İçimde bir tuhaflık…
Puan vermedi·280 syf.··
2026 3. kitabı
Livaneli’nin kalemine zaten ayrı bir yakınlığım var ama bu kitapta kendimi gerçekten sevdiğim bir diziye başlamış gibi hissettim. Ne zaman ara versem aklım hikâyede kaldı, tekrar elime almak istedim. Dili inanılmaz akıcıydı; yormayan ama yüzeyde de kalmayan o dengeli anlatımı çok sevdim. Okudukça o sakin ama yer yer de melankolik atmosferin içine girdim. Mehmet Arslan’ın yalnızlığı, kurduğu dünya ve anlattıkları bana huzurlu bir okuma hissi verirken alttan alta bir tuhaflık da seziliyordu ama bu tuhaflığın nereye varacağını hiç tahmin edemedim. Finale geldiğimde ise gerçekten ters köşe oldum. Hem gerildim hem de o ana kadar kurulan dinginliğe göre fazla keskin bir kırılma yaşadım. İlk anda bu geçişi kitabın genel ruhuna tam oturtamadığımı hissettim ve küçük bir hayal kırıklığı yaşadım. Ama üzerinden biraz zaman geçince bunun bilinçli bir tercih olduğunu düşündüm. Çünkü hikâye beklediğim gibi, daha yumuşak bir şekilde bitseydi muhtemelen etkisi zamanla silinecekti. Şimdi ise içimde hafif bir huzursuzlukla kalan, düşündükçe yeni bir anlam kazanan ve kolay kolay unutamayacağımı bildiğim bir sonu var. Sanırım bu kitap bana şunu hissettirdi: Bir okuma deneyimi her zaman tamamen “içimize sinmek” zorunda değil. Bazen bizi rahatsız eden, gerilten, hatta küçük bir hayal kırıklığı yaşatan detaylar o kitabı zihnimize kazıyor. Ve ben şu an dönüp baktığımda, o keskin kırılmaya rağmen — hatta biraz da onun sayesinde — bu kitabı gerçekten sevdiğimi ve üzerinden uzun zaman geçse de aklımda kalacağını düşünüyorum …
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2024126,6bin okunma
·
21 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.