Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 36 dk.
Sayfa Sayısı:
92
Basım Tarihi:
9 Şubat 2019
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Orijinal Dil:
Türkçe
Orijinal Ülke:
Türkiye
ISBN:
9789754703139
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·92 syf.··
Beğendi
·
2021 134. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2021 09:18
Bazı kitaplar vardır onlar size bir şey anlatmak için değilde, bir şeyler hissettirmek için yazılırlar. Kambur'da öyle bir kitap işte. Çok ilginçtir Clarice Lispector 'un Yaşam Suyu 'nu okuduğumda da aynı hisse kapılmıştım. Bu kitap için de ne söylesem eksik kalacak, ne anlatsam belki kimileri için boş olacakmış gibi hissediyorum. Kitap adından da anlaşılacağı üzere bir kamburun anlatımı üzerinden yol alıyor. Sahi kamburluk sadece fizyolojik bir bozukluk mudur sizce? Yoksa hepimizin görünmez kamburları var mıdır? Esas kambur yoksa görünenden ziyade görünmez olanlar mıdır?Bizi altında ezen, bu zor hayatı daha da zorlaştıran, kalabalıklar içinde bizleri yalnızlaştıran kamburlarımız... "İnsan kendisi için yaşamıyor; yığınlar için yaşadığını sanan, hiç yaşamıyor" Şule Gürbüz Kambur'u 18 yaşında yazmış. Bu kadar genç yaşta bu kadar derinlikli bir kitap yazmak ayrıca takdir edilesi bir durum. İstanbul'da Sanat Tarihi okuduktan sonra Cambrige'de felsefe eğitimi alan yazar, sanat tarihçisi olarak çalışmaya başladığı Dolmabahçe Sarayı'nda mekanik saat tamiri için gelen Recep Gürgen'den mekanik saat tamirinin inceliklerini öğrenmiş ve halen sarayın Saat Restorasyon Atölyesinde mekanik saat tamir ustası olarak çalışmaktaymış. " Bir cümle söyleyebilmek için -o da çoğu kez yalan- koca kitaplar yazılıyordu." 92 sayfalık bir kitap Kambur. Ama sayfa sayısının az olması sizi yanıltmasın. Bazen sadece bir satırın yazdığı sayfayı bitirmek bile uzun zamanlar alıyor. Kolay bir kitap da değil bu arada. Ama bence mutlaka okunması gereken bir kitap. Şule Gürbüz de mutlaka tanışmanız gereken bir yazar. "Deli olduğu mu mu sanıyorsunuz? Nerden anladınız?" Kamburu okurken iç sesinizle karşılaşmaya hazır olun. Kendi kendinizle konuştuğunuzu da düşünebilirsiniz. Bu sizi ürkutmesin. Hepimiz biraz deli
Edebiyat
KamburŞule Gürbüz · İletişim Yayıncılık · 20198,6bin okunma
10/10
·92 syf.··
2017 20. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mart 2017 23:06
Matruşka gibi bir eser! :) Bir Şule Gürbüz kitabına merhaba dememle hoşçakal demem arasındaki mesafe hangi ara bu kadar kısa sürdü anlayamadım desem isabetli olur. Kitaba geçmeden önce yazar hakkında bir iki kelâm etmek istiyorum. Açıkçası kitabını okuyana dek yazar hakkında herhangi bir bilgiye sahip değildim. Şule Gürbüz Cambridge Üniversitesi'nde Felsefe eğitimi almış ve sonrasında Türkiye'ye dönerek antika saatlerin tamirine merak salmış, hatta bunu kendine meslek edinmiş bir yazar. Kendisi hâlâ Milli Saraylar Müdürlüğü bünyesinde mekanik saat ustası olarak görev yapmaktaymış. Farklı ve güzel bir zanaat olsa gerek zaman denen olguyla uğraşmak. Esere gelecek olursak; bir kamburun hayatı üzerinden pek çok metaforla karşılaşıyoruz aslında. Gazetede gördüğü cenaze ilânı üzerine cenazeye katılmak için yola çıkan kambur yol boyunca pek çok farklı kapı aralıyor okuyucuya. Kimi zaman okuyucunun zihnine bir çomak sokup bütün fikirleri alt üst ederken, kimi zaman da ayan beyan gözler önüne seriyor gerçekleri. Yaşamın anlamsızlığı üzerine zaman ve mekân olgularını dikkate almaksızın söylemlerde bulunuyor. Bir bakıyorsunuz kocaman sayfada tek cümle şak diye yüzünüze çarpıyor. Çarpmakla kalsa iyi, diğer sayfaya geçmek için cümleyi iyi hazmetmek gerekiyor. Diğer yandan cümlelerin birbiriyle hem bağımsız hem de bağımlı şekilde nasıl dizilebileceklerini bu kitapta görüyorsunuz. Gözünüzü yormuyor bu durum, zihninizi de karıştırmıyor nedense. Matruşka gibi bir kitap diyesi geliyor insanın. Açıldıkça açılıyor, yeni ufuklar gösteriyor. Zihinde oluşan sorular da cabası. Eminim bu kitapta okundukça karşılaşılabilecek pek çok fikir var. Herkese algı derinliği nispetinde hitap eden bereketli bir eser. Kamburluk olgusu ve bir kambur üzerinden anlatılan bu metni sevdiğimi
Eğitim
KamburŞule Gürbüz · İletişim Yayıncılık · 20198,6bin okunma
Tanımakla görevlendirildiğim kişi ben miyim?
