·172 syf.··Beğendi
···Okunma: 22 Mart 2026 01:31 Eliade'nin bu son derece zengin eseri, insanın tarih boyunca bireysel olarak acıya nasıl tahammül edebildiği ve acı karşısında bulduğu çözümlerden biri olan döngüsel zaman anlayışı kavramını merkezine alan bir deneme. Farklı halkların mitolojilerindeki birçok hikâyenin bu anlayışla nasıl şekillendiğini bize gösteriyor.
Fakat Eliade'nin bu denemesinin sadece döngüsel zamanı merkezine alan "ilkel" insanın tarihi reddeden anlayışını ele aldığı da sanılmamalı. Özellikle denemenin sonlarına doğru insanı tarih yapıcı özelliğiyle tanımlayan ve böylece zamanın ve olayların asla geri döndürülemez olduğu savını ileri süren "modern" insanın bulduğu tahammül çözümlerini de irdeliyor.
Burada Eliade'nin yaptığı bu felsefi yaklaşımların hangisinin daha doğru gözüktüğünü sorgulamak değil. O daha ziyade bu yaklaşımların kendi açılarından acıya nasıl çözüm ürettiklerini ve toplumların bunları ne dereceye kadar sahiplendiklerini sorguluyor.
Bir yandan da, semavi din geleneğinin kendisinden önceki din anlayışına göre tarihe bakışındaki farklılıkları ortaya koyuyor ve bu yeni dinî geleneğin "ebedi dönüş miti"nden kopmuş insan için nasıl kaçınılmaz olduğunu da gösteriyor.
Elbette, Eliade bu felsefelerin çoğunlukla öncelikle elitlerin derdi olduğunu ve toplumların birçok geleneği birbiri içinde eriterek yaşatmakta bir sorun görmediğini ve acıya karşı halkın çözümünün genellikle aklına gelen her çareyi uygulamak olduğunu da ekliyor. Örneğin, Nevruz'un kutlandığı şu günlerde (bile isteye siyasileştirilmesini göz ardı edersek) ilkel ve modern tarih algısının nasıl bir arada yaşadığını görmek de Eliade'yi doğrular nitelikte.
Çeviri metin, bir sürü dilbilgisi hatasıyla zaman zaman okunması zor bir hâl alıyor, fakat eserin kendisinin dili akademik olmaktan çok uzak olduğu için yeterince anlaşılır ve teknik terimlerden yeterince (elbette ancak olabildiğince) kaçınılmış.
Bu açıdan eseri "mutlaka okunması gerekenler" kategorisine eklemekte sakınca görmüyorum.