GENÇLİĞİ İBADETLE GEÇİRMENİN SONUCU
Dünyada, meşrû bir sûrette nefsine muhabbet, yani; mehâsinine bina edilen muhabbet değil; belki noksaniyetlerini görüp, tekmîl etmeğe bina edilen şefkat ile onu terbiye etmek ve onu hayra sevketmek neticesi; o nefse lâyık mahbûbları, Cennet'te veriyor. Nefis, mâdem dünyada hevâ ve hevesini Cenâb-ı Hak yolunda hüsn-ü istimâl etmiş. Cihâzâtını, duygularını hüsn-ü sûretle istihdam etmiş. Kerîm-i Mutlak, ona dünyadaki meşrû ve ubûdiyetkârâne muhabbetin neticesi olarak Cennet'te, Cennet'in yetmiş ayrı ayrı envâ'-ı zînet ve letâfetinin nümûneleri olan yetmiş muhtelif hulleyi giydirip, nefisteki bütün hâsseleri memnun edecek, okşayacak yetmiş envâ'-ı hüsün ile vücûdunu süslendirip; herbiri, rûhlu küçük birer Cennet hükmünde olan hûrileri, o dâr-ı bekàda vereceği, pekçok âyât ile tasrîh ve isbât edilmiştir. Hem dünyada gençliğe muhabbet, yani, ibâdette gençlik kuvvetini sarfetmenin neticesi, dâr-ı saâdette ebedî bir gençliktir. Sözler Bediüzzaman Said Nursî
Alıntı
··
111 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.