Riyanın/gösterişin ayıplanması konusunda bile İblis'in kurduğu tuzaklar vardır. Öyle ki kimi insan riyakârlıkla suçlanırım korkusuyla hayırlı bir işi yapmaktan dahi çekinir. (Böyle bir durum başına geldiğinde sen işini yapmaya bak, ondan asıl zararı görecek olan İblis olur.)⁶
Bil ki istenen ve aranan tek bir şey vardır: Kaygıdan kurtulmak.
Bunun da tek bir yolu var: Allah rızası için çalışmak.
Bunun dışındakilerse sapmadan ve saçmalıktan ibarettir.
1913' de yapılan onarımlardan birinde caminin avluya bakan duvarına bitişik bulunan hünkar mahfili merdiveni yerinden kaldırılır. Sonradan bunun yerine açık bir türbe yapılır. Bu türbenin Arap komutanı Mesleme bin Abdülmelik'e ait olduğu sanılmaktaysa da bu zatın gerçek türbesi Şam'dadır. Mahfilin kaldırılması esnasında civarda oturan ve nüfuzlu bir zat olan Giritli Kalfa Mustafa Efendi'nin eşi İnayet Hanım rüyasında bir Arap Dede görür. Dede kendisine mezarının burada bulunduğunu söyler. Rüyada görülen dedenin komutan Mesleme’ye ait olduğunu kabul eden Mustafa Efendi’nin gayretleriyle buraya üstü açık, parmaklıklı ve beton mermerle ufak bir türbe inşa edilir.
Cami içinde mihrabın sol tarafında bulunan kubbeli küçük oda, Mesleme bin Abdülmelik’in çilehanesi olarak kabul edilir. Burada camiye ait sakal-ı şerifler, Kabe örtü parçası, tarihi değeri bulunan el yazması Kur’anlar, tefsirler ve buna benzer kutsal emanetler korunmaktadır. Sadece kadir gecelerinde ziyarete açılan bu odada küçük bir mihrap da bulunmaktadır.
Araştırmacı Yazar : Can Alpgüvenç -Tarih Düşünce Dergisinden