İhya-u Ulumiddin

Kalbin Halleri

İmam Gazali
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·196 syf.·
2021 3. kitabı
Öncelikle bu kitabı herkese tavsiye ederim Kalbin ne kadar çok hâlleri olduğunu ve tek kalb demekle kalmayıp aslında bizi, bütün azalarımızı, bütün organlarımızı yöneten aklımız değil kalbimiz olduğunu öğreniyor İnsan. Çok güzel ve dili anlaşılır bir kitap , sayfanın sonunda kaynakların olması çok güzel bir detay.
Din
Kalbin Halleriİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 0498 okunma
10/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
·
173 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2023 01:11
Mükemmel bir kitap. Roman gibi hızlıca okuyarak değil yavaş yavaş ve anlayarak okunmalı. Bayıldım Rabbim okuyacak olan herkesten feyz almayı nasip eylesin
Kalbin Halleriİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 0498 okunma
Kalp Aynasında Kendini Görmek
9/10
·196 syf.·
2025 11. kitabı
İmam Gazali’nin Kalbin Hâlleri adlı bu eseri, sadece bir tasavvuf klasiği değil; aynı zamanda insanın en gizli dehlizlerine ışık tutan bir hakikat yolculuğu. Kalbi "ilahi nurun indiği yer" olarak tanımlayan Gazali, bu nurun önündeki perdeleri bir bir kaldırıyor. Her satır, bir nefs sorgusu, her bölüm, bir ruh terbiyesi. Kitap boyunca anlıyorsun ki; kalp sadece duyguların merkezi değil, aynı zamanda aklın bile çözemediği sırların saklandığı bir aynadır. O ayna kirlenirse, gerçek görünmez. Ama temizlenirse, kalp marifetle parlar. Gazali’nin dili sade ama derin; bazen bir cümlesi saatlerce düşündürüyor. Kalbin ölümünden, hayatına; gafletten, zikre; riya ve kibirden ihlâsa kadar birçok meseleyi hem ilmi hem de manevi bir hassasiyetle ele alıyor. Bu kitap, sadece okumak için değil; içinden geçmek, üzerinde durmak, kalbinle tartmak için.
Din
Kalbin Halleriİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 0498 okunma
EsselamunAleyküm..
9/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2024 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2024 00:23
"Rabbim kalbimi dinin üzerine sabit kıl." Kitap isminden de belli olduğu gibi kalbin hallerinden bahsediyoruz.. Kalbin tahmin edemeyeceğimizden çok halleri varmış Allah razı olsun İmam Gazali bu kitabında hemen hemen hepsini ele almış. Çok sade ve anlaşılır bir şekilde aktarmıştır okuyucuya.. İnsanın diğer bütün varlıklardan üstün olmasını sağlayan şeref ve fazileti, Allah Teala'nın marifetini elde etme kabiliyetine sahip olmasından ileri gelmektedir. O marifet ki, insanın dünyada cemali, kemâli ve övüncüdür; ahireti için ise hazırlığı ve azığıdır. İnsan, bu marifeti elde etmeye, diğer azaları ile değil kalbi ile hazır olur. Şu halde kalp, Allah Teâlâ'yı bilen, O'na yaklaşan, O'nun için amel eden, O'na doğru sa'yeden, O'nun katında ve huzurunda olan şeyleri keşfeden Rabbânî bir latifedir. Kitapta emeği geçen herkese teşekkür ediyorum Allah razı olsun İmam Gazali Kalbin Halleri
Kalbin Halleriİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 0498 okunma
Puan vermedi·196 syf.··
2023 4. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2023 23:56
Kitabın içeriğini zaten ismi özetliyor. Hissiyatına gelince ilk bir kaç sayfada anlayamayacağımı çok ağır olduğunu düşündüğüm kitap okudukça okuyasım gelen bir akışa geldi. Ve ilk defa başka kitaba başlama heyecanı yerine bittiği için üzüldüğüm bir kitap. Herkese özellikle içinde manen boşluk hisseden, çözüm bulmak istiyenlerin okumasını önerdiğim bir kitap.
