Puan vermedi·112 syf.··Beğendi
· Duyduk, rüzgar efendi duyduk. Kış geliyor diyorsun. Hoş geldi, sefalar getirdi. Gökten ne yağdı da yer kabul etmedi? Sen de öyle delicoş esip durma. İşleme fakirin ciğerine. Sen söylemeden ağaçlar söyledi onu. Baksana dere boyundaki kavaklara, bir uçlarında kaldı yaprak. Sen bilir misin ne der o yapraklar? Kış geliyor der. Hem de en zorlusundan. #alıntı
Anadolu'nun zorlu coğrafyasında geçen hüzünlü bir hikaye Yılkı Atı... Yaşlanmış ve eskisi gibi işe yaramayacağı düşünülen Doru adlı atın, sahibi tarafından doğaya terk edilmesini konu alır. Bu durumun eski bir Anadolu geleneği olmasının yanında, insanın zor zamanlarda ekonomik şartlara boyun eğip, sadakat ve merhameti yok saymasını etkileyici bir şekilde ele almış yazar.
O kış, doğaya terk edilen Doru at için hiç kolay geçmeyecektir. Açlık, soğuk ve doğaya karşı verdiği mücadele, onun için ağır olsa da aslında bu terk ediliş tam bir özgürleşme hikayesine dönüşecektir. Kitap hem hüzünlü hem de umut verici. Aslında Doru'nun hayatta kalma mücadelesi, insanın yaşamda karşılaştıkları zor durumlara karşı mücadelesini de anımsatır. Bu yüzden Yılkı Atı, sadece bir atın doğaya terk edilişini değil, insanın doğaya, sadakat ve merhamete dair sınavını da anlatan harika bir eser...