Geri Bildirim
Clarice Lispector

Clarice Lispector

7.5/10
19 Kişi
·
29
Okunma
·
6
Beğeni
·
794
Gösterim
Adı:
Clarice Lispector
Unvan:
Yazar
Doğum:
Chechelnik, Ukrayna, 10 Aralık 1920
Ölüm:
Rio de Janeiro, Brezilya, 9 Aralık 1977
Muhteşem bir rezalet: Doğuyorum.
   Gözlerim kapalı. Tamamıyla bilinçaltından ibaretim. Göbek bağını çoktan kestiler: evrende bağım kalmadı. Düşünmüyorum ama it'i hissediyorum. Gözlerimle körü körüne memeyi arıyorum: koyu bir süt istiyorum. Kimse istemeyi öğretmedi bana. Ama istiyorum. Gözlerim açık, tavana bakar hâlde uzanıyorum. İçerisi karanlık. Titreşen ben çoktan şekillendi. Ayçiçekleri var. Uzun başaklar. Ben varım.
   Zamanın sığ gürültüsünü duyuyorum. Dünya aldırmadan şekilleniyor. Duyabiliyorsam bu, zamanın oluşmasından önce var olduğum için. Bilincim hafif ve şimdi hava. Havanın ne zamanı ne mekânı var. Hava her şeyin var olacağı bir lamekân. Yazdığım her şey havanın müziği. Dünyanın oluşması. Yavaş yavaş olacak olan yakınlaşıyor. Hazır olan var. Gelecek ileride ve geride her iki tarafta da. Gelecek her zaman var olmuş ve olacak olan. Zaman ortadan kalksa bile mi? Sana yazdığım şey okumak için değil- var olmak için. Meleksi benliklerin trampetleri yankılanıyor zamansızlıkta. İlk çiçek havada açılıyor. Yeryüzü olan yer şekilleniyor. Geriye kalan hava işte, geriye kalan daimî bir değişimdeki yavaş bir yangın. ''Daimî'' sözcüğü yok mu yoksa, zamanda olmadığından? Ama patlama var. Ve benim varlığım da var olmaya başlıyor. Zaman başlıyor mu?
   Bir anda fark ettim ki yaşamak için düzene ihtiyacı yok insanın, takip edilecek bir motifin kendisi de yok zaten: doğdum.
''Kendimden ve senden azade bir şey inşa ediyorum —bu benim ölüme varan özgürlüğüm.''
'Sesim senin sessizliğinin uçurumuna düşüyor. Bu sınırsız sessiz alanda kanatlarımı açıyorum ben, özgürce yaşamak için..''
Dünyanın görünür bir düzeni yok ve sahip olduğum tek şey nefesimin düzeni. Kendimi olmaya bırakıyorum.
Anlamlı olabilecek şeylerle yaşayanların korkunç sınırlarına hapsedilmek istemiyorum. Hayır istemiyorum bunu: uydurulmuş bir gerçek istiyorum.
Clarice Lispector Brezilya edebiyatının en önemi yazarlarından biridir. G.H'de bana göre Groteks bir kadın kahraman olmasının yanında melekler arasında bir insan, okuyucuyu gerçek dışılıklar topluluğu arasında fizyolojik ve felsefi eylemlerden geçen, sorgulayan, sorgulatan, birbirine karışan ve ayrık yaşamlardaki derin düşüncelerin tasvirini rahatsız edici gerçekçi önermelerle kitabı okuyan her kişinin bir şekilde hayatına dokunacak cümleler yardımıyla dokunuyor. 

Kitabı okurken beni bu özelliklerinden dolayı son derece sadakatsi, son derece saydam, sağlıksız bir ruh hali, kendime olan saygınlığımdan, özellikle kendime olan saygınlığımdan bir varlıkmışım gibi hissetmeme neden oldu. 

Clarice Lispector çok farklı bir yazar, bu değişmez bir gerçek. Buna karşılık, Clarice Lispector'un farklılığı bir sır, gizeminden ötürü rahatsız edici, çünkü hiç bir açıklaması yok. 

Kitabı tavsiye ediyorum. Şunu da belirtmek isterim ki kitabı okumak bozuk süt içmek gibi... Ama yine de tadı çok güzel...
Kısaca bu metni bir kadının (aslinda hiç varolmayan bir kadının ) kadere ve alın yazısina rağmen artık zamanı gelmiş son bir çabası olarak görebiliriz.

