Keşke gece yatmadan önce bütün endişelerimizi bırakabileceğimiz bir ağaç olsaydı... Siz ona ilk hangi kaygınızı emanet ederdiniz?
Bazı kitaplar vardır, kapağını kapattığınızda içinizde sıcacık bir his bırakır. Endişe Ağacı da benim için tam olarak böyle bir kitap oldu. Kitaptaki en sevdiğim şey ise Endişe Ağacı fikriydi. Dallarında farklı hayvanların yaşadığı bu ağaca, gece yatmadan önce gün içinde biriktirdiğimiz endişeleri bırakıyoruz. Böylece kafamızdaki kaygılar biraz olsun hafifliyor ve huzurlu bir uyku uyuyabiliyoruz. Düşüncesi bile ne kadar güzel, değil mi? Bence sadece çocukların değil, yetişkinlerin de zaman zaman böyle bir ağaca ihtiyacı oluyor.
Hikâyenin merkezinde Juliet adında, her şeyi içine dert eden ve çevresinde yaşanan olumsuzluklardan kendini sorumlu tutan bir kız çocuğu var. Anne babasının tartışmalarını bile kendi suçuymuş gibi düşünüyor. Sorun çıkmasın diye sürekli uyumlu davranıyor, kimseyi kırmamak için alttan alıyor ve "hayır" diyemediği için kendi isteklerini hep geri plana atıyor. Bir gün yeni odasının duvar kâğıdının altında gizli bir ağaç keşfediyor. Büyükannesinin anlattığına göre bu, bir Endişe Ağacı. Juliet de her gece uyumadan önce içini kemiren kaygılarını ve korkularını ağacın dallarındaki hayvanlara emanet etmeye başlıyor.
Kitap yalnızca kaygılar ve endişeler üzerine değil; arkadaşlık, zorbalık, aile içi sorunlar ve duygularımızı ifade edebilmek üzerine de güzel mesajlar veriyor.
Her şeyi içine atan, yaşadığı her sorunu kendi sorunu gibi gören ve kaygılarıyla baş etmekte zorlanan çocuklar için oldukça değerli bir kitap olduğunu düşünüyorum. Endişeli çocukları olan ebeveynlerin de mutlaka göz atmasını tavsiye ederim. Keyifli okumalar...