#kösemsultan kitabı için ne desem az kalır. Uzun zamandır beni bu kadar sarsan bir tarihi roman olmamıştı. Yazarın anlatımı öyle canlı ki, sayfaları çevirirken sanki o eski sarayın koridorlarında yürüyormuşsunuz gibi, tozu toprağı yüzünüze vuruyor resmen.
En çok Kösem’in yolculuğu etkiledi beni. Düşünsenize; Rum diyarından gelmiş, masum, çıplak ayaklı bir kızsınız… Saraya Hatice adıyla giriyorsunuz ve bir bakmışsınız, koskoca imparatorluğun en güçlü kadınısınız. Yazar bu dipten zirveye yükselişi öyle güzel anlatmış ki, her şey gözünüzün önüne geliyor ve hiç sıkılmadan okuyorsunuz.
Sultan Ahmed dönemi özellikle favorim oldu. Kösem’in henüz gücün karanlık tarafına bulaşmadığı, olayların daha masalsı ilerlediği zamanlar… Okurken yüzümde hep tatlı bir gülümseme vardı.
Ama sonrası… İşte orada olaylar sertleşiyor. Gücün yavaş yavaş Kösem’i nasıl değiştirdiğini, nasıl başka birine dönüştürdüğünü görmek insanı gerçekten sarsıyor. Genç Osman’ın o acı sonu, şehzade katliamları… O bölümlerde bir yandan sinirlendim, bir yandan içim cız etti.
Ahmed’den sonra IV. Murad’ın tahta çıkışıyla işler tamamen değişiyor. Kösem artık sadece bir eş ya da anne değil; çocuk yaşta padişah olan IV. Murad ve torunu IV. Mehmed dönemlerinde devleti yöneten kişi haline geliyor. “Naibe-i Saltanat” olarak neredeyse yarım asır boyunca imparatorluğun kaderine dokunmuş bir kadın…
IV. Murad’ın yasaklarını biliyordum ama bu kitapta daha detaylı görünce bir tuhaf oldum. O baskıcı dönem, arka arkaya yaşanan katliamlar… Halkın nefes alamadığı bir İstanbul… O bölümlerde sinirim tavan yaptı. İster istemez de şu soru geldi aklıma: Bu gaddarlığı Kösem mi besledi? Yoksa Sultan Murad zaten böyle biri miydi?
Ve elbette olayların en acı taraflarından biri: Kösem’in torunu IV. Mehmed’in annesi Turhan Sultan’la girdiği o büyük otorite savaşı. Sonunda Osmanlı tarihinde öldürülen tek valide sultan olarak anılması…Ne kadar acı bir son. Böyle bir sona rağmen tarih sahnesinde bıraktığı etki çok büyük ve kolay kolay unutulmayacak kadar derin.
Bir kadının tarihe nasıl yön verebildiğini, ama aynı zamanda tarihin de o kadını nasıl tükettiğini gösteren en güçlü örneklerden biri oldu.
ŞİDDETLE TAVSİYE