Patricia Highsmith'e hayranım. Ortalama insanlardan farklı olanlara, sıradışı olanlara empati kurmamızı sağlıyor. Erdem, cesaret, özgürlük-esaret gib insanlık durumlarını ön plandaki hadiselerin arkasından derinden derine ruhumuza işliyor.
Bu romanındaki başkarakter, kendini suçlu gördüğü senaryolar hayal ediyor. Sosyal ilişkilerinde oyun oynadığını düşünüyor. Sorulan sorulara cevap verirken bir yandan da kurguladığı suç olaylarını tasarlıyor. Aklına gelenleri kaydettiği bir suç defteri de var. Bu şekilde, giderek hayali suçluluk duygusuna kapılır.
Bu durum, kendisinin, ondan uzaklaşan karısının ve gittiği yerde bulduğu sevgilisinin yaşamını, arkadaşları, hatta komşuları yaşlı kadınla ilişkisini öyle karmaşık, içinden çıkılamaz bir duruma getirir ki, en sonunda yaşlı kadın korkudan kalbine yenik düşüp ölür, karısı ölür, sevgilisi kaçmaya çalışır ama başkarakterin zorla verdiği uyku ilaçlarıyla zehirlenip ölür.