Puan vermedi·216 syf.····Okunma: 22 Mart 2026 21:43 Deha ile delilik arasında gidip gelen, sık sık karakteri ve kendimi sorgulamama yol açan bir eserdi Azil. Başlarda anlamakta zorlandım, anlatı o kadar git gelli bir yapıdaydı ki karmaşık olduğunu ve sevmeyeceğimi de düşündüm. Fakat Azil'in temposuna alıştıktan ve Günday'ın uçsuz bucaksız hayal gücünü kabullendikten sonra su gibi akıp gitti. Aslında gerçekliğe o kadar sıkı sıkıya tutunmuştum ki bilim kurgu ve fantastikten ne kadar uzaklaştığımı anlamama yol açtı bu kitap. Hayatı bu kadar ciddiye almamayı ve küçük şeylerin büyük dünyalarına dalmayı tekrar hatırlayınca sanki beni çocukluğuma götürdü hikaye. Çocukken böyle kitaplar okuduğumda çok heyecanlanırdım. Azil'in içinde barındırdığı birçok karakter esasında tek bir kişiydi. Onun medcezirlerine tanık oldukça farklı bir gerçekliğe uyanıyor ve o hayatı deneyimlemeye başlıyor insan. En sonunda çakışan hayatların bedelini de yine en masum olan ödedi bence. Kitabın anlatım tarzı pek kolay ve alışıldık değil, hikaye de doğrudan anlatılmıyor zihinden zihine zıplıyor adeta. Ben bu eseri sesli kitap olarak dinledim ve Murat Eken'in seslendirmesi belki de hayatım boyunca unutamayacağım bir deneyim yaşattı bana. Asil'in cümlelerindeki vurguları, tonlaması ve çarpıcı konuşması ilk duyduğum anda karnıma bir yumruk savurdu sanki. Bu işin bu kadar iyi yapıldığına şahit olma ne büyük şans! Umarım dinlersiniz ve gerçekten hak ettiği değeri görür. Övgülere fazlasıyla layık bir şaheser çıkmış ortaya Günday&Eken ortaklığında!!!