cinayet romanı... Uzun süre bu romanın etkisinden kurtulamayacaksınız."
-Lee Child-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 498 okur

  • Sude
  • Melek esra
  • samet arman
  • Aslı Demiröz
  • Ceren
  • Nehir Erdoğan
  • Tutku şengül
  • RAMAZAN IŞIK
  • Sevcan
  • Müjde kali

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.9
14-17 Yaş
%11.8
18-24 Yaş
%7.8
25-34 Yaş
%23.5
35-44 Yaş
%25.5
45-54 Yaş
%23.5
55-64 Yaş
%2
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%81.7
Erkek
%18.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%19.6 (28)
9
%14.7 (21)
8
%30.1 (43)
7
%23.1 (33)
6
%7 (10)
5
%2.8 (4)
4
%1.4 (2)
3
%0
2
%0
1
%1.4 (2)