Kalabalığın ortasında yalnızlık, insanın içindeki boşluğu daha derinden hissedebilmesi için bir yansıma olabilir. İnsan, çevresiyle sarılmışken, kendi varoluşunun yabancılığıyla yüzleşir; gürültü, ona dış dünyadaki uzaklıkları hatırlatır. Belki de kalabalık, içsel yalnızlığın en keskin biçimde şekil aldığı bir ayna gibi işlev görür. Kendisini kaybetmiş bir insan, dışarıda binlerce yüz varken, en çok içindeki sessizliğe mahkum kalır. Ve bu sessizlik, gürültüyle daha da büyür. Yalnızlık, belki de dışarıda değil, insanın kendi ruhunda terk edilmiş bir alanın varlığıdır.