Puan vermedi·524 syf.····Okunma: 18 Mart 2026 21:11 Kitabın ilk bașlarında çok güzel sevildigi için Füsun'u kıskanırken, ortalarından itibaren hem Füsun'a hem de Kemal'e acımaya başladım.
Kitap boyunca en çok hissettiğim aşk değil, saplantılı bir şekilde psikolojisi bozulmuş bir adamın kadına ait eşyaları çöp toplayıcısı gibi toplama hikayesiydi. Bende film, kadın evli olmasına rağmen Kemal'in 8 yıl boyunca hemen hemen her akşam onların evine gitmesiyle koptu.
Evet tasvirler güzel, evet aşk güzel bir sey ama Kemal in aşkı değil. Kemal'deki zaten aşk değil. Kemal Füsun'un yanındaki kendini seviyor. Kemal, güzel bir kadın, herkesin hayran olduğu bir kadın tarafından seçilmeyi seviyor. Kemal, ağır narsist!
Kemal'in Füsun'a olan duygusu öyle bir noktaya geliyor ki, sevgiyle saplantı arasındaki çizgi tamamen siliniyor. Romanın kurgusu bilinçli olarak tetikleyici belki de bilemiyorum..
Ağır ve ayrıntılı bir șekilde ilerleyen, psikolojik derinliği olan kitaplar seviliyorsa mutlaka şans verilmeli ama bana Kemal'in "mıçmıç"lığından gına geldi.