·80 syf.··Beğendi
···Okunma: 20 Mart 2026 09:08 El coronel no tiene quien le escriba, beklemenin bir insanı nasıl yavaş yavaş yok ettiğini anlatıyor.
Gabriel García Márquez bu kitapta açlığı bile sessiz yazmış.
Öyle bir sessizlik ki, sayfaları çevirirken insan kendi iç sesini duymaya başlıyor.
Albay her cuma postaneye gidiyor.
Aslında mektup beklemiyor.
Bir anlam bekliyor.
Ama hiçbir şey gelmiyor.
Ne bir haber,
ne bir umut,
ne de “yaşadığın şeylerin bir karşılığı vardı” diyen bir cümle.
Yoksulluk burada sadece parasızlık değil.
Yoksulluk, hatırlanmamak.
Ve insan bir noktadan sonra açlığa değil,
unutulmuş olmaya yeniliyor.
Kitap bittiğinde bir boşluk kalmıyor.
Daha kötüsü oluyor:
Bir alışma hissi.