Sıradan insanların bu hayata dair tüm duygularını anlatıyor yazar. 80'lerin ve 90'ların Ankara'sında, "öyle dokunup geçti dünyaya" diyerek tarif ettiği insanların umutlarına, gülümseyişlerine, sevinçlerine, aşklarına; yaşanmış ve hatta yaşanması muhtemel hikâyelerine çeviriyor okurun yüzünü. Ama kelimelerin arasından en çok hüzün sızıyor. Her söylencede bir başka "ah" ekleniyor acıya, hasrete ve kedere... Bugün yaşı otuz beşin üzerinde olanların dinledikleri, belki de bizzat tanıklık ettikleri insanların hikâyelerini, İsmail Kılıçarslan'ın enfes kaleminden okumak bambaşka bir edebiyat ziyafetine dönüşüyor... Kara Dursun ve Diğer Ankara Söylenceleriİsmail Kılıçarslan
Yazar, İstanbul’a dair yer yer oldukça etkileyici betimlemeler yapıyor. Özellikle sosyal hayatı ve insanların gündelik yaşamını tasvir ettiği bölümler, okuru canlı ve nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor. Buna karşılık şehrin tarihine dair bilgi ve tasvirler kitapta görece sınırlı yer buluyor.
Yazar, şehre duyduğu hayranlığı dile getirirken de eleştirilerini ve gözlemlerini aktarırken de çoğu zaman tarafını belli eden bir üslupla düşüncelerini ifade ediyor. İstanbul’un büyüleyici tarihi ve sosyal hayatını anlatırken, metnin arka planında Batılı bir zihnin izlenimleri rahatlıkla hissedilebiliyor.
Doğu’ya ve Türklere dair gözlemlerini aktarırken hayranlığını gizleyemediği görülüyor. Ancak tarihsel bilgiler verdiği bazı bölümlerde, bu hayranlığı dengelemek istercesine daha temkinli ifadelere yer verdiği de dikkat çekiyor.
1890'larda İstanbulFrancis Marion Crawford · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2023517 okunma