Eveett, öncelikle incelemem sohbet havasında bir inceleme olacak canlar, bundan ötürü bazı ifadeleri farklı benzer örneklerle bağdaştırarak size bir inceleme sunacağım umarım faydalı olur...
Öncelikle neden böyle bir başlıkla başladın?Eserle başlığın ilişkisi nedir? Ruh kalbin nasıl ev sahibidir? Kalbi, şeytana kiralamak ne demek, neden böyle ifade kullandın? Vb. sorular sorduğunuzu duyar gibiyim, eğer dile getirmiyorsanız bile kalbiniz bunu zikrediyor. Akıl dile emrediyor ve dil sonuçluyor. Aslında ufaktan bir ipucu verdim ;)
Kalp nedir?
Kalp, hem düz hem çizgili kastan oluşan (myocardium), dört odacıktan oluşan (iki kulakçık, iki karıncık) üst odalar toplardamarlar ile kanı büyük odalara aktarır. Büyük odalar (iki karıncık) bu kanı ilgili organlara ileterek kanı vücuda pompalamaktan görevlidir. Yani bir kas, vücuda gerekli oksijenli kanı pompalayan diğer doku ve organları besleyen bir organdır. Bu işin tıbbi terminolojik kısmı, bu fizyolojiye girersek çıkamayız uzun uzun anlatmanın bir anlamı yok. Bundan ziyade kalp sadece bir et parçası değil, bedenin hükümdarıdır. Nasıl yani? Bedenin yöneticisi beyin değil mi? Dediğinizi duyar gibiyim.. Evet beyin bedenin yöneticisidir, o bedeni canlı tutan ruhtur. Ruhun beyni ise kalptir. Zinciri kuracak olursak; Kalp ruhun, ruh bedenin, beyin ise bedenin yöneticisidir. Her şeyin başı hükümdarı kalptir. Kalp ruhun aklıdır. Hani derler ya, hastanın beyin ölümü gerçekleşti. Organlar iflas etti. Yaşamasının bir mânâsı yok. Ne dersiniz fişi çekelim mi? Kalp de insanoğlunun beynidir. Bedeni, ilmi, niyeti, hedefleri, nefsi vb. yöneten bir hükümdardır. Eğer o hükümdar düşman olan şeytan ile işbirliği yaparsa düşman toprağıyla anlaşma yapan bir devlet misali halkın refahını bozar. Halktan izahatim yani niyetleri bozguna uğratır. Ruh
Mutlaka her insanın kütüphanesinde bulunması gereken kitaplardan biri.Kalbi anlamak bilmek ve tuzaklara karşı dikkatli olmak gerek..Faydalı oldu Allah razı olsun
Kalbimizi nasıl temize çıkaracağımızı, nefsimizle nasıl baş edeceğimizi, ilahi aşka giden yolda neler yapmamız gerektiğini ve aslolanın manevi olgunluğa erişmek olduğunu okuyucuya aktaran rehber bir eser. Manevi dünyamızı nasıl anlamlandırıp, nasıl çözümleriz, Kalp, Ruh, Nefs ve Akıl zincirini nasıl bağlarız... Oldukça doyurucu ve yol gösterici anlatıların olduğu kitabı severek okudum. Gazzali'nin daha önce de kitaplarını okuduğum için dil anlatım hususunda zorluk çekmedim. Din terminolojisine az çok hakim olanlar zorlanmadan anlayabilirler. Açık, açıklayıcı, net bir kitap.
*Kalbin farklı durumlarını insanların anlayışına yaklaştıracak şekilde birtakım örneklerle açıklıyor.*
Ölümle ilgili çok dikkat çekici bölümler var. Fiziki olark hayatın son bulmasından ziyada kalbi öldüren haller üzerine çok başarılı öğretiler bulunuyor.
Vesvese, hırs, haset gibi şeytandan ileri gelen durumları neden yaşarız? Bu durumları kalpten nasıl uzak tutarız?
Ölmeden önce ölmekten nasıl sağ çıkarız?
Etkisinde kalarak okuduğum ve eğitime aç yönlerimin olduğunu farkettiğim bir tasavvuf kitabını bitirmiş olmak beni mutlu etti.
Ramazan boyunca listeme eklediğim Tasavvuf eserlerinden sonuncusu oldu. Ama iyi bir Gazzali okuyucusu olmak için daha yolun çok başında olduğumu hissettim. Gazzali'nin eserlerini anlamak için önce Gazzali'nin felsefesini anlamak lazım belkide.
Hülasakelam okuyun, okutun, tavsiye edin. İnsanın içi dışından değerlidir. Kalbi her şeyden değerli...
Kalbin Halleriİmam Gazali · Sufi Yayınları · 2025498 okunma
"Günah kalplere nüfuz eden bir şeydir." "İyilik, sana fetva verseler de kalbinin tatmin olduğu şeydir."(Hadis-i Şerif)
İmam Gazzalinin kalbin halleri eseri; iyiliğin, kötülüğün, sevabın, günahın kalbin içinde olduğunu, şeytanın ve nefsin kalbi ele geçirip insanın kendisine zulüm etmesine karşı koymanın inceliklerini anlatan bir eser.
