Ne mutlu o kimseye ki şehadeti samimiyetle elde eder; kan aktığında günahlar silinir.
Çiçekler kokularıyla nasıl güzelleşirse, onun yaralarından misk gibi koku yayılır.
Ruhları, nimet içindeki kuşların kursaklarında barınır; orada yaşar ve gelişir.
Onlar için cennette makamlar, dostluklar ve artan nimetler vardır.
Onlara ölüm dokunmaz, kabirde fitne yoktur; sorguya çekilmezler, ezilmezler.
Samimi şekilde şehit olan ölmez; haydi o hayata yönelin.
Allah yolunda parçalananlar, demirlerle bağlanıp çivilenseler de…
Etleri kemiklerinden ayrılsa, başları parçalanıp dağılsa da…
Yine de daha fazla acı çekmeyi isterler; çünkü gördükleri nimetler büyüktür.
Allah onlara ‘Dileyin’ dediğinde, dünyaya dönüp tekrar şehit olmayı isterler.
Azimle yürüyün, cihad meydanlarını hatırlayın.
Kardeşleriniz atlarını hazırladı; Kabil’den, farklı beldelerden geldiler.
Mısır’dan, Cezayir’den ve diğer ülkelerden gelenler var.
Yemen’den, Irak’tan, Şam’dan yiğitler çıktı.
Kimisi öldü, kimisi bekliyor; sözlerini değiştirmediler.
O kalelere ve yola çıkanlara çağrım var:
Cihada gidin; ya Allah yolunda ölün ya da galip gelin.
Düşmanlarınızı korkutun; Kudüs ağlıyor ve düşman azdı.