Eğer 80'lerin o renkli nostaljisini kanlı bir intikam öyküsüyle bir arada okumak istiyorsan bu kitabı kaçırma; 1986 yılının Lefkoşa’sında geçen, zorbalıkla örtbas edilen bir ölümün ardından gelen o korkunç "cadı intikamı" seni fena sarsacak. Atari salonlarından kasetçalarlara, Ajda Pekkan şarkılarından vatkalı ceketlere kadar her şeyin bir anda Goetika’nın iblisleriyle kana bulandığı bu karanlık masalda, geçmişin ne kadar keskin bir neştere dönüşebileceğine tanık olacaksın. Hem o dönemin ruhunu iliklerine kadar hissetmek hem de eğlenceli ama nefes kesen bir korku yolculuğuna çıkmak istiyorsan, Uluçkan’ın bu ustalıkla yazılmış intikam hikayesine mutlaka bir şans vermelisiniz.