Cadı Neşteri

Gürkan Uluçhan
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 0 dk.
Sayfa Sayısı:
212
Basım Tarihi:
3 Ocak 2026
Yayınevi:
Herdem Kitap
ISBN:
9786259623221
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·212 syf.··
2026 53. kitabı
Selam! Sizlere, @gurkanuluchan kaleminden çıkan ve Şerife tarafından yayımlanan #CadıNeşteri ile geldim. Bu hikâyede rotamızı 80'li yılların Kıbrıs'ına çeviriyoruz. Eğer 80'ler denince aklınıza yalnızca renkli, eğlenceli ve nostaljik bir atmosfer geliyorsa, yanılıyorsunuz. Çünkü bu roman; nostaljiyi korku, gerilim ve intikamla ustalıkla harmanlıyor. Gürkan Uluçhan'ın kendine özgü ve cesur bir kalemi var. Yazar, akran zorbalığına ışık tutarken günümüzde de sıkça karşılaştığımız şiddet, küçümseme ve psikolojik baskı gibi konuları etkileyici bir şekilde ele alıyor. Kelimelerle kurduğu atmosfer sayesinde gerilimi ve korkuyu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Gelelim Kitabımıza... İnanç, arkadaşları tarafından uzun süredir ağır bir zorbalığa maruz bırakılmaktadır. Kendilerine "Mahşerin Dörtlüsü" adını veren grubun üyeleri arasında yalnızca Besime, yapılanlardan rahatsızdır. Radiye ise sahip olduğu gücün ve ailesinin nüfuzunun arkasına sığınırken, Faika ve Emetullah da onun etkisinden çıkamaz. Bir gün İnanç, arkadaşlarına verdiği anket defterini geri almak için onların toplandığı eve gider. Ancak onu burada korkunç bir son beklemektedir. Yaşanacakları öğrenen Besime ve Timur engel olmaya çalışsalar da çok geç kalırlar. İnanç, yaşanan olaylar sırasında yüksekten düşerek hayatını kaybeder. Radiye'nin ailesi ve diğer güçlü ailelerin devreye girmesiyle olay örtbas edilir. Timur bursuyla, Besime ise tehditlerle susturulur. Polisler bile İnanç'ın ailesini ciddiye almaz. Oğlunun acısına dayanamayan annesi de yaşamına son verir. Fakat hikâye tam da burada başlar. Bu gençlerin hesaba katmadığı karanlık bir gerçek vardır: Hayatına son verdikleri çocuk sıradan biri değildir; çok güçlü bir cadının torunudur. Sitare, Nazi kamplarında ailesini kaybetmiş, çocuklara yapılan korkunç
2026 Okuma Raporları
Cadı NeşteriGürkan Uluçhan · Herdem Kitap · 202624 okunma
10/10
·212 syf.··
2026 10. kitabı
Eğer 80'lerin o renkli nostaljisini kanlı bir intikam öyküsüyle bir arada okumak istiyorsan bu kitabı kaçırma; 1986 yılının Lefkoşa’sında geçen, zorbalıkla örtbas edilen bir ölümün ardından gelen o korkunç "cadı intikamı" seni fena sarsacak. Atari salonlarından kasetçalarlara, Ajda Pekkan şarkılarından vatkalı ceketlere kadar her şeyin bir anda Goetika’nın iblisleriyle kana bulandığı bu karanlık masalda, geçmişin ne kadar keskin bir neştere dönüşebileceğine tanık olacaksın. Hem o dönemin ruhunu iliklerine kadar hissetmek hem de eğlenceli ama nefes kesen bir korku yolculuğuna çıkmak istiyorsan, Uluçkan’ın bu ustalıkla yazılmış intikam hikayesine mutlaka bir şans vermelisiniz.