9/10
·92 syf.··
Beğendi
·
2024 64. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2024 10:26
Kitabın inceliği sizi yanıltmasın, zamana yayarak ve sindirerek okumayı gerektiren, yazarının 18 yaşında kaleme aldığına şaşıracağınız ve eminim ki benim gibi tekrar okumayı isteyeceğiniz felsefi derinliği olan bir eser. Fiziksel görüntüsü, toplumda kabul görmüş normların dışında olan bir karakter üzerinden metaforlar kullanarak hayatı, zaman kavramını, aslında her birimizin sürekli sırtımızda taşıdığımız ve bazen farketmediğimiz yüklerimizi, varolmaya çabalamaktaki gülünçlüğümüzü, hayatın tek gayesinin ölmek olduğunu son derece incelikli bir dil kullanarak anlatan yazar, sayfalarca okusanız belki de oluşmayacak bir etkiyi, tek bir cümle ile verebilme yeteneğine sahip. Bu nedenle o incecik kitabın neredeyse hepsini alıntılamak istiyor, her sayfada başka bir tokat yiyor ve 92 sayfayı biraz sersemlemiş halde bitiriyorsunuz. Metaforlar üzerinden yapılan tüm anlatımları seviyorum ama bu kitap gönlümü ayrı fethetti. Kesinlikle tavsiye ediyor ve yazarın diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum. Kambur Şule Gürbüz
KamburŞule Gürbüz · İletişim Yayıncılık · 20198,6bin okunma
Eksik Bir Şey Nasıl Birikir..
Puan vermedi·92 syf.·
2021 55. kitabı
Eksilir misin yazsan:) ‘’ Sırf ileride senin canın sıkılmasın diye , bir şeyler mi yazmak zorunda mıyım’’ Okudum, okuyanlar olmuştur, muhakkak ki okuyacaklar da olacaktır bu cümleyi. Herkesin farklı cevabı vardır kendince. Ben söylemeyeceğim isteyen kitabı okuduktan sonra söyleyebilir efendim herkesin özgürlüğü kendi ruhuna göre. Zaten çorba ölçüsünü ayarlarken, en sevdiğim bardağı kullandım, elimden kaydı da kırılıverdi . Ufacık bir cam parçası parmağımın ucunda inatla çıkmıyor kanatıyor zorladıkça. Bardağa mı yanayım kanayan yaraya mı bilemedim? Unutmadan beni bu keyifli kitap ile buluşturan, her satırında kurtulduğum kamburlar ile yüzleşmeme vesile olan Homeless 'e minnet ve sevgilerimi sunuyorum. Nerede kalmıştık ? hee ya çorba ne diyor sayın Şule Kambur? Pek bir mühim konu :) ‘’Bu adam ile ben aynı çorbada kullanılabilir miyiz? ‘’ düşündünüz mü hiç ? Cidden pek mühim bir mesele tüm malzemeleri hazırdır , baharatı, tadı , tuzu, suyu, herbir şeyi yine de kıvamında bir eksiklik gelir damağınıza ya da bir fazlalık. Erisin diye tüm içindekiler kıvamını tutturmak için çırpar çırpar durursunuz kısık ateşte aheste aheste. Azıcık malzemede fazlalık olursa ağır bir tat, eksik olursa tatsız, çok sıcakta pişirirseniz aman aman yakar kavurur ağzınızı dilinizi. Bilmem ki anlatabildim mi efendim çorbanın önemini:) Mış mış gibi yaşamak yerine :) ‘’İşte böyle. Maceraları kafamda yaşasam da, zaman kaybetmesem - hem de hırpalanmasam - hem de yalancı durumuna düşmesem. Korkak mı olurum - kendini esirgeyen mi - suçlu mu - aldatan mı... Ah, bir olsam - o zaman her şey olurum.’’ Bana normal (kendi tabirleri) bir insanın yaşam standartlarını örnek vererek beni değiştirmeye çalışanların bir tekinin bile mutlu olduğuna şahit olmadım. Olması gereken
KamburŞule Gürbüz · İletişim Yayıncılık · 20198,6bin okunma
9/10
·92 syf.··
2024 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2024 23:07
