Bu sahnede, Sevgili(Allah)'ye olan aşkını ve bağlılığını kanıtlamak için yıllarca şiirler yazan ve bunları kalbine yakın tutan divane bir şair gösteriliyor.
Ancak ani bir arzu anında suda bir nar görür ve peşinden atlar; bunu yaptığında tüm yazıları mahvolur ve kaybolur. Bu durum onun,bir anlık arzu uğruna ne kadar çok aşk kaybedildi;diye haykırmasına neden olur; çünkü fevri bir eylemin, hakkında yazdığı her şeye ters düştüğünü fark eder.
Bu sebeple yıkılır ve şöyle der: Evrendeki en küçük yaprağın en ufak titreyişini bile okuyabilen Sen, kalbimi okumak için benim yazıma ihtiyaç duymazsın.
Yani, Sevgilinin onun şiirlerine ihtiyaç duymadan, içinde ne olduğunu zaten bildiğini anlar. Sahne, tek bir arzu anının bir insanın bağlılığını nasıl etkileyebileceğini ve sevgilerinin sadece sözlerinde mi yoksa gerçekten kalplerinde mi olduğunu nasıl sorgulatabileceğini basitçe gösteriyor.
daniyaxsyeda
Yeryüzü bütün genişliğine rağmen başlarına dar gelmiş, sıkıntıdan patlayacak gibi olmuşlardı. Sonunda Allah’a sığınmaktan başka bir çare olmadığını anlamışlardı.
(Tevbe 118)
Yarın Arefe!Bu fırsat gününü oruçla geçirmeyi ve sabah namazından itibaren teşrik tekbirlerimizi yerine getirmeyi unutmayalım..🌙
Arefe günü sabah namazından itibaren bayramın dördüncü gününün ikindi namazına kadar, her farz namazının arkasından birer defa "Allahu ekber Allahu ekber, Lâ ilâhe illallahu vallahu ekber. Allahu ekber ve lillahi'l-hamd" diye tekbir getirilir ki, buna "teşrîk tekbiri" denir.
Hiçbir takvimde yer almayan o Gün...
Aşkla ağırlaşmış bulutlar
Üzerime çılgın bir bereketle yağdı.
İçimde, ruhum sırılsıklam oldu.
Etrafımda, çöl bile yeşerdi.