Bu kitabı okurken içimde sürekli bir öfke vardı. Yapılan haksızlıklara, insanların çaresizliğine ve en çok da herkesin susmasına… Bazen bir roman okuduğumu unuttum, sanki gerçek bir olayın içindeymişim gibi hissettim. Güçlü olanın haklı sayıldığı bir düzeni görmek insanı çok yoruyor. Kitap bitti ama içimde bıraktığı o huzursuzluk hâlâ geçmedi. Bazı hikâyeler kapanmıyor, insanın içinde yaşamaya devam ediyor.”