Kalbin Halleriİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 0498 okunma
Kalp,Ruh,Nefis,Akıl
Puan vermedi·196 syf.··
Beğendi
·
2022 22. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2022 20:59
Kalplerin keşfi isimli çocukluğumda kitap tutkusuna kapıldığım yaşlarda okuduğum kitabı olup,büyük haz duyarak ilahi aşk konusunda objektif bakış açısı kazanmamda büyük fayda gördüğüm bir İslam Âlimi Düşünür gerçek bir ilim insanı İmam Gazali. Tabii felsefeye girdiği kitaplar var atomik felsefe mesela. Çok derin felsefe zihni yanıltır kalbi köreltir . "Kalp ordularının tamamını üç sınıfta toplayabiliriz. Birincisi, itici ve çekici güç işlevi gören ordulardır. Şehvet gibi fayda veren, kişinin durumuna uygun olan şeyleri kendine çeken ordular. Ya da öfke gibi zararlı şeyleri defeden, kişinin durumuna uygun olmayan şeyleri iten ordulardır. İşte buna "İrade" denir. İkincisi , yukarıdaki amaçları elde etmek için organları hareket ettiren ordulardır. Buna "kudret" deriz.Bu sınıfta ki ordular kaslardan damarlara kadar bedenin tüm organlarına dağılmış durumdadır. Üçüncüsü, şeyleri idrak eden, tanımlayan haber getiricilerdir. Bunları casusa benzetebiliriz. Görme, duyma işitme, tatma ve dokunma bu sınıftadır.Bu ordular belirli organlarda konuşlanır. Biz buna ilim ve idrak deriz... " İmam Gazali Kalbin Halleri Kalp Ruh Nefs Akıl konulu kitap... Akıl Kalbin halini anlar mı bilmem,Ruh Nefs in zulmünden kurtulup huzurla yaşar mı bilmem. Kalbin binbir türlü hali var vesselam bilinmez... Seyri güzel okumalar dilerim.
1000k
Kalbin Halleriİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 0498 okunma
Çağlar Ötesinden Uzanan Hikmet Eli
10/10
·196 syf.··
2024 275. kitabı
·
89 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2024 21:21
Hayatımda okuduğum en iyi kitaplardan. 10 yaşından beri harıl harıl okuyan bir kitap kurdu olarak, en çok etkilendiğim kitaplardan biri oldu. İnsanın kendisini gerçek anlamda tanımasını, kendisine nasıl yaklaşması gerektiğini hem derince hem de ankaması zor olmadan anlatıyor. Tercümesi mükemmel.
1000Kitap
Kalbin Halleriİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 0498 okunma
Ruh, kalbin ev sahibidir. Kalbini şeytana kiralama ..
10/10
·128 syf.·
2025 15. kitabı
Eveett, öncelikle incelemem sohbet havasında bir inceleme olacak canlar, bundan ötürü bazı ifadeleri farklı benzer örneklerle bağdaştırarak size bir inceleme sunacağım umarım faydalı olur... Öncelikle neden böyle bir başlıkla başladın?Eserle başlığın ilişkisi nedir? Ruh kalbin nasıl ev sahibidir? Kalbi, şeytana kiralamak ne demek, neden böyle ifade kullandın? Vb. sorular sorduğunuzu duyar gibiyim, eğer dile getirmiyorsanız bile kalbiniz bunu zikrediyor. Akıl dile emrediyor ve dil sonuçluyor. Aslında ufaktan bir ipucu verdim ;) Kalp nedir? Kalp, hem düz hem çizgili kastan oluşan (myocardium), dört odacıktan oluşan (iki kulakçık, iki karıncık) üst odalar toplardamarlar ile kanı büyük odalara aktarır. Büyük odalar (iki karıncık) bu kanı ilgili organlara ileterek kanı vücuda pompalamaktan görevlidir. Yani bir