Bir gece gökyüzünden düşen bir meteorun kasabanızdaki her şeyi değiştirdiğini düşünün… Onu araştırmaya cesaret eder miydiniz?
Hiçbir heyecanın, gizemin ya da maceranın uğramadığı bir yer düşünün: Ürperti Tepesi.
Alex buraya ilk taşındığında kasabanın oldukça sıkıcı olduğunu düşünüyordu. Ta ki bir gece zifiri karanlıkta Uğuldayan Bataklık Ormanı’na bir meteor düştüğünü görene kadar…
Merakına yenilen Alex, ormana gidip neler olduğunu araştırmaya karar verir. Fakat meteorun düştüğünü gören tek kişi o değildir. Baş Belası Oli, çalışkan Sophia, meraklı Mo ve mühendis adayı Riley de aynı olaya tanık olmuştur. Ormanda keşfettikleri şey ise hayal edebileceklerinden çok daha tuhaf ve ürkütücüdür.
Artık bu beşli, meteorla birlikte gelen gizemli yaratıklardan kasabayı kurtarmak zorundadır. Yoksa Ürperti Tepesi bir daha asla eskisi gibi olmayacaktır.
Bu kitap özellikle ortaokul seviyesindeki öğrenciler için oldukça ideal. Korku unsuru tam kararında; ne fazla ürkütücü ne de heyecanı azaltacak kadar hafif. Merak ve gerilim sürekli canlı tutulduğu için hikâye oldukça sürükleyici ilerliyor.
Okurken kendimi sanki heyecanlı bir korku-macera filmi izliyormuş gibi hissettim. “Sonra ne olacak?” merakıyla sayfaları hızla çevirdiğim bir kitap oldu.
Macera ve gizem seven ortaokul çağındaki okurların severek okuyacağını düşünüyorum. Keyifli okumalar...