9/10
·736 syf.··
2026 12. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2026 13:50
Spoiler içerir!!!!!!!! Yazar, İtalya Bologna Üniversitesinde, gösterge bilim (semiyotik) profesörüdür. Orta Çağ konusunda uzmanlığını kitabına yansıtmıştır.Kitabında Orta Çağ felsefe ve tarihini polisiye bir kurgu ile sunmuştur. Hristiyanlık ile ilgili ayrıntılı bilgiler verildiği için bazı yerler sıkıcı gelebilir. Kitapta yer alan Latince sözler ve bunların dipnottaki açıklamalarını okumak, kitabın okuma hızını biraz yavaşlatabilir. Okumaya uzun süre ara vermeden, sakin kafa ile okumanın elverişli olacağını düşünüyorum.Araya başka kitap almadan okudum. Belirli bir yerden sonra yazarın üslubuna alışıyorsunuz. Orta Çağ'da 14.yüzyılda (Dominikenler) ♡ Papa ile (Fransiskenler -William)♡ İmparator arasındaki erk savaşında ( İsa'nın yoksul olduğu, malının mülkünün olmadığı için kilisenin de yoksul olması gerektiğini savunan Fransiskenler ile İsa ve havarilerinin ortak mülkiyeti olduğunu iddia eden ve Fransiskenlerin bu görüşünü de "sapkınlık" olarak gören ,papanın krallar üzerindeki gücünü kaybetmek istemeyen Dominikenler arasındaki çatışma hali ) arabuluculuk yapması için İmparator tarafından görevlendirilen Baskerville'li William ile hem yazmanı hem öğrencisi olan, çömezi Adso'nun İtalya'daki bir manastıra gittiği sırada ,manastırda meydana gelmiş cinayeti çözmeye çalışmalarını anlatıyor . Kitabın anlatıcısı Adso'nun yaşlı halidir. Kitap, olayları 7 güne yayarak anlatır. Polisiye kısım bence romanı akıcı hale getirmiştir.Cinayetlerin kurgusunu güzel buldum, beğendim William bir yandan katili ararken bir yandan mensubu olduğu tarikatın "sapkınlık "suçlamasından kurtulması için diplomatik bir denge kurmaya çalışmaktadır. Manastırda gizemli bir kütüphane (labirent )bölümü var ve buraya girmek yasak. "Finis Africae" kütüphanenin içinde, manastırın kütüphanecileri tarafından, tehlikeli ve sapkın olarak görülen kitapların ,kimse okumasın diye saklandığı bölümdür. Rahip Jorge de Burgos, manastırın en yaşlı ve kör rahibi olup, mizaha, gülmeye ve bilginin yayılmasına düşmandır. Aristo'nun komedi üzerine kitabını gizleyerek ölümlere sebep olur .Ona göre mizah ve gülmek şeytan işidir. William bu kitabın kütüphanede saklandığını düşünüp kitabın peşine düşer. Jorge'ye göre eğer insanlar Aristoteles gibi büyük bir otoritenin gülmenin ve mizahın iyi bir şey olduğunu söylediğini okurlarsa artık Tanrı'dan korkmayacaklarını ,korku olmazsa kilisenin yıkılacağını düşünüyordur . William , Jorge'nin bu kitabın sayfalarının kenarına zehir sürdüğünü fark eder. Yasaklı bölmeye gelip ,gizlice kitabı okumak isteyenler ,bazı sayfaları birbirine yapışık olduğu için bu sayfaları açmak amacıyla parmaklarını ıslatmak için ağzına ve diline götürdükçe yavaşça zehirlenerek ölür. Bu bilginin hem aydınlatıcı hem de (bağnazların elinde) ne kadar öldürücü olabileceğini gösterir .Bilgi hem kurtuluş hem felakettir . William katilin Jorge olduğunu buluyor ama o sırada kütüphanede yangın çıkıyor ve Jorge zehirli kitabın sayfalarını yiyor. Yangın sonucunda kitaplar ,kütüphane ve manastır üç gün boyunca yanıyor . Eco, kitabın ismini " Gülün Adı"koyarken, ona göre ,gül çok fazla sembolik anlamı olan bir İmge olduğundan artık belirli bir anlama çekilmesi zor olan bir isim olmuştur. Genel olarak kitabı beğendim. Kitabin en sonunda yazar Eco'nun kitabın yazım aşaması ile ilgili açıklaması var. Aklımda kalanlar ,kadının şeytan olarak görüldüğü , Orta Çağ karanlığı beni çok ürküttü.
Gülün AdıUmberto Eco · Can Yayınları · 202015,9bin okunma
·
36 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.