[spoiler içerir]
Bu kitap benim için bir gün okuyacağımı ama asla doğru zamanı gelmeyecek gibi görünen bir kitap olduğu için başlamak benim için çok zor oldu. Yazar'ın her karakteri ne kadar ayrıntılı işlediği, olayları birbirine bağladığını görüyorsunuz. Kitapla ilgili sevmediğim şey sonu oldu. Bana kitapta olduğu gibi derin hissettirmedi yoksa yazarın dili akıcıydı fakat bence bu kitabı okumak için kafanız yoğun olmamalı ki çabucak kitabı bitirebilesiniz.
Kitapta en sevdiğim şey karakterlerin hepsinin kendince bir derinliği olması, olayların detaylıca anlatılması, içindeki alıntılar ile derin bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kesinlikle tekrar okunduğunda daha iyi anlaşılacak bir kitap bu bence. Karakterlerin dış görünüş ve zenginliklerinden ibaret olmayan, gerçekten halihazırda var olan insanlarmış gibi kusurlarıyla ön plana çıkması kitabı daha gerçek kılıyor benim gözümde.
Charles başlarda onu ne kadar çok sevdiysem de ikinci kitapta bir o kadar nefret ettim. Yaptıkları şeyde onun da bir payı olmasına rağmen tüm suçu Henrye yıkmak isteyen bir korkaktı. Kardeşine takıntılı, düşüncesiz, ikiyüzlü birisiydi. Richard benim açımdan neden çekip gitmiyor dediğim, tutuklu ve oldukça sıradan bir ana karakterdi. Favori bir karakter seçebilecek olsam bunu yapamazdım. Her karakter ayrı bir şekilde beni sinir etti. Camilla'nın uysal görünüp aslında fikirsiz ve cesaretsiz birisi olduğunu görmek de okuması oldukça zor oldu. Genel olarak Henry ne dediyse onu yapan bir karakterdi veya belki de yazarın odaklanmamızı istediği kişi değildi yalnızca. Henry ise içindeki boşluğu doldurmak için deney yapan bir çocuk gibiydi artık. Isınamadığım tek karakter Julian oldu. Bütün kitap boyunca öğrencileri yeni yetme çocukmuş de o da kreş öğretmeniymiş gibi hissettim. Bütün kitap boyunca yapmacık ve kibirli hissettirdi beni. Bunny karakteri için de fazlasıyla patavatsız ve saygısız bir karakter olması çok yorucuydu. Sanırım bir tek Francis elinden gelenden daha fazlasını yaptı ama yetmedi gibi geliyor bana. Kitabın sonundaki başarısız intihar teşebbüsü de ölmek istemiyor ama yaşamak da istemiyor izlenimini oldukça hissettirdi. Kimliğini bastırmak zorunda kalması okuması üzücü bir olay tabi ama aynı şeyi hepsi için söyleyebiliriz sanırım. Gerçek kimliklerini bastıramadıkları an bütün olaylar meydana geldi zaten. Richardı biraz anlasam da onun için üzülmeden de edemiyorum. Kendisinin ve çevresinin farkında olarak bir şeyleri değiştiremeyeceğini anlayıp yine gurur yapması veya hala bir şeyleri düzeltmeye çalışması sadece okuması üzücüydü diyebilirim.
Kitap hakkında karakterleri ne kadar sevmesem de olaylar onlar etrafında gelişiyor mecburen onun dışında kitabı ve yazarın dilini sevdiğimi söyleyebilirim. Yazarın başka kitaplarını da okumak istiyorum çünkü böyle sinir bozucu karakterleri okumak beni biraz iyi hissettiriyor. Bilemem sizde de böyle midir artık.