Dokunayım diye
Puan vermedi·320 syf.··
2026 4. kitabı
Nereden nasıl başlanır bilmiyorum.İçimden geldiği gibi yazmak istediğimde şunu söyleyip duruyorum: Böyle bitmemeliydi! Nasıl olur da böyle biter?! Nermin Hanıma haddim olmadan öfke duydum hatta. Ama diyorum böyle bitmeseydi de etkileyici olmazdı. Seni böyle etkilemez aklına, yalnız yaşamının bu keskin dönemine böyle mıhlanmazdı bu hikâye. O kadar üzüldüm ve öfkelendim ki devamını farklı yoldan getirmeyi, yapay zekaya yazdırıp kendimi avutmayı bile düşündüm. Yapmadım tabii bunu da böyle kabul etmem gerekiyordu, karakterlerle bağ kurmanın sorumluluğunu almam gerekiyordu. Yoksa onlar mı benim haberim bile olmadan benimle bağ kurmuştu? Sinsice sızarak hayatımın bu dönemine mi karışmışlardı? karşıma çıkıp nasıl olur da benim gözümü diktiğim, kalbime dokunan kelimeleri, ki anlamı sadece bende gizli olan o yakıcı kelimeleri, yazar böyle serpiştirip durmuştu…Yer yer gözlerim doldu, yer yer geçmişe ve geleceğe gittim. Epey gidip geldim. Geçmişin dehlizindeki insanlara bazen sakin sakin yüzlerine bakarak bazense o yüzleri yara yara rüzgâr gibi geçtim. Şimdiye gelmenin yolu bazen buydu. Yarmak, çarpmak, kaçmak…Başka türlü zorlanıyordum. Kelimelerin uzaklardan seke seke süratli neşeyle gelen vahşi bir kurşun gibi hayatımdaki insanların yüzüne, beklediğim o insanın yüzüne, kendi yüzüme, hayatın yüzüne, her şeyin iç mi iç yüzüne, en derinlerine saplanmasını öylece seyrettin. Esir alınmış bir mahkumun penceresinden yere doğru sızan cılız güneş ışığını seyri gibi seyrediyordum. Yıllar sonra yeniden bir kitaptan bu kadar etkilendim, evet. Yazıp çizerek içimi yeterince ve olabildiğince kıymetli döktüm mü bilemiyorum. Şimdi aşağıya sadece benim anlayacağım ve yıllar sonra baktığımda da yine ancak bu dönemimi, olanları, geçenleri ve geçmeyenleri hatta çoğu zaman içimi kanırtan mevcut halleri düşünerek anımsayabileceğim ya da böyle adım adım analizlere hiç hacet kalmadan direkt kalbimde hissedebileceğim bazı kelimeler ve bazı alıntılar bırakacağım. İçilen ot Şarap Rüzgar Hastalık Ameliyat Yaşamı seyretme hali Sırdaş olunan ayı Edremitin ikiz varlığı Yalnızlık Çiçeklenmek Sadi Seber Ben geldim Kaybetmek, kaybolmak ve bulmak. “Sonra yolun kenarına eğilip kusmaya başladım. Gelip ge­çenlerin şaşkın bakışlarına aldırmadan, kimseden utanmadan, midemden acı sudan başka şey gelmeyinceye dek uzun uzun kustum. Bir festival, bir doğum, bir diriliş gibi kükreye kükre­ye kustum. Bir müjde, bir ödül, bir şenlik gibi, kahkahalar atarak kustum.İşim bittiğinde, artık kafesini parçalamış,hür bir kuştum.” “ Her şey çok hızlı yaşandı. Bazen çok hızlı olur her şey. Bit­meyecekmiş gibi başlar ve sonra hiç başlamamış gibi biter.” "Ah, küçücük gemi, sulara attın şimdi kendini, delisin." Ezginin Günlüğü/Gemi Şaşkınlıkla karışık ağlayarak! "... bir başlangıç ya da son için bekleyip durmuştu." HaJin / Bekleyiş “Bir hayatım daha olsa, korkmadan dokunmak için yaşar­dım onu. Bir keklik beslerdim ellerimle, varsın uçsun sonunda. Bir çiçek büyütürdüm, varsın solsun sonunda. Bir omuz ısıtır­dım, varsın gitsin sonunda. Dokunurdum. Ben eriyene dek, o eriyene dek, biz hiçleşip karışıncaya dek bu derin boşluğa, dokunurdum.Ama yok bir hayatım daha.Bir hayat daha yok. Yok.”
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,5bin okunma
·
58 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.