Yazar, İstanbul’a dair yer yer oldukça etkileyici betimlemeler yapıyor. Özellikle sosyal hayatı ve insanların gündelik yaşamını tasvir ettiği bölümler, okuru canlı ve nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor. Buna karşılık şehrin tarihine dair bilgi ve tasvirler kitapta görece sınırlı yer buluyor.
Yazar, şehre duyduğu hayranlığı dile getirirken de eleştirilerini ve gözlemlerini aktarırken de çoğu zaman tarafını belli eden bir üslupla düşüncelerini ifade ediyor. İstanbul’un büyüleyici tarihi ve sosyal hayatını anlatırken, metnin arka planında Batılı bir zihnin izlenimleri rahatlıkla hissedilebiliyor.
Doğu’ya ve Türklere dair gözlemlerini aktarırken hayranlığını gizleyemediği görülüyor. Ancak tarihsel bilgiler verdiği bazı bölümlerde, bu hayranlığı dengelemek istercesine daha temkinli ifadelere yer verdiği de dikkat çekiyor.