Cadı NeşteriGürkan Uluçhan · Herdem Kitap · 202624 okunma
Puan vermedi
... CADI NEŞTERİ & GÜRKAN ULUÇHAN Geçmişe yolculuk bu kitapta bir yanıyla karanlık diğer yanıyla eğlenceli iki farklı yüzü olan bir ada efsanesi, ödüllü yazar @gürkan_uluchan ın kaleminden. ️Yıl 1986 Kıbrıs Lefkoşa Türk Lisesi, o yıllarda her sınıfta popüler kız gruplarının olduğu dönem, İnanç' ın sınıfının popüler grubu Hayalet Dörtlü, Radiye grubun en saldırgan ve tehlikeli olanı, İnanç, Güzelyurt' ta bir çiftlikte anne baba ve annanesi Sitare ile yaşayan lise öğrencisi bir genç, Besime İle arkadaş ama diğerleri özellikle nüfuzlu bir ailenin kizi olan Radiye tarafından zorbalanıyor. Fütursuzca eğlenen başıboş bir gençlik bir teras partisinde arkadaşlarının terastan düşüp ölümüne sebep olurlar fakat gençlerin zengin ve nüfuzlu aileleri olayı örtbas ederler. Bilmedikleri ise İnanç' ın anneannesinin güçlü bır cadı olduğudur. Kadim büyü kitabı Goetika' daki şeytan çağırma ritüelleriyle çok sevdiği torununun intikamını almaya yeminlidir, Ölüm bu dünya üzerindeki en adil şeydir. Ölümün adaletini bozmamak gerekir diyen anneannenin planını devreye sokmasıyla sorumlu tuttuğu gençler garip biçimlerde ölmeye başlarlar!!! Kanlı ritüeller, lanetler, büyüler ve cadılığın otuz beş kuralıyla bir korku masalı atmosferiyle okuru içine alan, temposu yüksek, dönemin giyim, müzik, eğlence, Kıbrıs' ta yaşamla ilgili ilginç anekdotlarıyla da bir dönemi anlatan kitap.
Cadı NeşteriGürkan Uluçhan · Herdem Kitap · 202624 okunma
8/10
·212 syf.··
2026 45. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 00:00
Kitap 1986 yılında Lefkoşa’da geçiyor. Yaşlı cadının torunu öldürülüyor ve Cadı sorumlu olan kim varsa onlardan tek tek intikam alıyor. Bu kitapla Cadının intikamını izlerken aynı zamanda geçmişe yolculukta yapıyorsunuz. Cadının torunu İnanç , hayalet kız grubu üyeleri tarafından zorbalanıyor özelliklede grubun en saldırganı Radiye tarafından. Bir gün teras partisinde arkadaşlarını terastan düşürüp ölümüne sebep oluyorlar ve zengin aileler bunu örtbas ediyorlar… Zengin ailenin bilmediği bir şey var o da öldürdükleri çocuğun ananesinin güçlü bir cadı olduğu. Ve torununun intikamını almaya yemin ettiği. Kadim büyü kitabı Goetika’daki şeytan çağırma ritüelleriyle çok sevdiği torununun intikamını tek tek alır. Planını devreye soktuğu zaman sorumlu tuttuğu gençler garip biçimlerde ölmeye başlar. Kanlı ritüelle, lanetler , büyüler ve cadılılığın otuz beş kuralıyla bir korku masalı atmosferiyle okuru içine alan muhteşem bir hikaye. Temposu hiç düşmeyen ayrıca yüksek korku atmosferiyle okuru içine çeken , Kıbrıs’ta yaşamla ilgili ilginç bilgiler de bize sunan bölümleri de olan harika bir kitap . Bu türde okumaya yapmayı seviyorsanız benim gibi kesinlikle öneriyorum..
Cadı NeşteriGürkan Uluçhan · Herdem Kitap · 202624 okunma
Puan vermedi·212 syf.··
2026 47. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 00:00
#kayipkitap__yorumluyor İnanç, Lefkoşa’daki Türk Lisesi’nde okuyan, anneannesi ve ailesiyle yaşamakta .Kendilerine “Hayalet Dörtlü” adını veren grup, maddi güçlerini kullanarak birçok öğrenciye zorbalık yapmaktadır. İnanç da onların en kolay hedeflerinden biridir. Yalnızca Besime’nin İnanç’a karşı farklı bir yaklaşımı vardır. Diğerleri gibi davranmayan Besime sayesinde İnanç bu grupla vakit geçirir.Fakat grubun en acımasız ve hoyrat üyesi Radiye, onu hiçbir zaman aralarında görmek istemez. Bir gün İnanç’ı bir çatı katına çağırırlar. Görünürde sıradan bir buluşma gibi dursa da, aslında onun için hazırlanmış karanlık bir tuzaktır. Besime olanları engellemeye çalışsa da başarılı olamaz ve yaşananlar İnanç’ın ölümüne sebep olur. Olay, ailelerin sahip olduğu güç sayesinde kısa sürede “kaza” olarak kayıtlara geçirilir. Herkes gerçeğin üstünü örter. Ama bunun bir kaza olmadığını bilen biri vardır: İnanç’ın anneannesi Sitare. Sitare’nin kökeni çingenelere dayanıyordur. Kadim büyülerle uğraşan yaşlı kadın, torununa yapılanların cezasız kalmasına izin vermemeye kararlıdır. Goetika’dan gelen karanlık ritüeller, lanetler ve çağırılan varlıklarla birlikte olaylar giderek kontrolden çıkar geçmişin günahları da ortaya dökülür. Peki bu dörtlünün ve orda olanların sonu ne olacak? 