Aslı Tohumcu ile Cevizin Şarkısı adlı kitabıyla tanıştım, biraz sert bir hoş geldin deme şekli oldu açıkçası. Kitap, merkezine "aile", "sır" ve "toplumsal ikiyüzlülük" kavramlarını alıyor. Ceviz ağacı, edebiyatta genellikle bilgeliği ve köklülüğü temsil ederken; Tohumcu’nun anlatısında bu ağaç, her şeyi gören, duyan ama susmak zorunda kalan bir şahide dönüşüyor.
Tohumcu, karakterlerini siyah ya da beyaz olarak çizmiyor. Her birinin zaafları, korkuları ve hayatta kalma çabaları var. Hikaye ilerledikçe, "mağdur" ve "fail" arasındaki çizginin nasıl bulanıklaştığını görüyorsun. Yazarın ustalığı, en rahatsız edici konuları bile edebi bir estetikle sunabilmesinde yatıyor.
Kitap bittikten sonra bana Erkeksiz Kadınlar ve Vejetaryen adlı kitapları düşündürdü.