Kitabı, İlber Ortaylı önerilen kitaplara istinaden aldım ve okudum. Şule Gürbüz 'ün bu kitabı 18 yaşında yazdığını, kitabı okurken öğrendim. Doğru yapıp yapmadığımı bilmiyorum ama hiç bilmediğim bir yazarın kitabını alırken ilk arka kapak yazılarını okurum ve kitap bittikten sonra yazar hakkında araştırma yaparım. Her kitap özelinde güzeldir benim için. 91 sayfalık kısacık bir kitap olarak bakmamam gerektiğini ilk sayfaları okurken anladım. Herkes bir kambur taşır sırtında. İşte bunun farkındaysan bittin, artık huzur yoktur sana. Farklısındır artık; ne mutlu farkında olmayanlara. Kambur, yaşadıkça yada zamanını geçirdikçe, yüklerini atar toprağa, kurtularak sona ermektir niyeti. Anlamsızlık ile tartışmaya niyeti yoktur, nitekim " Bana renk bile sormayın – bir beyazdan ya da sarıdan ne anladığınızı bilmeden size yanıt veremem." diye konuşur. Anlamsız insanlar, hayatlar, anlaşılamaktır kamburu. Eleştirir düşleri olmayanı "Eksikliğini ve acısını çektigim tek şeyse, bu. Düşlerimin, hayallerimin bile ne olduklarını bilmemek... Oysa, düşlerdir insana gerçeği anlama, gerçeği çarpıtma, ya da gerçeği aşma imkânı sunan." İnsanı iyisi ile kötüsü ile insan yapan düşleridir der. "Ve hiçbir şeye şaşmıyorum - her şey bildik diyordum ya; bu da doğru değil. Ben dünyaya olup biteni hayretle izlemeye ve şaşırmaya gelmişim - durmadan şaşırmaya..." diyerek ters köşe eder okuru. Aslında sıradanlığa isyan var bu kitapta. Baş rolde Kambur mu var dünya mı anlamadığım tek nokta. Eminim bu kitabı bir daha okuduğumda tamamen farklı şeyler yazacağım ve eminim farklı okurlar farklı şeyler anlayacak. Ne yapalım bu da böyle bir kitap. Herşey bir noktaya varmıyor bazen.
Savaş
KamburŞule Gürbüz · İletişim Yayıncılık · 20198,6bin okunma
9/10
·92 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 10:21
18 yaşınızda ne yapıyordunuz? Muhtemelen ben lise aşkımı düşünüyor, müzik dinliyor, kısacası bir ergenin yaptığı klişe şeylerle zaman geçiriyordum. Bakın Şule Gürbüz 18 yaşında ne yapmış: Kambur’u yazmış. Harika bir kitap yazarak benim o zamanlarımı hatırlayıp utanmama neden oldu :) Sayfa sayısının inceliğine (92 sayfa) aldanmamanızı öneririm. Sindire sindire veya belli yaşlarda tekrar tekrar okunabilecek derinlikte bir metin. Şule Gürbüz’ün henüz 18 yaşındayken yazdığı bu eser, felsefi derinliğiyle beni öyle şaşırttı ki; tek bir cümlesiyle bile dakikalarca düşünmenize neden olabiliyor. Sayfalarca okusanız oluşmayacak bir etkiyi bir cümlesinde bulabilirsiniz. Hayır kesinlikle abartmıyorum. Kitabın konusu nedir inanın açıklamakta zorlanacağım. Toplumun kabul ettiği “normal”lerin dışında kalan fiziksel bir görüntü üzerinden; (kambur) hayatı, zamanı, varoluşu ve sırtımızda taşıdığımız çoğu zaman fark etmediğimi yükleri anlatıyor heh güzel oldu tam olarak böyle. Ama sıradan bir anlatım değil. Metaforlarla. Öyle güçlü ki, her sayfada ayrı bir tokat yiyorsunuz bazen anlamıyorsunuz sorun sizde değil hiç üzülmeyin ben de çoğu cümleyi anlayamadım ama üzerine düşünmek bile harikaydı. Hayatın tek amacı yaşamak değil, ölüm diyor yazar. Doğru da diyor bence. Okurken sürekli alıntı yapmak istiyorsunuz. En azından bende öyle oldu. Bir sürü alıntı paylaştım. Kısacası Kambur, fiziksel bir durumdan yola çıkıp aslında hepimizin kambur olduğunu anlatan bir kitap. Ben bu kitabı çok sevdim. Metaforlarla örülü anlatımı zaten ilgimi çekiyor ama Kambur kalbimde ayrı bir yer edindi. Şule Gürbüz’ün bu kitabı 18 yaşında yazmış olması ona hayran olmam için yetti. Kesinlikle okunmalı ve yazarın diğer kitaplarını da mutlaka okuyacağım.