Dilden çıkan önemlidir fakat asıl önemli olan kalp kendi isteğiyle mi söyledi? Bu yüzdendir ki diliyle tasdik edip kalbiyle tasdik etmeyen Allah katında münafıktır. Allah nefsimize sahip olanlardan, şeytana uymayıp karşı koyanlardan eylesin.
Okuyacak olanlara iyi okumalar tavsiye ederim.
Müthiş bir kitap, aşırı beğendim. Muhtemelen daha sonra 2.veya 3.kez okurum diye düşünüyorum.
İlk 60 sayfa teknik ilerliyor o yüzden biraz zorlayıcı geliyor ama sonrası akıp gidiyor. Hatta son sayfaları bilerek bir süre okumadım hemen bitmesin istedim.
Kalbi, ruhu, nefsi ve aklı muamele ilmine göre ayet, hadis, sahabe ve alim anektodları ve kendi düşüncelerini de ekleyerek açıklamış.
Neredeyse tüm sayfaların altını çizdim. Derin, düşündürücü ve güncelliği taptaze bir kitap. Yüzyıllar öncesinde değil de daha dün yazılmış gibi bir hissiyat veriyor.
Kitap kulübümüzle okuduk, İmam Gazzali'ye hayranlığımız arttı. Okuyun okutturun.
Kalp, hâlden hâle girer. Kalp adeta bir cenk içindedir ve iki taraftan birini seçmesi gerekir. İki ordu, iki hâl, iki yol... Bir tarafta şeytan; şehvet, hevâ, öfke ve hasetle... Diğer tarafta melek; ilim, basiret ve hikmetle... Melekût âleminin hazinesi olan kalp, layık olduğu tarafı seçecektir.
İmam Gazzâlî ilmiyle kalbi arındırmanın, cilalandırmanın yollarını bize gösteriyor. Kalp, bedenin merkezi olduğu gibi rûhun da inşâsı için önemli bir konumda. Onu karartan, katılaştıran, süveydâ'sına yerleşen şeytanın türlü vesvese ve oyunlarına karşı galib olmanın ipuçlarını her kelâmında belirtiyor. Çeviri ve üslûp ile bu derin mevzû daha anlaşılabilir hâle gelmiş. Ayrıca sahâbelerin nasihâtlerden, peygamber kıssalarından, hadislerden, ayetlerden aksâm verilerek anlatılmak istenen ayan olmuş. Velhâsıl kitabı okuyup kalbe muhabbet besleme temennisiyle...
Kalbin Halleriİmam Gazali · Sufi Yayınları · 2025498 okunma
Bu kitapta kalbin hallerinden, ruh, akıl ve nefsin durumlarından ve şeytanın türlü türlü oyunlarından bahsedilmiş. Öyle bir aydınlattı ki beni her bir örneğini kendi hayatım üzerinde uyarlayıp kendi içimde bunu kendimle tartıştım ve anladım ki şeytan bize apaçık bir şekilde olmadan da yani bizden biriymiş gibi de yaklaşıp bizi kandırmaya çalışabiliyor ve dediği gibi bize istediğini yaptırdıktan sonra kendini bizden uzaklaştırıp "sen yaptın ben sadece sana yol gösterdim, yapan sendin" diyip işin içinden sıyrılabilir ve olan bize olur. Bu doğru bir bilgi bile olsa şeytan dedi diye yapmış olmamız büyük kayıp olur. Allah her şeye kadirdir, O istemese hiçbir şey elde edemeyiz, " Eğer O senin zatında âlemdeki suretlerin tamamının bir karşılığını yaratmasaydı, kendini diğer şeylerle ayrıştırabileceğin özü nereden bilebilirdin?" Yine çok beğendiğim bir nokta daha; "Cenabı Hak senin gözbebeğini küçücük yapmıştır ama âlemin, yer ve göğün suretleri olabildiğince geniş olmasına rağmen, tamamıyla ona sığar." Ne büyük nimet, ne büyük şükür sebebi.. Vesselam...
Kalbin Halleriİmam Gazali · Sufi Yayınları · 2025498 okunma
10 üzerinden 10 bir kitap hakikat arayışına dair insan nerededir nasıl davranmalidir şeytandan nasıl kacinir vb. başlıklar altında kendi imanıma dair kararlar almami sağlayan bu anlamda kalp ruh nefis ve aklımı tanimama yardımcı olmuş bir kitaptır. Başarıya erdiren Allah'tır!
Kalbin Halleriİmam Gazali · Sufi Yayınları · 2025498 okunma
İmam Gazali nin daha evveli kimya ve ihya eserlerini yer yer okudum ama tamamen başlayıp bitirmedim. Bir nevi kaynakça olarak kullandığımı söylemem daha doğru olur sanırım. Ben de ki eserlerin çevirisin de sanırım esere sadık kalmak adına bir çok kelime orijinal dilinde bırakılmış. Ama bu kitapta anlatım çok daha sade çok daha anlaşılır.
İmam Gazalinin kalitesi ilmi ilgililerice malum. Bunun üzerine ekleyecek bir medhiyem olamaz. Bu kitabın çevirisi benim kanaatimce çok güzel olmuş ve okunmaya değer bir eser.
