·104 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Kasım 2023 21:04 Hiçbir kitabını okumadığım ve bilmediğim bir yazarın, sırf adı çok ilgimi çektiği için aldığım kitabı.
Kitap genel tema olarak; sabır-sabırsızlık, beklemek-bekleyememek üzerine kurulu. Kısa anlatılar şeklinde ilerliyor. Bir kurgu veya olay örgüsü yok. Ama aklınıza gelebilecek her konu üzerinde yazarın fikirlerini görüyorsunuz. Anlatı tarzında olduğu için okumak çok kolay. Anlatımı da açık ve sade olduğu için kitap insanı yormuyor.
"Asla gelmeyecek olanı bekleyebilmek için sonsuz bir sabır gerekir" Pierre Dac
Kitap bazı yerlerde beni aşırı şekilde telaşa sürükledi.
Yani okurken yavaşlığa tahammülsüzlük belirtileri gördüm kendimde. Bazı konularda hızlı olmanın aslında çok daha fayda getirdiği gösteren yazar, bazı konularda da beklemenin faydasından dem vuruyor. Bu benim hoşuma gitti.
"Bir kitabı aldığımda fiyatına değil de ağırlığına bakarım..." kitabını bile uzun zaman harcatmayacak şekilde seçen bir adam var karşınızda... Taktir ettim.
Kitabın 65. Sayfası benim için çok özel ve çok anlamlı.
AHMAKLARA SABIR GÖSTERİLMEZ.
Her koşul ve her durumda sabır imkansızdır zaten. Aslında yazarımız da kitapta bunu anlatmaya çalışıyor. Beklemeyi gerektiren durumlara eyvallah ama her şeye değil.
Kısa öz ama oldukça hoş bir hava bırakan bir eser, şöyle kafanızın çok dağınık olduğu bir aralık açıp okursanız hafif bir silkelenme yaşayabilirsiniz.
Ve en sevdiğim cümleyle noktalıyorum...
"Eskiden hayatı yüksek ateşte pişirerek yaşardım. Şimdiyse kısık ateşte ısıtarak yaşıyorum."