Puan vermedi·158 syf.····Okunma: 12 Şubat 2021 19:37 Zamanı Durduran Mısralar
Shakespeare, bu 154 sonede bize aşkın pembe yanaklar ve dudaklar olmadığını, aksine zamanın tırpanına direnen tek güç olduğunu söylüyor. Her bir soneyi okurken, yüzyıllar öncesinden gelen bir kalp atışını avucunda hissediyorsun.
Shakespeare, sevgilinin güzelliğinin solup gideceğini bilir ama bir çözüm de bulur: Şiir.
İnsanlar nefes aldığı, gözler gördüğü sürece
'Bu şiir yaşayacak, seni de yaşatacak' derken, aslında sevgisini kağıttan bir zırha büründürüyorr.
Körü körüne bir övgü yok burada. Kıskançlık, yaşlanma korkusu, ihanet ve hayal kırıklığı da en çıplak haliyle mısralardadır. Esmer Kadın'a yazılan şiirlerdeki karmaşık tutku, aşkın ne kadar yakıcı ve kusurlu olabileceğini de gösteriyor.
Mevsimlerin değişimi, güneşin bulutlar ardına saklanması... Shakespeare, insanın iç dünyasını anlatmak için de doğayı ustalıkla kullanıyor, bir soneyi okurken sonbaharın hüznünü ya da baharın coşkusunu teninde hissediyorsun.
Özellikle o meşhur 18. Sone Seni bir yaz gününe benzetsem mi? başladığında, insanın içini tuhaf bir sıcaklık kaplıyor. Şairin sevgilisini ölümsüzleştirmek için harfleri birer tuğla gibi dizmesi, gerçek sevginin ne kadar emek ve zarafet istediğinin kanıtıdır.
Aşk, değişenle değişen bir şey değildir
Ya da sarsılmaz bir fırtınada eğilen...