Kalbini bilen kendini bilir kendini bilen Rabbini bilir....
Okumak anlamak amil olmak niyeti ile. . Keyifli okumalar.
Kalbin Halleriİmam Gazali · Sufi Yayınları · 2025498 okunma
Kesinlikle okuyun, okutun. Göğsümüzde taşıdığımızın bir et parçası olmadığını hallerden hallere geçtiğini bilmemizi sağlayacak muazzam eserlerden birisiydi.
Kalbin Halleriİmam Gazali · Sufi Yayınları · 2025498 okunma
Gazzâlî (Farsça: الغزّالی) (d. 1058, Tus - ö. 18 Aralık 1111, Tus), Büyük Selçuklu Devleti devrinin İslam âlimi, filozofu, mutasavvıfı ve müderrisi. Fars asıllı olduğu sanılan Gazzâlî'nin lakapları Hüccetü’l-İslâm ve Zeynüddîn'dir. Genel olarak Gazzâlî ve İmam-ı Gazzâlî isimleriyle tanınmaktadır.
Gazzâlî Hicri 450 (Miladi 1058) yılında Horasan'ın Tus şehrinde doğmuştur. İlk öğrenimini Tus'ta Ahmed bin Muhammed er-Razikânî’den almış, daha sonra Cürcân şehrine giderek Ebû Nasr el-İsmailî’den eğitim görmüş daha sonra 28 yaşına kadar Nişabur Nizamiye Medresesi’nde öğrenim görmüş, itikadî düşünce olarak Ebü'l Hasan Eş'arî’den ve ameli görüş olarak ise Şafiî'den etkilenmiştir. Hocası İmam-ı Harameyn lakaplı Abdülmelik el-Cüveynî 1085 yılında ölünce Nişabur’dan Büyük Selçuklu Devleti’nin veziri Nizamülmülk’ün yanına gider. Nizamülmülk'ün huzurunda olan bir toplantıda verdiği cevaplarla diğer bilginlerden üstünlüğünü kanıtlayarak 1091 yılında Bağdat’taki Nizamiye Medresesi'nin baş müderrisliğine tayin edilir. Burada bilgisi ve edindiği öğrenci topluluğuyla kısa sürede ün ve saygınlık kazandı. Tasavvuf'a yöneldi ve Ebû Alî Farmedî'nin tesiriyle bu alanda yoğunlaştı. Bu ilgi ve hac arzusuyla medresedeki vazifesini bırakarak 1095 yılında Bağdat'tan ayrıldı ve Şam'a gitti. Şam da iki yıl kaldıktan sonra 1097 yılında hacca gitti.
Hac sonrası Şam'a döndü ve buradan Bağdat yoluyla Tus'a geçti. Şam ve Tus'ta bulunduğu sürede uzlet yaşamı sürdü ve tasavvuf alanında ilerledi. Bağdat'tan ayrılışından on bir yıl sonra 1106 yılında Nizamülmülk’ün oğlu Fahrülmülk'ün ricası üzerine Nişabur Nizamiye Medresesinde tekrar eğitim vermeye başladı. Buradan kısa süre sonra Tus'a dönerek yaptırdığı tekkede müritleriyle birlikte sufi yaşamı sürdü. Gazzâlî 1111 (Hicri 505) yılında doğum yeri olan İran'ın Tus şehrinde öldü.
Gazzâlî’nin yaşadığı dönemde İslam âleminde siyasî ve fikrî büyük bir karmaşa hakimdi. Bağdat’ta Abbasi halifelerinin gücü zayıflamasına karşın Büyük Selçuklu Devleti’nin sınırları genişliyor ve nüfuzu artıyordu. Melikşah’ın veziri Nizamülmülk savaş meydanlarında zaferler kazanıyor, ilim meclisleri denilen tartışma ortamlarını ve medreseleri açıyordu. Bu dönemde Mısır tahtında Şiî-Fâtımî hanedanı vardı. Avrupa’da ise Endülüs Emevi Devleti gerilemekte idi.
İlk Haçlı Seferi de Gazzâlî döneminde yapılmış, Gazzâlî 40 yaşında iken Antakya haçlılarca kuşatılmış bir yıl sonra da Kudüs ele geçirilmiştir. Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam da Gazzâlî ile aynı çağda yaşayan tanınmış kişilerdir. İslam âlemindeki bu karışıklığı fikrî bir çöküntü tamamlıyordu.
Gazzâlî'nin öğrenme merakı onun çok sayıda dini ve fikrî akımları araştırmasına neden oldu. Yaşadığı dönemde hakikati bulmak isteyen insanların dört kısıma ayrıldığını ve her birinin hakikati kendi yolunda aradığını gördü. Bunlar; felsefeciler, kelâmcılar, sûfiler, bâtınîlerdi. Hepsinin görüşlerini inceleyerek; kelâm, felsefe ve Bâtınîlik yolunu kitaplarında ayrıntılarıyla tenkit etti ve sûfilerin yolu olan tasavvufa yönelerek hakikati bu yolda aradı.