Yılkı Atı

8,0/10  (140 Oy) · 
516 okunma  · 
105 beğeni  · 
4.416 gösterim
"Güçlü hırslı bir at kişnemesi ovanın dört bir yönüne dağıldı. Dağınık düzen otlayan sekiz on at başlarını kaldırdılar ve kulaklarını diktiler. (…) İçlerinde güçlü kuvvetlileri vardı. Kimi kahra uğramış zavallı kimi yılkının alışığı…" "hesaptan düşülmüş defterden silinmiş" roman kahramanı Doru Kısrak’ın yılkıya bırakılma öyküsü ve Orta Anadolu’nun ağır kış doğasında yaşama mücadelesi halk dilinin zengin sözcük ve deyimleriyle işlenerek şiirsel bir anlatımla ölümsüzleştirilmiş eşsiz bir yapıt olan "Yılkı Atı"; Abbas Sayar’ın Sekili’de çiftçilik yaptığı yılların gözleminden yola çıkılarak yazılmış ilk romanıdır. 1971 yılında TRT Roman Başarı ödülünü alan çok geniş okur çevresi olan "Yılkı Atı" romanı bir kez daha okurlarla kucaklaşıyor.
  • Baskı Tarihi:
    2013
  • Sayfa Sayısı:
    120
  • ISBN:
    9754374066
  • Yayınevi:
    Ötüken Neşriyat
  • Kitabın Türü:
Ilayda Caner 
07 Eyl 2016 · Beğendi · 8/10 puan

Anadolu insanını, Anadolu havasını anlatan kitaplarda hep Yaşar Kemal'i bulurum ben sebebini bilmem. Yılkı Atı'nın köyündeki insanları okurken de Anavarza betimlemelerine benzeyen betimlemelerle karşılaştım, samimiydiler, dürüsttüler, bir bir sevdirdiler Doru'yu bana, alıştırdılar; yeri geldi Doru'ya öfkelendim çoğu zaman İbrahim Ağaya besledim kinimi, Üssüğünoğlu ibrahim'e. Sonu ise bitirilmesi gereken şeklindeydi bana göre, diyemediğini yaptı yılkılık.
Mücadeleye tanık olmamın dışında kitabı okurken insanımın gözlemci ruhunu duydum kelimelerde, lafcılıklarını duydum, misafirperverliklerini, belki biraz merhametlerini, çaresizliğini duydum daha çok. Son cümlesinde bile kendi kendime şunu sordum İbrahim Ağa ister miydi Dorusunu bırakmayı yılkılığa? Karısıyla çocuğuyla yüz göz olmayı ister miydi? Köylünün lafından esirgemeye çalışır mıydı kendini, biliyordu doruyu yılkılığa bırakınca başına gelecekleri..
Bu kitap yalnızca bir atın çorak topraklardaki acımasız kışta gösterdiği kahramanlığın tanıklığını değil, Anadolu insanının hayal ettikleri ile yaşadıkları arasında ki zalim farklılığı da serpiştiriyor cümlelerinin arasına virgülleriyle eziyor kendini, noktalarıyla tanımlıyor.
Asil kısrak Doru, İbram Ağa, varın birlik olun yeneriz yoksulluğu da kışları da diyesi geliyor insanın yılkı atlarının verdiği mücadeleyi okurken.