1985 -1986 Kıbrıs’ında geçen hikâye ilk başta klasik bir gençlik ortamı gibi görünse de sayfalar ilerledikçe altından çok daha karanlık bir şey çıkıyor. Kıbrıs’ın eski sokakları, dönemin müzikleri ve gençlik kültürüyle harmanlanan roman; korku, intikam ve adalet duygusunu iç içe geçirerek okuyucuya kasvetli ama sürükleyici bir atmosfer sunuyor. Kitabın en sevdiğim yanlarından biri de dönemin sanatçılarına, filmlerine, müziklerine ve gazete haberlerinde yer alan olaylara değinmesiydi. Hikâyeyi okurken sadece
Cadı NeşteriGürkan Uluçhan · Herdem Kitap · 202624 okunma
Puan vermedi·212 syf.··
2026 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 20:56
1985 yılları son günleri ile 1986 yıllarının ilk dört ayını kapsayan bir dönemde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti topraklarında yaşanan, paranormal içeriğe sahip, ölüm vakaları kurgulu bir roman. Cinayetler, art arda gelen paranormal ölümler ile bir polisiyeden ziyade bir korku, gerilim romanı. Karakterlerinin 16 yaş civarı gençler olmasıyla da bir gençlik romanı diyebilirim kitap için. İnanç annesi, babası ve anneannesi Sitare ile birlikte yaşayan, maddi olanakları sınırlı bir ailenin çocuğudur. Onun ailesinin bir özelliği vardır ki anneannesi çingene soyundan gelir, hakkında büyücü ve cadı olduğu yönünde söylentiler vardır. Maddi durumu ve genel yapısı nedeniyle ezik olarak değerlendirilen İnanç bir gün zorbalıkla karşılaştığı akran grubunda ölüme sürüklenir. Amaç öldürmek olmasa da sonrasında gençler onun geeöek6ölüm hikayesini saklarlar. Sitare ise asıl gerçeğin farkındadır ve intikam alır. Peşpeşe gelen ölümler, inanç sorgulamajaro, satanist ritüelleri ile oldukça sıradışı bir kurgu ile karşılaştım kitapta. Zenginin güçlü olduğu, zayıfım, mağdurun ezildiği, insanların ötekileştirildiği bu dünyaya oldukça ciddi bir manifesto da sunuyor kitap. 1980'li yılların KKTC sokaklarında gezintiye çıkacağınız, o dönemin insanını özellikle de gençlerini moda ve hobileri ile okuyacağınız, diğer taraftan da varoluşsal sorgulamalara sizi davet edecek sıradışı bir kurgu sizleri bekliyor.
Cadı NeşteriGürkan Uluçhan · Herdem Kitap · 202624 okunma
10/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2026 53. kitabı
Özellikle akran zorbalığının bu kadar sarsıcı ve gerçekçi işlenmiş olması kalbimi sıkıştırırken, Sitare gibi güçlü ve gizemli bir karakterin adaletin sustuğu yerde intikam konuşur diyerek sahneye çıkması hikayeyi bambaşka bir boyuta taşımış.
Cadı NeşteriGürkan Uluçhan · Herdem Kitap · 202624 okunma
Puan vermedi·212 syf.··
2026 18. kitabı
Lefkoşa Türk Lisesinde okuyan İnanç, okuldaki bir grup arkadaşları tarafından ne yazık çok dışlanmış olarak görülüyordu. O ise uyum sağlamaya yatkındı. Kötü ruhlu arkadaşlığın gösterdiği davranış bir canı yok sayacak kadar gözü dönmüş durumda idiler.  Ekibine Hayalet Dörtlü  diyen Radiye grubun başı olup zenginliğiyle diğer arkadaşlarını hep hor görendi. İnanç 'ı en çok dışlayan kişi idi. Ve ölümüne sebep oldu. Fakat bilmiyorlardı ki cadı ve büyücülerin başı olan Sitare'nin torunu olduğunu ve  başlarına bela olacaklarını. Grubun diğer üyeleri  de Faike, Emetullah ve Besime ve okulun kaptanı Timur dönüşü olmayan sert bir kayaya çarpmışlardı. İnanç'ın ölüme sebep olan kişileri gizlemekte olan kişiler de Sitare'nin gözünde suçluydular. İnanç,  nasıl ölür? Cadı olan anneannesi Sitare neler yapacak? Hayalet Dörtlü karşılaştıkları korku dolu anlarla neler yapacak? Korku dolu anlar yaşatan "Cadı Neşteri"  hem edebiyat hem sanat dünyasına değinerek nostalji bir esinti vererek bilgilendirme yapması güzel niteliktir. Dikkatini ve ilgini çekenlere tavsiyedir.