KamburŞule Gürbüz · İletişim Yayıncılık · 20198,6bin okunma
Içimizde taşıdığımız görünmeyen kamburlar
Puan vermedi·92 syf.··
2026 49. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 19:20
Kambur kitabı hepimizin sırtında taşıdığı görünmez yükleri anlatan derinlikli bir eser. Kambur toplumdan biraz dışarıda kalmış, kendi iç dünyasında yaşayan bir karakteri anlatıyor. Fiziksel bir “kambur” gibi görünen şeyin, aslında ruhsal bir ağırlığın, geçmişin, yalnızlığın ve insanın kendisiyle olan hesaplaşmasının sembolüdür. Kitap boyunca karakterin iç sesiyle baş başa kalarak onun dünyasına sessizce dahil oluyoruz.Bu sessizlik sizi kamburlarınızla yüzşleştirir mi bilemiyorum. Kitap;Okurken durup düşündüren, bazı cümlelerde kendini yakalatıp insanın içine dokunan bir tarafı var. Yer yer yalnızlık hissini derinden hissettirirken, bir yandan da insanın kendi içindeki kırıklarla yüzleşmesine neden oluyor. Sanki herkesin içinde sakladığı o “kambur” yavaş yavaş görünür hale geliyor. Ben bu kitabı okurken kendimle baş başa kaldım. Bazı satırlarda içime dokunan bir sızı hissettim. Anlatılan sadece bir karakter değildi, hepimizin iç dünyasından parçalar var. Şule Gürbüz ’ün dili kendine has, yoğun ve düşündürücüydü ilk defa Kambur kitabı ile sohbet ettim kendisiyle ve Alışılagelmiş anlatımın dışında bir tarzı ve daha çok içsel çözümlemelere dayanan bir üslubu var. Cümleleri bazen sert, bazen şiirsel ama derindi, etkileyiciydi ve düşündürücüydü. Kitap fazlasıyla dikkat ve sabır istiyor. Sizin de kendi kamburlarınız'la yüzleşecek cesaretiniz varsa size keyifli yüzleşmeler dilerim.Ben kambırlarım'la yüzleştim şimdi bu kamburlardan kurtulma zamanı diyerek sahneyi sizi bırakıyorum. Keyifli okumalar dilerim.
KamburŞule Gürbüz · İletişim Yayıncılık · 20198,6bin okunma
8/10
·92 syf.··
2021 95. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2021 18:53
"Bir günü daha bitirmenin sevincini, yarına başlıyor olmam yarıda bırakıyor." Yazarın 18 yaşındayken kaleme aldığı ilk romanıymış. Bunu baz aldığımızda oldukça başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Kitapta olay örgüsü yok. Kambur yaşadığı olayları kendisi anlatıyor. Olayların somut yanlarından çok da içsel dünyasını aktarıyor bize. Karakterimiz oldukça acımasız, hem kendine hem de dünyaya karşı. Yabani, karanlık, ironik bir karakter.. Yaşamdan nefret ediyor. İnsanlara karşı pek olumlu bakmıyor. Kendi fiziksel görüntüsünden nefret ediyor. "Yaşama hoyratça davranmaya alışkınım; çünkü bozuk para gibidir. Edepsizce değil ama, yine de harcamak gerekir; yoksa, tedavülden kalkabilir." "Çirkin insanlardan iğrendiğim kadar güzellerden de iğrenirim. Hatta diyebilirim ki, estetik kaygısındaki her şey iğrendirir beni." Yazarın derin ve yoğun bir anlatımı var. Sizi kitabın içine çekip kamburun acısını sonuna kadar hissettiriyor. Onun karanlık dünyasında kendinizi sorguluyorsunuz. Bu kısa romanı kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. " Benden, bana kayıtsız kalınması ile benden nefret edilmesi arasında bir seçim yapmam istense, tereddütsüz, nefreti seçerim kayıtsız kalınacak bir yanım yoktur. Ve ben söylemek isterim ki, her şeye ve herkese kayıt-sızım. Değilmişim gibi davrandığım durumlar, yaşıyor-muşum gibi yapma zorunluluğumdandır."
