Kitabı okurken Tuvache ailesinin o kasvetli intihar dükkânında, her bir ölüm aracını birer sanat eseri gibi pazarlamalarındaki o "profesyonel" gaddarlık içimi gıcıklasa da, ailenin en küçük ferdi Alan’ın o iflah olmaz iyimserliği karşısında gardımın düştüğünü hissettim. Teulé, dünyanın karanlığına karşı en büyük silahın "gülümsemek" olduğunu, bunu yaparken de o steril ve sahte mutluluk telkinlerine saplanmadan, trajedinin tam ortasından bir kahkaha kopararak gösteriyor. Bu eser benim gözümde, intiharın estetiğinden ziyade yaşama sevincinin ne kadar bulaşıcı ve aslında ne kadar "tehlikeli" bir devrim olduğunu fısıldayan, her sayfasında o gri bulutları dağıtan bir güneş patlamasıdır.