Cadı NeşteriGürkan Uluçhan · Herdem Kitap · 202624 okunma
9/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
Helloriiii İnanç, bir gün babasıyla birlikte çarşıya gider. Orada hiç beklemediği bir olay yaşar: Esnaflardan biri ona yaklaşır ve anneannesini büyü yapmakla suçlayıp tehdit eder. Bu durum İnanç’ı korkutur ama aynı zamanda içinde büyük bir merak uyandırır. Anneannesi korku filmlerini sevmez ve “içimizdeki kötüyü besler” diyerek uzak durur. Bu sözler İnanç’ın ilgisini daha da artırır. Bir gün okulda verilen “aile soyu” ödevi bahanesiyle anneannesinden geçmişlerini anlatmasını ister. Ve asıl hikâye burada başlar… Anneannesi Sare, aslında 1985 yılında Nazi kampında tutsak edilmiş, çingene soyundan gelen bir geçmişe sahiptir. Anlattıklarıyla birlikte kitap daha karanlık ve ürpertici bir hal almaya başlıyor. İnanç ise bu sırada sınıfından Besime’ye aşık olur. Onun için hiç istemediği bir arkadaş grubuna dahil olur. Ama bu seçim, hayatının sonu olur… Bir “şaka” sonucu çıkan kavga, İnanç’ın çatıdan düşerek hayatını kaybetmesiyle sonuçlanır. Bu olayın arkasında bir şeyler olduğundan şüphelenen Sare, gerçeğin peşine düşer. Gerçek ortaya çıktığında ise işler tamamen değişir… Sare, adalet için karanlık yollara sapar ve büyüler, ritüeller ve karanlık güçlerle iş birliği yapar. Benim yorumum: Kitap gerçekten dudak uçuklatıcıydı. Okurken korku ile merak arasında gidip geldim. Yer yer ürperdim ama elimden de bırakamadım. Karanlık atmosferi, gizemli geçmişi ve olayların giderek derinleşmesi beni baya içine çekti. Korku türünü sevenler için kesinlikle etkileyici bir kitap
Cadı NeşteriGürkan Uluçhan · Herdem Kitap · 202624 okunma
Puan vermedi·212 syf.··
2026 23. kitabı
Merhaba kitapsever dostlarım,bugün size paranormal, korku filmi tadında gerilim türünde bi oturuşta bitireceğiniz bir kitapla geldim. Tarihler 1985-1986... Lefkoşa Türk Lisesinde okuyan ,maddi durumları sebebiyle ötekileştirilen ezik muamelesi gören İnanç,annesi Efkan,babası Hüseyin ve anneannesi Sitare ile birlikte yaşamaktadır. Sitare, küçük yaşta anne babasını kaybetmiş ,Nazi kampındaki zulme maruz kalmış,çingene soyundan gelen halk arasında büyücü,cadı gibi söylentileri olan bir kadın. İnanç,okulun Hayalet Dörtlüsü grubundaki Besime'nin ona ilgi göstermesi üzerine aşık olur. Besime'nin hatrına onlarla vakit geçirmek zorunda kalan İnanç, akran zorbalıklarının şakaya döndüğü gün ölüme sürüklenir. Olay zengin aileler tarafından kaza süsüyle kapatılır. Gerçeği gören Besime ve Timur da sessiz kalmak zorunda bırakılır. Bu cinayetin ardından Sitare,büyük kitabındaki şeytanları çağırarak ritüeller eşliğinde intikam almaya başlar. Cinayetler peşpeşe gelirken gençlerin korkulu rüyalarıda başlar. Peki bu cadının elinden kurtulan bir genç olacak mı? Kitapta adalet,toplumsal baskı,sınıf farklılığı,gibi temalar işlenmiş. Yazarın dili sert ve yer yer rahatsız edici bir gerçekliği var. Kitabın en masum karakteri Nakarat olmasına rağmen yaşadıkları ,dışlanmışlığın bedeli beni çok sarstı.Sitare'nin yaptıklarını doğru bulmasam da Radiye karakteri en sinir bozucusuydu. Bazı yerler gerçekten mide bulandırıcıydı. Ben korku türü normalde çok okuyamam ama bu kitapta korkudan ziyade daha çok gerildim diyebilirim; çünkü ölümler gençlerin fobilerine göre oluyordu. Kitabın sonu hiç beklediğim gibi bitmedi, ters köşe oldum resmen şaşırtıcı bir son oldu. Benim için sürükleyici bir kurguydu yazar tempoyu iyi ayarlamış tavsiye ederim.