KamburŞule Gürbüz · İletişim Yayıncılık · 20198,6bin okunma
8/10
·92 syf.·
2017 25. kitabı
Kitabı daha doğrusu yazarı nerede görüp de listeme ekledim bilmiyorum, üç kitabı listemdeydi. Yanlış hatırlamıyorsam bir videoda görmüştüm. İki, üç haftadır bekliyordu sabah aniden çantama atıp da çıktım. Oldukça ince bir kitap 92 sayfa, boş kısımları çıkarttığınızda belki 50, 60 sayfa anca kalıyordur. Ama çok beğendiğimi söyleyebilirim. Şule Gürbüz 74 doğumlu bir yazar ve bu ilk kitabı 92 yılında basılmış. Oldukça akıcı, çarpıcı ve çoğu yerde yazar bunları nasıl 18 yaşında yazmış dedim kendi kendime. Kitabı elime almamla bitirmem bir oldu. Sonrasında o cümleler havada uçuştu ve savruldu neredeyse. Sıradan birkaç cümlenin ardından, derin, ağır ve karanlık cümlelerin peş peşe sıralandığı fazlasıyla ironi barındıran, bilinç akımıyla yazılmış bir metafor. Yazarın herhangi bir acemiliğini hissetmedim bile diyebilirim, ilk kitabı olmasına rağmen. Kitaba gelirsem, kitabın başlarda çok az bir kısmı anlatıcı tarafından aktarılıyor, zamandan mekandan yoksun, sonrasında anlatımı kambur ele alıyor ve o noktadan sonra derin, anlamlı cümleler bir bir sıralanmaya başlıyor. Ruhumuzun kirlenmişliğini çarpa çarpa vuruyor Kambur. Yaşamın Kambur'a zor geldiği belli, hayat ona bir eziyet, lakin siz de eziliyorsunuz bu yükün altında. Yazar, beni bir iki saatliğine de olsa karanlığa gömüp çıkardı. Satır aralarına gizlediği dünyayı acıtarak gösterdi. Fazlaca cesur bir anlatım barındırıyor kitap, hayatın anlamsızlığını anlamış ve iç sesinizi bir bir döken bir Kambur var karşınızda. Kambur; karanlık, soğuk, yabani, yalnız... Acınası olduğu kadar acımasız da: ''Bana sorulsa bir gün 'Kamburunun düzelmesini mi istersin, yoksa tüm insanların kambur olmasını mı?' diye, herkesi kambur görmek olurdu dileğim. Yerden yüksekliğimin bu gülünç santimlerin yüzünden, yaşama da ölüme de sizlerden daha
KamburŞule Gürbüz · İletişim Yayıncılık · 20198,6bin okunma
4/10
·92 syf.··
2025 11. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2025 23:01
Aforizmaların boşluğu ve çokluğu hoşuma gitmedi. Bana göre kitabın en ilginç tarafı yazarın 18 yaşında yazmış olması. Başta anlatıcının anlattığı kitap çok da ilerlemeden 'kambur'un anlatısına dönmüş. Fikir olarak güzel ama fikrin edebiyata yansıması bence vasat. Mizahi tarafı da bana Fournier'ı hatırlattı. O kadar güzel metinler okuduktan sonra hatırlamasam da olurdu kendilerini :) Yani çok söylenecek bir şey olduğunu düşünmüyorum, popüler kültür demek istiyorum!
KamburŞule Gürbüz · İletişim Yayıncılık · 20198,6bin okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Şule GürbüzYazar · 9 kitap
1974'de doğdu. İstanbul Üniversitesi’nde sanat tarihi ile İspanyol Dili ve Edebiyatı, Cambridge Üniversitesi’nde felsefe eğitimi aldı. Antika saatlerin tamiri üzerine ustalaştı. Bu alandaki çalışmalarına 1997’de Dolmabahçe Sarayı’nda başladı. Çalışmalarını halen Milli Saraylar Müdürlüğü bünyesinde sürdürmektedir. Ödülleri 2011 Türkiye Yazarlar Birliği Kamu Yayıncılığı Ödülü (Saat Kitabı) 2012 Oğuz Atay öykü ödülü (Zamanın Farkında)