Bu kitapta acı, kemikten kalbe doğru ilerliyor.
Bir çocuğun kemiği değil, umudu tedavi ediliyor.
Ağrıdan çok, taşıyamadığı yükler için susuyor.
Ve insanın en çok, sağlıklıların dünyasına uzaktan bakarken kırıldığını anlatıyor.
İnsana, iyileşmesi gereken şeyin her zaman beden olmadığını fark ettiriyor.
Romanın sonunda ayağın kesilmemesi aslında bir mutlu son değil; daha çok bir rahatlama anı.
Çünkü çocuk, hastalık sürecinde zaten çocukluğunu, güven duygusunu ve hayata kayıtsızca bakabilme hâlini kaybetmiştir.