Emanetini koruyamadık Atam, affet bizi…
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
Son sayfalarını okurken göz yaşlarımı tutamadığım, boğazımda bir düğümle tamamladığım bir kitap oldu benim için #k:509034. Açıkçası utanarak söylüyorum ki Atatürk hakkında Gençler İçin Nutuk kitabından başka bir kitap okumadım. Ama artık bir yerden başlamam gerektiğine karar vermiştim. Bunu da Atatürk’ün daha çok iç dünyasına girdiğimiz, onun duygu ve düşüncelerine şahitlik ettiğimiz ve onun ağzından yazılmış bu kitapla yapmak istedim. İyi ki de yapmışım. Çok keyifle tadını çıkara çıkara okuduğum bir kitap oldu. Öncelikle şunu söylemem gerekiyor ki, Ayşe Kulin bu kitapta bize ATA’mızın iyi asker ve kurucu devlet adamı rollerinden değil, çocuk Mustafa’nın, delikanlı Mustafa Kemal’in, dost, aşık, evli, boşanmış ve en sonunda hasta ama her dem ‘yalnız’ bir adamın iç dünyasına götürmek istemiş. Bunu da oldukça güzel bir biçimde zorlamadan, doğal bir biçimde yapmış bence. Mesela bu kitapta bildiğimiz genel geçer şeyler var Atatürk’ün hayatıyla ilgili, ama onların dışında benim daha önce hiç bilmediğim şeyler de karşıma çıktı bu kitapta. Örneğin; Zübeyde Hanımın Ali rıza efendi öldükten bir süre sonra maddi yetersizliklerden ötürü tekrar evlenmek zorunda kaldığını, Atatürk’ün kız kardeşi Makbule Hanım’ın hayata karşı hevessiz ve zaman zaman Atatürk’ün ittirmeleriyle ve desteğiyle yaşayan biri olduğunu, Atatürk’ün ergenlik dönemlerinde gerici ve oldukça dikkafalı olduğu gibi daha bir sürü şeyi yeni öğrendim. Bu açıdan da sadece Atamın iç dünyasınına ait bir kitap değil, oldukça bilgilendirici ve öğreticiydi benim için. Bu kitapla, özellikle Atam’la ilgili söylenecek o kadar söylenecek söz var ki..Ne desem yetersiz kalacak. Ama son olarak şunları söylemek istiyorum: Bir adam düşünün ki, ülkesi için her şeyden ama her şeyden vazgeçmiş. Kendinden bile. Son günlerini yaşarken bile halkının karşısına geçip dimdik durmuş. Ayakta duramadığı, yaverinin “Paşam bana yaslanın.” Dediği halde halkım beni bu şekilde görmesin diyerek dimdik duran bir adam. Son nefeslerini yaşarken tek derdi ülkesinin toprak bütünlüğü (Hatay) olan, ülkesinin geleceğini düşünen ve gözünün arkada kalmayacağına inanan bir adam.. Bizi affet Atam.. Emanetini koruyamadık. Belki tüm suçlusu biz değiliz ama yine de affet be bizi. Şu an belki ülkemiz senin o 1923’te kurduğun şahane cumhuriyet Türkiye’sinden çok uzak ama, belki bir gün yine oralara geliriz. Belli mi olur? Hem sen ne dersin? “Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.” Sana söz ki biz de Türk gençliği olarak umudumuzu yitirmeyeceğiz. Senin açtığın yolda sendelesek de, tökezlesek de, yolumuzu kesenler olsa da, biz senin askerleriniz. Pes etmeyeceğiz. Bunu sen öğrettin bize! SONSUZ SEVGİ VE MİNNETLE…
Edebiyat
Aylardan Kasım Günlerden PerşembeAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20254,505 okunma
·
1 +1'leme
·
65 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.