Yazarın zihinsel gücünün zayıfladığı, hafıza kaybı yaşadığı dönemde oluşturduğu ve o dönemde “bu kitap işe yaramaz, imha edilmesi lazım” dediği romanı. Yazarın bu düşüncesine rağmen çocukları romanı imha etmek yerine bir kenara koyarlar ve ne yapılacağına zamanın karar vereceğini düşünürler. Roman metnini yazarın ölümünden yaklaşık on yıl sonra tekrar okurlar ve beğenirler. Romanın editörü metnin birçok versiyonu arasında çalışma yürütmek durumunda kalır.
Roman, Ana Magdalena Bach ın her yıl 16 Ağustos’da annesinin mezarının bulunduğu adaya gelmesi, annesinin mezarını ziyaret ederek sadece bir gece kaldığı adada yaşadıklarına odaklanıyor.
1982 yılı Nobel Edebiyat Ödülü alan roman 74 sayfa, kitabın sonunda editörün yayın sürecini anlattığı bir bölüm de var, devamında da orijinal dört sayfa yazarın metinde yaptığı düzeltmeler bulunuyor.
Kitap kısa ve akıcı, 50 yaşında bir kadının yaşadığı ilişkiler ve bu ilişkileri sorgulaması üzerine. Yazarın Yaprak Fırtınası, Yüzyıllık Yalnızlık ve Kırmızı Pazartesi eserlerini okuyalı çok zaman geçti, bunları tekrar okumalıyım diye düşünüyorum.