Okuduğum iki kitabından yola çıkarak distopik eserler üretmede usta olan Ishiguro bu sefer de fantastik edebiyata kolları sıvamış. Bana göre pek akıcı ilerlemiyor olsa
da kendisini bir şekilde merak ettirten bir kitap. Haliyle son sayfaya gelmeden de rahat nefes aldırmıyor. Fantastik romanlardan pek hoşlanmıyor oluşum aslında bu görüşümün arka planı.
Yaşlı Axl ve Beatrice çiftinin seneler önce köyden ayrılmış oğullarını bulmak üzere yola çıkışıyla roman açılıyor. Yolculuklarına zamanla ormanda gezinen ejderha tarafından ısırılmış Edwin, savaşçı Wistan ve efendisi Arthur’a ejderhayı öldüreceğine söz vermiş şövalye Sir Gawain ile devam ediyorlar. Her karakterin kitap üzerinde bir meselesi var ve hepsi aslında kendi ulaşmak istedikleri nihai hedefin peşinde. Bir yandan da öğreniyoruz ki ormanda gezinen bu ejderha köylere bir sis perdesi getiriyor. Bu duruma mukabil, unutkanlık normal hatırlamak ise güç bir hale gelmeye başlıyor.
Yaşlı çiftimiz sisin kalkması ile beraber neleri hatırlayacaklar ve ormandaki zorlu mücadelelerden sonra her bir karakterin akıbeti nasıl sonuçlanıyor kitabın sonunda.
Yaşlı çiftin kitap boyunca birbirine olan sadakati gülümsetirken bazı sayfalardaki ayrıntılar da okurken yordu. Tam filmi çekilecek bir kitap. Ejderha, savaşçı, orman ve atlatılan badirelerden güzel bir mizansen ortaya çıkacaktır.
Kazuo Ishiguro külliyatından bir kitabın daha üzerini sevinçle çiziyorum.