Gönderi

Gündüz Şeytanları
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2025 68. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2025 22:30
Yazarlığının ilk döneminde Batı edebiyatı ve estetiğinden, ilerleyen yıllarında da geleneksel Japon kültüründen güçlü biçimde etkilenen Japon yazar Cuniçiro Tanizaki’nin ‘Gündüz Şeytanları’ kitabı, onun erken dönem eserleri arasında yer alır ve yazar karanlık arzu, saplantı, ahlaki ikiyüzlülük temalarını en çıplak hâliyle ortaya koyar. Kitabın adında geçen ‘gündüz’ kelimesi, kötülüğün gizli ya da sadece geceye ait olmadığını; aksine toplumun gündelik, sıradan yüzü içindeki varlığını ima eder. İnsanın yapabileceklerinin bir sınırı olmadığını anlatır bana göre Tanizaki. Ve insanın gördüğü ya da duyduğu her şeye sorgulamadan inanmaması gerektiğini… Olaydan çok, psikolojik gerilimi öne çıkarır. Anlatı ilerledikçe okur, karakterlerin toplumsal rollerinin bir maske olduğunu fark eder. Tanizaki, şeytanların gece değil, aydınlıkta yaşadığını anlatmaya çalışır aslında. Toplumun ahlak normları, bireyin içindeki karanlığı bastırmaz, sadece gizler. Bu nedenle, kötülük daha tehlikeli bir boyuta ulaşır. Modernleşme, özgürlükten çok ahlaki bir boşluğun oluşmasına neden olur. Karakterleri yargılarken değil, onlarla yüzleşirken bulur kendisini okur. Tanizaki’nin kullandığı soğukkanlı ve mesafeli dil şiddeti daha sarsıcı kılar. Huzursuz edici bir farkındalıkla baş başa bırakır okuru. Gündüz Şeytanları, kötü insanları değil, insanın içindeki kötülüğü anlatır. Şeytanlık, istisna değildir, bastırılmış arzularla yaşayan herkesin potansiyelidir. Hiç kimseyi tanımanın mümkün olamayacağının altını çizdiğini düşündüğüm, şaşırtıcı bir sonla okuru buluşturan bu ince romandan işte bir alıntı: “İnsan birine acıyorsa ondan nefret edemez.” (s. 100)
Edebiyat & Roman
Gündüz ŞeytanlarıCuniçiro Tanizaki · İthaki Yayınları · 2025203 okunma
·
37 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.