Puan vermedi·57 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Mart 2026 19:59 Babaya mektup kitabından yola çıkarak Kafka'nın duygu dünyasını ve bu dünyanın nasıl şekillendiğini incelemek istedim. 57 sayfalık olan bu mektubu babası Hermann Kafka'ya yazmıştır. Daha doğrusu babasına sözel olarak ifade edemediği şeyleri ona yazdığı mektupta ifade etmiştir. Kafka babasının onu küçüklüğünden beri baskıladığını, eleştirdiğini böylelikle hayatının neredeyse tümünü onun gölgesinde yaşadığını savunmaktadır. Belki de 4 kardeş arasında en çok Franz Kafka babasının gölgesinde kalandır. Aslında bu mektup bir yüzleşme isteğidir; duyulmak,görülmek ve anlaşılmak ister Kafka. Normal hayatında ,eğitim hayatında babasının izleri vardır ancak evlilik konusu en yaralayan kısımdır. Franz iki evlilik yapmıştır ama tabikii burada da babasının etkisi söz konusudur. Bunu ''Her iki evlilik girişiminin temelinde yatan düşünce tümüyle düzgündü: Bir aile kurup , bağımsız olmak.'' cümlesiyle açıklamıştır. bahsi geçen iki evliliğin ikisi de başarısız olmuştur. Çünkü o, Hermann Kafka gibi bir aile reisi, ebeveyn olmaktan korkmuştur. Babasının sevgi dili başkadır.; o başarısını ''Ben henüz on yedi yaşımdayken el arabasıyla köy köy dolaşmak zorundaydım.'' , ''Hepimiz tek odada yatmak zorundaydık.'', ''Yerelması bulduk mu , kendimizi mutlu sayardık.'' , ''Yeterli kışlık giysilerim olmadığı için yıllarca bacaklarımda açık yaralarla dolaştım.'' , ''Evdeb hiçbir şey gelmezdi,askerliğimi yaparken bile , dahası eve para yollardım.'' , ''Ama yine de, babam her zaman babamdı gözümde . Bugün kim bilir nasıl? Çocuklar ne bilir ki ! Bunları kimse çekmedi! Bir çocuk bunları anlar mı bugün?'' gibi cümlelerle göstermiş ve çocuklarını sanki bir kanuna uygun yetiştirmiştir. Fakat bu işe yaramanın aksine Kafka'nın neredeyse tüm hayatının içsel bir hesaplaşmayla geçmesine neden olmuştur ; bununla kalmamakla beraber Kafka , her zaman babasına minnet duymak zorunda kalmış, aynı zamanda babası onlara baktığı , babalık yaptığı, onları eğitimli büyüttüğü için suçluluk psikolojisine girmiştir . ''Beni oldum olası , senin çalışman sayesinde hiçbir yoksunluk çekmeden huzur , sıcaklık ve bolluk içinde yaşamakla suçlardın'' diye ekler. Kafka, babasının mükemelliyetçi , despot ve manipülatif biri olmasaydı her şeyin bambaşka olacağını savunur. Alıntılarımda paylaştığım Sevme Sanatı kitabında Erich Fromm çocuk-baba ilişkisine değinmiştir. Fromm Sevgi Kuramı bölümünde ''Baba,çocuğun öğretmeni, yaşamdaki yol göstercisidir. '' der . Ve ekler .''Baba sevgisi kazanılan bir sevgidir.Beklentiler gerçekleşmezse yitebilir. Baba sevgisinin doğasında yatan itaat , en temel erdemdir, itaatsizlik ise en korkunç günah. Bunun cezası ise baba sevgisinden yoksun kılınmaktır. ''. Kafka'nın babasıyla olan ilişkisi de bu sözle anlatılabilir. Hermann Kafka onu her zaman yetersiz görmüş , eleştirmiş, ve onu mükemmel olma çabasına sokmuştur. Ama unuttuğu bir şey vardır : Herkes gibi Kafka'da bir evlattır ve en nihayetinde insandır. Anlaşılmaya ihtiyacı vardır. İşte bir çocuğun babasıyla olan ilişkisi onun temelini inşa eder . Anlaşılan , görülen , var olduğunu hissettirilen çocuk bu hayata bir sıfır önde başlamaktadır.