Çok seven bir kadının Tüm içten tutkusuna rağmen , Kaygı, dehşet, kendi iç sesi ile ( monolog ) kendisine ait bir fantastik dünyayla beraber büyüleyici derecede insanı etkileyen sözcüklere sahip , sözcüklerin gücünün yardımıyla kötümser , çileci bir bakış açısı ile anlattığı Aynı zamanda tutkuya sahip bir inanç' ın , miyadini doldurmuş bir ömrün varolma çabası sonucu etrafını saran bir uykuda ki bir rüya, bir anlık ışımada hakikatin belireceğini duyumsayan bir ruh yapısı içersinde geçen inançsız bir ömrün kendini yaşamdan ölümden tercihlerden ibaret bir dünya kurarak Her seçimin aslında bir vazgeçiş olduğunu anlatan bir edebi elvedadır...

Bu kitabı büyük bir ilgi ve beğeni ile okusam da bana nedense Fado tarzı bir müzik ' te geçen bir ağıt gibi de geldi. (Fado, 19. yüzyıldan günümüze kadar uzanmış bir Portekiz halk müziği türüdür. Fado'nun tam bir çevirisi olmamakla beraber, kelime anlamı kadere veya alın yazısına yakındır.) Kitabı okumayı düşünenlere, kitabı okurken Fado dinlemelerini tavsiye ederim.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Kitap alışagelmiş kalıpların dışında , kuralsız bir şekilde yazılmış. Varlık , yokluk , yaşamak ve ölmek .Bu dört kavram etrafında kitap monologlarla , sessiz çığlıkla ilerliyor. Kitabın başından sonuna kadar nesneler , renkler , resimler , çiçekler , meyveler ve müzik imgeleri kullanılmış. Yazar şahit olduğu anlarda konuşamadıklarını , sesli olarak dile getiremediklerini , acılarını , sancılarını , eleştirilerini , anlamaya çalıştıklarını bir mektup yazar gibi dile getirmiş. Kitabı okurken zorlandım, anlamaya çalıştım. İçim daraldı. Belki de bu tarza alışkın olmadığım için olabilir.
Tavsiye konusunda kararsızım çünkü herkesin beğenebileceği tarzda bir kitap değil. Monologlarla devam eden kitapları sevenler beğenebilir .
Clarıce LISPECTOR – Yıldızın Saati

Edebiyatın büyülü ismi, olağanüstü bir yazar, Clarice Lispector.

Edebiyat yolunuzu Nirvana’ya çıkarmak istiyorsanız Lispector ile tanışma zamanınız gelmiş demektir. Darma duman etti beni. Nefessiz bıraktı, nefes aldırdı sonra yine nefessiz bıraktı sonra yeniden nefes verdi. Kesinlikle edebiyatın en güçlü kadın yazarlarında, ‘’Dişi Kafka’’ diye boşa dememişler.

‘’Yıldızın Saati’’ Lispector’un son eseri ve söylendiği kadarı ile de en sarsıcı eseriymiş. Kozmopolit bir karakter olan Macabea’nın hikayesi. Fakat birden fazla baş kahramanın olduğu uç bir eser… Clarice Lispector sizi karşısına oturtup tek bir söz bile diyemeceğiniz bir konuşma sürdürüyor. Bu eşsiz hissi veriyor kitap. Ağzınızı açamıyorsunuz çünkü görmek istemediğiniz her şeyi size tüm çıplaklığıyla gösteriyor. Eliniz kolunuz bağlı azar işitir gibi okuyorsunuz, elinizden de bırakamıyorsunuz. Unutmayın, karşınızda çok akıllı bir yazar, çok akıllı bir kadın var. Kitabı okurken bazı cümlelere takılıp kalacak, üzerinde derin derin düşüneceksiniz. Her şeyden önce Lispector çok garip bir kadın. Kelimeleri kırbaç misali, cümleleri yutkunma sebebi.

Of sen nasıl bir kadınsın Lispector. Ne güzel bir kalemin var. İyi ki erkenden tanıdım ve sevdim seni. Mükemmel bir detaysın Lispector

Sessiz çığlık atmaya hazır olun. Size sessiz bir çığlık attıracak, sessiz bir fotoğraf çektirecek.

