Şahsen cinayet romanlarını severim, bunu da sevmedim diyemem, ama mükemmel değildi. Biraz beklentimin altında kaldı. Defne'yi özellikle hiç gerçekçi bulamadım, kitap boyunca sanki 7 katil tarafından geçmişin intikamı için kaçırılan ve aynı evde onlarla yaşamaya mahkum edilmiş bir kız yoktu da ergen gibi kendi ailesine kafa tutan bir kız vardı. Ayrıca otobüs yakmış, insanları kurşunlamış, acımasız seri katillerin evde pizza yeme muhabbetleri yapması, Defne'yi düşünmeleri çok yersizdi. Defne'nin duyguları ve çaresizliği daha güzel yazılabilirdi diye düşünüyorum, yaşamış olduğu şey ciddi anlamda felaket çünkü. Yani... Evinize gitmek üzere yola çıkmışsınız, otobüsünüz içerisindeki insanlarla beraber yakılmış, gözünüzün önünde insanlar öldürülmüş, 7 tane eli silahlı ve manyak katil sizi kaçırıp evine getirmiş, ve siz aklınızı yitirmeden evde hayatta kalmayı düşünüyorsunuz. Acemice kaçma çalışmalarınız oluyor ancak onlar bile planın parçası. Olaylar o kadar hızlı gelişmişti ki, yani bazıları gerçek dışı geldi, bazıları ise çok adrenalin ve gerilim doluydu ancak iyi yansıtılamadı. Defne'yi bütün bir kitap boyunca yeteri kadar tanıyamadık. Babası yok, ancak Asır babasının katil olduğunu öne sürüyor, ama alt metni yok. Annesinin ve kardeşinin yanına gidiyor, ama onlar nerede? Kitap boyunca tek bir yerde "Ailem şuana kadar beni merak etmiştir, yakında bulurlar" diye ümit ediyordu, o kadar. Ama annesi ve kardeşi nerede yaşıyor? Kitapta aşık olmadığı bir sevgilisinden iki satır bahsettiği bir yer var mesela, hiçbir alt metne sahip değil. Defne'nin hayatı üniversitede yazdığı ödevden başka hiçbir ayrıntı ve iç dünyaya sahip değildi neredeyse. Yazarı çok fazla bilmiyorum ancak yazım dilini anlayabildim, muhtemelen Defne katillere boyun eğen güçsüz bir karakter olsaydı kitap linç yiyebilirdi, ancak bu kadarı da yersiz ve gerçek dışı bir özgüven örneğiydi, bir kız ne kadar güçlü gözükmek isterse istesin, gözünün önünde insanlar katledildikten sonra evde pizza yemeye devam etmez diye düşünüyorum. Kafamda çok fazla soru işareti var. Eylül kim mesela? Eylül ile Akın ilişkisi nasıldı? Neden akıl hastanesinde onları gördü? Asır'ın kız kardeşi ile Defne'nin babasının ne bağlantısı var? O otobüsün ve 17 Numarada Defne'nin olması ne tesadüf, nasıl bir planın ürünü? Çetenin toplanması nasıl oldu? Tüm bunları serinin ilerleyen kitaplarında öğrenmeyi umut ediyorum. Şiddetle tavsiye edebileceğim bir kitap değil, ancak zaman kaybı da değil, okunabilir.