kas, vücuda gerekli oksijenli kanı pompalayan diğer doku ve organları besleyen bir organdır. Bu işin tıbbi terminolojik kısmı, bu fizyolojiye girersek çıkamayız uzun uzun anlatmanın bir anlamı yok. Bundan ziyade kalp sadece bir et parçası değil, bedenin hükümdarıdır. Nasıl yani? Bedenin yöneticisi beyin değil mi? Dediğinizi duyar gibiyim.. Evet beyin bedenin yöneticisidir, o bedeni canlı tutan ruhtur. Ruhun beyni ise kalptir. Zinciri kuracak olursak; Kalp ruhun, ruh bedenin, beyin ise bedenin yöneticisidir. Her şeyin başı hükümdarı kalptir. Kalp ruhun aklıdır. Hani derler ya, hastanın beyin ölümü gerçekleşti. Organlar iflas etti. Yaşamasının bir mânâsı yok. Ne dersiniz fişi çekelim mi? Kalp de insanoğlunun beynidir. Bedeni, ilmi, niyeti, hedefleri, nefsi vb. yöneten bir hükümdardır. Eğer o hükümdar düşman olan şeytan ile işbirliği yaparsa düşman toprağıyla anlaşma yapan bir devlet misali halkın refahını bozar. Halktan izahatim yani niyetleri bozguna uğratır. Ruh
1000Kitap
Kalbin Halleriİmam Gazali · Sufi Yayınları · 2025498 okunma
10/10
·144 syf.··
2026 5. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 06:04
Mutlaka her insanın kütüphanesinde bulunması gereken kitaplardan biri.Kalbi anlamak bilmek ve tuzaklara karşı dikkatli olmak gerek..Faydalı oldu Allah razı olsun
Alıntı
Kalbin Halleriİmam Gazali · Sufi Yayınları · 2025498 okunma
Puan vermedi·168 syf.·
2023 31. kitabı
Kalbin hayret uyandıran halleri'ni okurken emaneti neden dağların yüklenemediğini şimdi anlıyorum: İnsan olmak çok zordur, bir tek beden içerisinde birçok dünya yer alır: kalp ayrı, ruh ayrı, nefis ayrı, şeytan ayrı, bedensel ihtiyaçlar apayrı bir dünya ve bu dünyayı sadece tek bir bedende yaşayıp idame ettiriyoruz. Tüm bu dünyaların tek bedende yaşayabilmelerini mümkün kılan da kalptır. Bir anda şeytanın vesvesesine maruz kalıp hemen ardından pişman olup Hak'ka yonelebiliyor. Daha birçok kalbin hali var ve tüm bunları yazmak için yüzlerce sayfa yazmam gerekir. Kısa kesmekte fayda var. Hepimizin doğru bildiği bir yanlış var. şeytanın kalbe uğramasını Allah'ı zikrederek uzaklaştırabiliriz diye düşünüyoruz. Ama aslında sadece Allah'ı zikrederek şeytanı uzaklaştıramayız. şeytanı uzaklaştırmak için kalbi boşaltmamız gerekir, dünya sevgisinden ve diğer bütün sevgilerden... Ardından şeytan sadece o kalbe uğrar, bir yol arar Fakat o yolu da biz Allah'ı zikrederek kapatmış olduğumuz için şeytan kapıdan giremeden kaçar ve gider o kalbe giremez. Ama umudunu da kesmez, ta ki insanın ölüm anı gelinceye kadar. Ölüm anından sonra kalbin mücadelesi biter. İmam-ı Gazali çok güzel söylemiş; "kalbin hayret uyandıran halleri" kalp gerçekten hayretler uyandırıyor. İnsanı hayretler içinde bırakıyor ve insanı insan olmanın anlamına vardırıyor. Kendinizi keşfetmek istiyorsanız muhakkak İmam gazali'nin kitaplarını okuyun derim. Bu kitap gerçekten çok güzel ve insanın kalbini keşfetmesine yardımcı olacaktır. Kalbini keşfeden bir insanın batıla sapması imkansız olur ve kurtuluşa erer, İnşaAllah! Muhakkak okuması gerekilen bir eser! Keyifli okumalar dilerim.
