Büşra

“Sonra nasıl oldu bilmiyorum, bu hale geldim. Boşaldım, tükendim. Arkadaşım kalmadı. Onları belki de ben kendim bıraktım. Kendime hesap sormaktan korktuğum icin eski günleri hepten unuttum. Böylece tükendim."
Sayfa 51 - Yapı Kredi Yayınları
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Uzun çabalar sonucu artık anlamış bulunduklarını hiç anlamamış olmayı, anlamadıklarını zaten konuşmamayı, "hayat tecrübesi" denen şeyin değerinden kuşku duyduğu, bu yüzden de bu ayrıcalığı hiç kullanmamayı yeğlediği için olgunlaşacağına çocuklaştığı, çocuklaştığına aldırmadığı bir çağdaydı zaten. O karıştırdığı yıllara özlem mi duyuyordu, yoksa onları bir an anımsamanın dehşeti içinde miydi, bunu bile bilmiyordu.
Sayfa 13 - Yapı Kredi Yayınları
Alıntı
"Ben konuşurdum, o anlardı, cevap vermezdi. Çünkü zaman zaman Fransızca konuşmak zorunda kalırdım. Nasıl anlatsam... Bazen her şey çok kötü oluverirdi. İnanmayacaksın ama, şimdikinden de kötü. Anlayamamak, çözümleyememek... Anladığını ya da anlamadığını sanmak... Anladığını anlatamamak, anlamadığını anlatmaya uğraşmak... Sözcükler yetmezdi. O zaman Fransızca konuşurdum."
Sayfa 13 - Yapı Kredi Yayınları
Alıntı
Shakespeare bir oyununda, “Kendini ihmal etmek, kendini sevmekten daha büyük bir günahtır,” der.
Sayfa 83 - Kronik Kitap
Alıntı