Cadı NeşteriGürkan Uluçhan · Herdem Kitap · 202624 okunma

Yazar Hakkında

Gürkan UluçhanYazar · 4 kitap
1979'da Lefkoşa'da doğdu. İlkokul, ortaokul ve liseyi burada tamamladı. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesini 2000 yılında tamamladı. Lefkoşa'da bir şirkette hukukçuluk ve yöneticilik pozisyonlarında çalıştı. Edebiyat çalışmalarına 1994'te başladı. Filiz Naldöven tarafından kurulan şiir atölyesine katıldı. Naldöven'in yanı sıra Agatha Christie, Edgar Allan Poe, Howald Philips Lovecraft, Bilge Karasu, Elif Şafak ve Faize Özdemirciler'in etkisinde kaldı. İlk kitabı olan, 1994-2003 yılları arasında yazdığı şiirlerden oluşan Cin Seli'ni 2004'te yayımladı. Kitap 32 şiir ve üç bölümden oluştu: "Deja-vu" (1994-2000), "Şiir Ceninleri" ve "Cin-sel" (2000-2003). Hüzün, yalnızlık, karamsarlık duygularını yansıtan şiirler, yayımlandığı dönemde "umutsuzluk hissi verdiği" kanısıyla eleştiriye uğradı, Uluçhan bunun o dönemki ruh hâlini yansıttığını ifade etti. Şiirlerde metaforlar, kapalı bir anlatım ağırlıkla kullanıldı, bazılarında mitolojik motifler yer aldı. Serbest vezinle yazılsa da yer yer kafiye veya mısra içi kafiye kullanıldı. "Şiir Ceninleri" bölümünde görece daha kısa olan şiirlerde zamanın geçiciliğini ele aldı. "Cin-sel" bölümündeyse değindiği konular arasında üçüncü cins yer aldı. Kitabı değerlendiren Banu Altınova, Uluçhan'ın şiirlerinin "hem muhteva hem biçim özellikleri yönüyle özgün" olduğunu ifade etti. 2004 yılında Emaa 1. Genç Öykücüler Yarışması'na katılan Uluçhan, "Akıl Hastanesi" öyküsüyle üçüncülük aldı. Uluçhan'ın ilk romanı olan Ahna Kitabı 2005'te yayımlandı. Uluçhan'ın Mart 2002-Haziran 2005 tarihleri arasında kaleme aldığı roman, Kuzey Kıbrıs'ın Düzce (Ahna) köyünde geçer. Postmodern bir yapıya sahip roman, savaş konusunu farklı yönlerden işler. Kitapta olaylar ev, mezarlık, kilise, çeyiz sandığı, paskalya yumurtası gibi nesnelerin ağzından anlatılır. Mihrican Aylanç'ın değerlendirmesine göre "Bu romanda da postmodern eğilimlerin modern romandan ayrılan en önemli özelliklerinden olan usun sınırlarını zorlayan, üçüncü yeni çizgileriyle belirgin bir farklılığı ortaya koyan yapı hemen dikkat çeker." Aylanç böylece romanı Kıbrıs Türk romanında Mehmet Yaşın, Özden Selenge gibi isimlerle bağlayan postmodern eğilimin, tematik olaraksa 2000'lerden itibaren yeniden ağırlık kazanan savaş temalı edebiyatın parçası görür. 2013'te yayımladığı ikinci romanı Keçiboynuzu ise ilk romanı doğrultusunda yine postmodern bir tarza sahiptir, metnin yazılma sürecine dair emareler romana dâhil edilmiştir. Polisiye roman türünün Kıbrıs Türk edebiyatındaki "ender" örneklerindendir.