Kalbin Hayret Uyandıran Halleriİmam Gazali · Ravza Yayınları · 2023498 okunma

Yazar Hakkında

İmam GazaliYazar · 302 kitap
Gazzâlî (Farsça: الغزّالی) (d. 1058, Tus - ö. 18 Aralık 1111, Tus), Büyük Selçuklu Devleti devrinin İslam âlimi, filozofu, mutasavvıfı ve müderrisi. Fars asıllı olduğu sanılan Gazzâlî'nin lakapları Hüccetü’l-İslâm ve Zeynüddîn'dir. Genel olarak Gazzâlî ve İmam-ı Gazzâlî isimleriyle tanınmaktadır. Gazzâlî Hicri 450 (Miladi 1058) yılında Horasan'ın Tus şehrinde doğmuştur. İlk öğrenimini Tus'ta Ahmed bin Muhammed er-Razikânî’den almış, daha sonra Cürcân şehrine giderek Ebû Nasr el-İsmailî’den eğitim görmüş daha sonra 28 yaşına kadar Nişabur Nizamiye Medresesi’nde öğrenim görmüş, itikadî düşünce olarak Ebü'l Hasan Eş'arî’den ve ameli görüş olarak ise Şafiî'den etkilenmiştir. Hocası İmam-ı Harameyn lakaplı Abdülmelik el-Cüveynî 1085 yılında ölünce Nişabur’dan Büyük Selçuklu Devleti’nin veziri Nizamülmülk’ün yanına gider. Nizamülmülk'ün huzurunda olan bir toplantıda verdiği cevaplarla diğer bilginlerden üstünlüğünü kanıtlayarak 1091 yılında Bağdat’taki Nizamiye Medresesi'nin baş müderrisliğine tayin edilir. Burada bilgisi ve edindiği öğrenci topluluğuyla kısa sürede ün ve saygınlık kazandı. Tasavvuf'a yöneldi ve Ebû Alî Farmedî'nin tesiriyle bu alanda yoğunlaştı. Bu ilgi ve hac arzusuyla medresedeki vazifesini bırakarak 1095 yılında Bağdat'tan ayrıldı ve Şam'a gitti. Şam da iki yıl kaldıktan sonra 1097 yılında hacca gitti. Hac sonrası Şam'a döndü ve buradan Bağdat yoluyla Tus'a geçti. Şam ve Tus'ta bulunduğu sürede uzlet yaşamı sürdü ve tasavvuf alanında ilerledi. Bağdat'tan ayrılışından on bir yıl sonra 1106 yılında Nizamülmülk’ün oğlu Fahrülmülk'ün ricası üzerine Nişabur Nizamiye Medresesinde tekrar eğitim vermeye başladı. Buradan kısa süre sonra Tus'a dönerek yaptırdığı tekkede müritleriyle birlikte sufi yaşamı sürdü. Gazzâlî 1111 (Hicri 505) yılında doğum yeri olan İran'ın Tus şehrinde öldü. Gazzâlî’nin yaşadığı dönemde İslam âleminde siyasî ve fikrî büyük bir karmaşa hakimdi. Bağdat’ta Abbasi halifelerinin gücü zayıflamasına karşın Büyük Selçuklu Devleti’nin sınırları genişliyor ve nüfuzu artıyordu. Melikşah’ın veziri Nizamülmülk savaş meydanlarında zaferler kazanıyor, ilim meclisleri denilen tartışma ortamlarını ve medreseleri açıyordu. Bu dönemde Mısır tahtında Şiî-Fâtımî hanedanı vardı. Avrupa’da ise Endülüs Emevi Devleti gerilemekte idi. İlk Haçlı Seferi de Gazzâlî döneminde yapılmış, Gazzâlî 40 yaşında iken Antakya haçlılarca kuşatılmış bir yıl sonra da Kudüs ele geçirilmiştir. Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam da Gazzâlî ile aynı çağda yaşayan tanınmış kişilerdir. İslam âlemindeki bu karışıklığı fikrî bir çöküntü tamamlıyordu. Gazzâlî'nin öğrenme merakı onun çok sayıda dini ve fikrî akımları araştırmasına neden oldu. Yaşadığı dönemde hakikati bulmak isteyen insanların dört kısıma ayrıldığını ve her birinin hakikati kendi yolunda aradığını gördü. Bunlar; felsefeciler, kelâmcılar, sûfiler, bâtınîlerdi. Hepsinin görüşlerini inceleyerek; kelâm, felsefe ve Bâtınîlik yolunu kitaplarında ayrıntılarıyla tenkit etti ve sûfilerin yolu olan tasavvufa yönelerek hakikati bu yolda aradı.