·192 syf.····Okunma: 19 Mart 2026 23:38 Birkaç hafta önce, iki sayfa okuyup kitabın ağır dilini fark edince ertelemiştim okumayı, daha sakin kafa ile okumak için. Keşke geri almasaymışım elime :')
Şimdiye kadar okuduğum, dilinin ağır olmasının yanında, bahsettiği şeyleri bu kadar saçma ve yanlış bulduğum başka bir kitap olmamıştı. Ama ne yazık ki kitapları yarım bırakmaktan nefret ettiğim için bunalarak, sıkılarak okumaya devam ettim. Çeviride mi sıkıntı var, yazar mı saçmalıyor, ben mi anlayışı kıt bir insanım diye düşünüp durdum; kitabın üçte birini falan ancak anlayarak okumuşumdur. -Benzetme için özür dileyerek- Kitabın geri kalanı Sıcak Kafa dizisindeki "abuklama" gibi geldi maalesef :D
Nihilizmi savunan yazarımız kısaca ne yaşamayı seviyor ne de ölmeyi savunabiliyor. Tanrı fikrinden, yaşamı güzelleyen her şeyden, felsefeden, dinden, ideolojilerden nefret ediyor; doğmamış olmayı canı yürekten istiyor. Peki madem kendini açıklama çabanı felsefeden nasıl ayıralım sevgili Cioran? Hayattan bu kadar nefret eden bir insan, nefretini açıklamak için sayfalar dökerek neyi amaçlıyor? Ergenlik döneminden çıkamamış, söylenip duran bir insanı dinlemek gibi geldi bana. Ziyan olmuş bir hayat yaşamış yazarımız. Benim anladığım bu oldu maalesef. Tanıştığıma memnun olmadığım yazarlar listesine adını eklemek durumundayım...