·353 syf.····Okunma: 17 Mart 2026 03:28 Sevgili Mîna Urgan,
Öncelikle kendi inancım gereği sana rahmet diliyorum. İnanmadığını söylüyorsun ama bu beni ilgilendiren bir konu değil. Senle yaradan arasında bir mesele. Seni tanımam etmem ama sen çok güzel bir insansın, bunu söyleyerek başlayayım. Ben ki, seni kitap kapağı fotoğrafından erkek sanacak kadar cahil bir insanım. Öğrencilerim "hocam o dayı kim?" dedikleri zaman onlara kızacak kadar da korumacıyım.
Seni çok sevdim Mîna teyze( anne denilmesinde de hoşlandığını biliyorum.). Sen çok değişik bir insansın Türkiye şartlarında. Komünistsin, ateistsin, gezginsin, dil biliyorsun, 2 çocuk dünyaya getirmişsin, küçükken babanı, 70'lerinde evladını kaybetmişsin... Böyle bir kadın zor bulunur.
Bir de çevrendeki insanların kalitesi ne öyle. En çok bunu kıskandım. Üvey baba Falih Rıfkı Atay, aile dostu, Yahya Kemal, yine aile dostu Ahmet Haşim, Edebiyat öğretmeni Fazıl Hüsnü Dağlarca, üniversiteye gidiyorsun Halide Edip'in asistanı oluyorsun. Necip Fazıl, Nazım Hikmet, Sebahattin Eyüboğlu, Behice Boran, Mehmet Ali Aybar... Bunlar hep çevrende.
İnsanın doğduğu yer kaderinin gidişatını çok etkiliyor sevgili Mîna Urgan. Acayip bir dünyaya doğup senin gibi komünist olmak da gerçekten yürek ister. Kendisinden daha dezavantajlılar için dertlenip onlarla eşit yaşamak istemek her babayiğidin harcı değil.
Saygılarımla...