Efsane bir yazara hazır olun. Okuyun ve okutun. Satır satır, sindire sindire okuyun ve okutun…

Herkese Lispectorlu okumalar dilerim edebiyat sever güzel insanlar.
CLARICE LISPECTORYaşam Suyu Zamanın atomlarına sahip olmak istiyorum.Doğasında kavramanın yasak olduğu şimdiyi kavramak;şimdi kayıp gider,an da öyle ve ben tam şu saniyede sonsuza kadar şimdideyim.

Kırılgan,anın parçalarını kadar bölünmüş,zamanın içinde büyüyen ve zamanın içinde yer alan.Bir başlangıcı yakalamaya çalışan.
Ben diyorsam “sen” ya da “biz” ya da “biri” demeye cesaretim olmadığından,kendimi tevazuyla kişiselleştirmeye itiliyorum ama aslında ben senin olduğunum.
Ne olduğuna bakmadan doğan herşeyi yaşamak dışında;neredeyse hatalarımdan bağımsızım.Özgür atın dörtnala koşmasına izin veriyorum.Heyecanla koşar adım yürüyen ben,sadece gerçeklik sınırlandırıyor beni.
Özgür müyüm?Hala beni tutan bir şey var.Yoksa ben mi onu tutuyorum.Şuda var;tam olarak bağımsız değilim çünkü herşeyle bütünlük içindeyim.Üstelik bir kişi her şeydir.Taşıması güç değildir çünkü taşınamaz:her şey o. Kendimim ben.Ama aynı zamanda şahsi olmayanın gizemi var,it(zamir/O) dediğim şey işte

Clarıce lıspector,belli bir karakteri belli bir kurgusu olmayan,İt’in varolma,İt’i yaratma çabaları içinde bir kitap yaratmış.Kendi kendini yaratan bu yaratılışta renklerden,çiçeklerden,resimden,müzikten medet ummuş.Umduğunu buluşmuş,varolmuş mu?Belli bir süre bu imgelerle gidiyor.
Hisseden öz.Ve bu şey çoşku veriyor bana,Hayattayım.Bir yara gibi,bedende bir çiçek,hüzün dolu kanın yolu açıldı içimde.
Bugün kırmızı,sarı,siyah Ve biraz da beyaz toprak boyası kullandım.
Cümlelerin dokusunda iflah olmaz bir yalnızlık,hüzün,sorgulama,birbirinden çetrefilli görüş Ve görüntü var.Var olmak mı?Yok olmak mı?Yaşamak mı?Ölmek mi?İkileminde sorgulanıp durulan iç ses(monolog) yazılmış bir kitap.Üçüncü kitabını okumaya cesaret edemedim.Yoruldum çünkü,ancak araya başka kitaplar sokulup,düşünceler durulaştıktan sonra okunur.
Fantastik bir dünya çevreliyor beni ve ben oluyor. Küçük bir kuşun çılgın şarkısını duyuyorum, parmaklarımın arasında kelebekler eziyorum. Bir kurdun yediği elmayım. Orgazmik kıyameti bekliyorum. Ahenksiz bir böcek istilası sarıyor etrafımı, bir gaz lambasının ışığıyken ben. Sonra da olayım diye çok ileri gidiyorum. Bir trans hâlindeyim. Çevremdeki havaya nüfuz ediyorum. Nasıl bir ateş: yaşamayı durduramıyorum. Bu hissettiğim, düşündüğüm, yaşadığım her şeyi kalınca sarmalayan, yoğun ve olduğum her şeyi bana ait ama yine de dışımdaki bir şeye dönüştüren sözcük ormanında. Kendimi düşünürken izliyorum. Merak ettiğim şu: düşüncenin bile ötesinde olan o içimdeki şey kim? Sana yazıyorum çünkü bu, tevazuyla kabul etmem gerekecek bir meydan okuma. Kendi hayaletlerim üşüşüyor içime, bir de efsanevi ve fantastik her ne varsa yaşam doğaüstü.
Yazdığım da bir ıslak sis. Kelimeler orgun müziğiyle kesişen, sarkan, bağlanan, dönüşen, eşit olmayan gölgelerden ilham alan sesler. Karşı perdesi acının kalın sesinde olan, canlı ve zengin, marazi ve karanlık, o ağdalı kelimeleri haykırmaya zor cüret ediyorum.

Sırf bunun için, tabii birde tavsiyeler var...

Yazarın biyografisi

Adı:
Clarice Lispector
Unvan:
Yazar
Doğum:
Chechelnik, Ukrayna, 10 Aralık 1920
Ölüm:
Rio de Janeiro, Brezilya, 9 Aralık 1977

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 29 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 39 okur okuyacak.