Puan vermedi·92 syf.····Okunma: 16 Mart 2026 00:54 Şule Gürbüz’ün Kambur adlı romanı klasik bir hikâye anlatmaktan ziyade bilinç akışı tekniğiyle ilerleyen, okura bir atmosfer ve duygu hissettirmeyi amaçlayan bir metin gibi. Kitapta belirgin bir olay örgüsünden çok, topluma uyum sağlayamayan “Kambur”un zihninde dolaşırız. Okur olarak onun düşüncelerinin, sorgulamalarının ve iç dünyasının içinde uzun bir yolculuğa çıkarız.
Kambur, ölüm ve zaman üzerine yoğun şekilde düşünen, karamsar bir karakterdir. Ona göre insanlar yüzeyseldir; gündelik hayatın içinde oyalanırken zamanın hızla geçtiğinin ve ölümün giderek yaklaştığının farkında değildirler. Bu durum Kambur’u rahatsız eder ve onu diğer insanlardan daha da uzaklaştırır.
Roman boyunca Kambur’un zihninde dolaşan düşünceler aslında hayatın anlamına dair bir sorgulamaya dönüşür. Onun gözünde hayat büyük ölçüde anlamsızdır ve bu anlamsızlık hissi karakterin iç dünyasında sürekli bir huzursuzluk yaratır. Bu nedenle Kambur, olaylardan çok düşüncelerin ve varoluş sorgusunun ön planda olduğu, okuru karakterin zihinsel dünyasına davet eden bir roman olarak okunabilir.