·216 syf.····Okunma: 16 Mart 2026 20:38 Öncelikle bu bir yorumdan daha çok kendi iç dünyamla harmanlanmış bir kitap incelemesi olucak. Hemen hemen Veronika nın yaşlarındayım hayattan çoğu zaman keyif alsamda hep bir donuk ve tepkisiz bir ruh halindeyim. Sevgi gördüm,empati gördüm, paylaşmayı gördüm. Ama sanki birşeyler hep eksik. Kendim olamamış gibiyim, kendi sesimi kendime duyuramamış gibi. fiziksel bir varlık ama ruhsal bir hiçlik. Kendimi bu noktada hafiften Veronika gibi hissediyorum ama hiç intihar gibi bir düşüncem olmadı sanki o ruhsallığımı bir komaya sokmuş ve bu yüzden öyle bir düşüncem olmamış gibi. Bazen zamanın nasıl da hızlı geçtiğinin aşırı farkında oluyorum ve zamanımı kendi umutsuzluğuma harcamak bir israf gibi geliyor. Veronikada ise bu durum farklı. O bir haftalık zaman diliminde her an ölümün kendisini bulabileceğini düşündüğü için her saniyesini yaşamaya adıyordu, kendisi bunun farkında olmasa bile. Aslında ölüm bize sandığımızdan daha yakın. Her birimiz bir veronikayız. Ölüm her an bizi bulabilir illaki kalp ile bir sorunumuzun olması gerekmiyor zamanın ne kadar hızlı geçtiğini bilmemiz için. En basitinden deprem 10 saniye önce vardın 10 saniye sonra yoksun. Çok sevdiğim bir animasyon var. Kung fu panda diye
Orada şöyle bir replik var.
"Dün artık tarih oldu
Yarın ise bir bilmece
Ama bugün sana hediyedir
Bunun kıymetini bilmek gerekir"
Bu kitapla çok uyumlu bir alıntı bence onun dışında başka bir yorum yapacaksam yazar kitapta panik atağı çok güzel bir şekilde tasvir etmiş ben kendim hiç yaşamadım ama okuduğumda o paniği korkuyu bir nebze olsa da hissedebildim.
Kitabın trajik bir sonla bitmesini bekliyordum ama benim görüşüme göre mutlu bitmesi güzel oldu.
incelememdeki son sözlerime gelecek olursak
Dünya kötü insanlar kötü ve bazen biz de kötüyüz
Ama dünya bazen de iyi, karşımıza iyi insanlarda çıkıyor o yüzden sadece anı yaşamaya bakın.